Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/4925 E., 2025/4691 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4925 E., 2025/4691 K. (05.11.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4925
Karar No
2025/4691
Karar Tarihi
05.11.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/4925 E. , 2025/4691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2782 E., 2024/310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/59 E., 2022/271 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortak murisi olan ...’nın düzenleme şeklindeki 05.09.2013 tarihli vasiyetnamesi ile 108 52... parsel sayılı taşınmazını davalıya vasiyet ettiğini, tasarrufta bulunduğu zaman murisin akli melekelerinin yerinde olup olmadığına yönelik raporun alınmamış olduğunu, murisin zihinsel olarak engelli birisi olduğunu, bu nedenle hayatı boyunca herhangi bir işte çalışmadığını, müvekillerinin yardımı ile yaşadığını, bu nedenle baskı ve irade sakatlığı ile murisin bu vasiyetnameyi düzenlemiş olabileceğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2019/59 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararındaki "...murisin işlem tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen heyet raporu ile anlaşıldığı, resmî memur önünde hukuki ehliyete haiz kişi tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıtmadığına yönelik iddia ve tanık beyanlarının soyut ve kabule şayan olmayan beyanlar niteliğinde olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/2782 Esas, 2024/310 Karar sayılı kararındaki "...dava konusu 05.09.2013 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2017/1290 Esas, 2018/865 Karar sayılı dosyasında açılıp okunmasına karar verildiği, vasiyetnamenin mirasçılardan ...'ya 07.02.2018, ...'ya 15.02.2018, ...'e 10.02.2018, ...'a 15.02.2018 ve....'a 08.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, mirasçıların vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden anılan tarihler itibariyle haberdar olduğu, 25.02.2019 tarihinde açılan vasiyetnamenin iptali davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesinde belirtilen bir yıllık yasal sürede açılmadığı, hak düşürücü süreye ilişkin düzenlemenin kamu düzeninden olup re'sen nazara alınmasının gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili cevap dilekçesinde; 1.Değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2.Müvekkillerinin hak sahibi olduklarını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde eldeki davayı açtığını, 3.Vasiyetnamenin açılması dosyasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, 4.Tebligat tarihinde vasiyetnameyi öğrenmediklerini, 5.Eldeki dava için gerekli olan delillerin toplanmadığını, 6.Dosyanın esası hakkında gerekli incelemelerin yapılmadığını, 7.Murisin fiil ehliyetinin olup olmadığı hususunun yeterince araştırılmadığını, 8.Adli Tıp Kurumu raporunda tanık beyanlarına yönelik incelemenin yapılmadığını, 9.Murisin tasarruf yapmaya ehil bir kişi olmadığını, 10.Tanık beyanlarının lehlerine olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6769574544755272 1419fd93a82d95a4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı