7. Hukuk Dairesi 2025/4098 E. , 2025/4149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/200 E., 2025/85 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 322 ada, 16 No.lu parselde kayıtlı taşınmazı ... Noterliğinin 28.11.2000 tarihli ve ... sayılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine istinaden satın aldığını, ancak davalının tapuda devre yanaşmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı dönemde tapuda malik olmadığını, bu yüzden satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve geçersizliğin mahkeme kararı ile kesin hüküm altına alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece 11.02.2020 tarihli kararında; somut uyuşmazlıkta mahkemenin 2010/236 Esas sayılı dosyası kesinleştikten sonra tarafları, konusu ve hukukî sebepleri aynı olan mevcut dava açılmış olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-i hükmü gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/1839 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 22.02.2024 tarihli ve 2024/1044 karar sayılı ilâmında; Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesince 2010/236 Esas sayılı dosyada taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edebilme koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verildiği için bu kararın kesin hüküm oluşturmayacağı, her ne kadar 775 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında "Bu Kanun hükümlerine göre belediyelerce tahsis olunan arsalar, yapılar ve bu arsalar üzerinde yapılan bina ile meydana gelen taşınmaz mallar tahsis tarihinden itibaren 10 yıl süre içinde devir ve temlik olunamaz, rehin ve diğer ayni haklarla takyit edilemez, satış vaadi sözleşmesine konu teşkil edemez..." hükmü yer almış ise de; bu düzenlemenin takyit süresi içinde veya öncesinde satış vaadi sözleşmesi yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, 10 yıllık takyit süresinin geçmesinden sonra da satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı doğduğundan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılabileceği, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmaz üzerinde 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 34. maddesi gereğince kısıtlılık bulunmakta ise de kısıtlılığın süresi 10 yıl olup dava tarihinde bu süre bitmiş olduğundan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tapu müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından dava konusu taşınmaza ait takyidatlı güncel tapu kaydında üzerinde tasarrufun kısıtlanmasına konu olacak takyidat bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın daha önce Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/2 36... /294 Karar sayılı dosyasında davacı olduğunu, bu davanın reddedildiğini ve müvekkili tarafından ödemede bulunulduğunu, taşınmazın müvekkilinin kullanımında bulunduğunun tespit edildiğini, dava değeri olarak davanın açılış tarihi esas alınması gerekirken yanlışlıkla keşif tarihinin esas alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d7d8f0807cbcb037 75dbc5df29d0c144