Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/4174 E., 2025/4677 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4174 E., 2025/4677 K. (05.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4174
Karar No
2025/4677
Karar Tarihi
05.11.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/4174 E. , 2025/4677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/377 E., 2019/253 K. BİRLEŞTİRİLEN ORHANGAZİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2010/643 ESAS SAYILI. BİRLEŞTİRİLEN ORHANGAZİ SULH HUKUK MAHKEMESİ 2011/531 ESAS SAYILI. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl dava ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde; dava konusu 2699 parselde kayıtlı taşınmazdan davalının ayrı ayrı 3 kişiden pay satın aldığını ileri sürerek; toplam 9/20 payın yasal ön alım hakkı nedeniyle iptali ile davacılar adına tescilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların taşınmazı fiilen bölüştüklerini belirterek, davaların reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “asıl ve birleştirilen 2010/643 Esas sayılı davanın kabulüne, 2699 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı bulunan 9/20 hissenin tapu kaydının yasal ön alım hakkı nedeniyle iptali ile 9/20 hissenin ½ oranında davacı ..., ½ oranında davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen 2011/531 Esas sayılı dosya yönünden verilen feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın onanarak kesinleştiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmiştir. Karar Yargıtay incelemesinden geçerek 02.02.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı vekili 08.11.2021 tarihli dilekçe ile; davanın kabulüne karar verilirken davacılar tarafından depo edilen bedelin davalıya ödenmesine ilişkin hüküm kurulmadığını belirterek bu bedelin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Mahkemenin 09.09.2022 tarihli ek kararı ile; “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/2 hükmü gereğince davalı vekilinin tashih talebinin reddine” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce “davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, ön alım davalarında davacı tarafından depo edilen bedelin dava kabul edildiğinde davalıya verileceği açık olup bu hususta mahkemeye her zaman talepte bulunulabileceği ve mahkemece bu bedelin davalıya ödenmesi yönünde karar verilebileceği gözetildiğinde tashih kararının reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden” 09.09.2022 tarihli tashih talebinin reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davacı vekilinin duruşmadaki beyanında Yargıtay ilâmı doğrultusunda tashih yapılmasına bir diyeceklerinin olmadığını belirttiği, 6100 sayılı Kanun’un ‘Hükmün tamamlanması’ başlığını taşıyan 305/A ve 306. maddeleri ve Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda: ‘1-Mahkememizin 17.04.2019 tarihli ve 2018/377 Esas, 2019/253 Karar sayılı gerekçeli kararının hüküm fıkrasının son maddesine ‘Asıl dosya davacısı ... ve birleştirilen .... 1.ASHM 2010/643 E. sayılı dosya davacısı ... tarafından .... Bankası .... Şubesi hesabına depo edilen ön alım bedeli ve tapu harcı tutarı toplamı 29.876,00 TL’nin tüm nemaları ile birlikte karar kesinleştiğinde davalı ...’e ödenmesine,’ şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödenen bedelin güncel değerinin tespitiyle nemalandırılarak ödenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, uyulan Dairemizin bozma ilâmı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d30abc2f0fecb6b5 32b239f148eef040

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı