7. Hukuk Dairesi 2025/3126 E. , 2025/4699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/492 E., 2024/277 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 131, 1 32... parsel sayılı taşınmazlarda davalıya ait hisselerin 22.03.1991 tarihli harici satış senediyle vekil edenine devredildiğini, zilyedinin de davacı olduğunu açıklayarak TMK'nın 677. maddesi gereğince dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, davalının okur-yazar olmaması nedeniyle davaya konu senedin yasaya uygunluk şartlarını içermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.01.2014 tarihli ve 2010/760 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı bulunan hisselerden 131 parselde 1050/33600, 132 parselde 3/1 20... parselde ise 3/24 payın iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 28.01.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/14285 Esas ve 2017/13056 Karar sayılı ilamı ile; “davalı vekilinin dava konusu 131 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise; dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazların miras payının devri sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra bir kısım mirasçıların verdikleri vekaletname, davacının ise bizzat katılımıyla 14.01.20 11... yevmiye numaralı işlem ile tapuda resmi şekilde elbirliği mülkiyeti müşterek mülkiyete çevrilerek taraflar adına tescil edildiği, miras payı devri sözleşmesinden dönülüp dönülmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, yine karar tarihinden sonra dava konusu 149 parsel sayılı taşınmazda davalı payının kamulaştırıldığı, bu nedenle davacıdan seçimlik hakkının sorulması gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak “davanın kısmen kabulüne, 131 parselde 1050/33600 payın iptaliyle davacı adına tesciline, 132 parselde 206.283,22 TL kamulaştırma bedelinin davalı mirasçılarından hissesi oranında alınarak davacıya verilmesine ve 132 parsele yönelik davanın ise reddine” karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine anılan karar Dairemizin 22.11.2022 tarihli 2022/40 57... /7089 Karar sayılı kararı ile; “davacı vekilinin tüm, dahili davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, dava konusu 149 parsel sayılı taşınmaz hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları incelendiğinde ise; temyize konu davanın açılmasından sonra (2011 yılında) davacının da katılımıyla tapuda yapılan intikal işlemi ile taşınmazın paylı mülkiyete dönüştürüldüğü, bu işlemin tarafların oybirliğiyle miras payının devrine ilişkin 22.03.1991 tarihli sözleşmeden dönme niteliğinde olduğu, bu nedenle ilgili taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; bozma kararı doğrultusunda “davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu 131 parsel sayılı taşınmazda davalı müteveffa ... adına kayıtlı tapu kaydının 1050/33600 payının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın ise reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanması gerektiğini, dava tarihi itibarıyla taşınmazda el birliği mülkiyeti olduğunu, sözleşmenin o tarihte geçerli olduğunu, 2. Tanık beyanlarıyla da ispatlandığı üzere kamulaştırma bedelinin diğer mirasçılarca alınmasını sağlamak için intikal yapıldığını, sözleşmeden vazgeçme-dönme anlamına gelmediğini, 3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/3567 Esas sayılı kararında da belirtildiği gibi yapıldığı tarihte geçerli olan sözleşme gereğince acele kamulaştırma bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras payının devri nedeniyle tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.