7. Hukuk Dairesi 2025/4051 E. , 2025/4235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/913 E., 2025/1222 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/188 E., 2024/162 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1 46... parsel sayılı tarlada davalı ve müvekkilinin 1/2'şer hisseyle malik olup tarla üzerinde iki adet villa ve bir havuz inşa edilmiş iken, davalının önceleri davacının kullanım alanı içerisindeki yola beton dökerek yolu sabitlediğini, havuz ortak olduğu halde kendisine yeni bir havuz yaptırmaya başlayarak ortak havuzu kullanılmaz hale getirdiğini, havuz inşaatı esnasında üç adet ağacı izinsiz kestiğini, aralarındaki maddi- manevi tazminat istemli davanın derdest olduğunu, ortaklık halinin çekilemez hale gelmesi nedeniyle yapılan harici ölçüm sonrasında kullanım alanlarının eşit şekilde demir kazıklarla ayrıldığını, ancak davalının bu alanı ihlal edecek şekilde tel çit yaptırıp beton kazıklarla belirlenen sınırları değiştirerek davacının kullanım alanına tecavüz ettiğini, hatta taşınmazın ortasına yaptığı tahtadan perdenin davacının manzarasını kapattığı gibi davacının sebze ektiği yeri de gölgede bıraktığını, bu hususların haksız müdahale teşkil edip komşuluk hukukuna aykırı davranışların önlenmesi gerektiğini ileri sürerek; davacının müdahalesinin men'i ile tahtadan perdenin eski hâle iadesini, harici taksimle bölünerek belirlenen alana müdahalesinin men'i ile eski hale iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının iddia ve ithamlarının gerçek dışı olup davalının kendi havuzunu etrafı rahatsız etmeyecek şekilde kendi alanı içerisine yaptırdığını, havuz inşaatı için gelen kepçenin komşu parselden girip davacının alanına hiçbir şekilde müdahale edilmediğini, ağaçların da zarar görmediğini, davacının iddia ettiği şekilde harici taksimle bölünmeye yönelik bir teklif yapılmamış olup bölme işleminin emri vaki suretiyle davalının olmadığı bir zamanda yapıldığını, hatta daha sonra yapılan bir ölçümde ise davacı tarafından 25 m² fazla alan kullanıldığının tespit edildiğini, tahta perdenin çekildiği yerin davacının manzarasıyla bir ilgisi olmayıp perdenin davalının kendi özel alanında olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının sınırına davalı tarafından herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden ret kararı vermek gerektiği, ancak davacı ve davalı sınırında mevcut tahta perdenin yüksekliğinin plansız alanlar yönetmeliğinde belirlenen sınırları aştığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle; davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 46... parsel sayılı taşınmazdaki sınırına el atmanın önlenmesi ve eski hâle iade talebinin reddine, 31.01.2022 tarihli rapor ve krokide ''Tahta perde 1: 8,00 metre, Tahta perde 2: 7,90 metre, Tahta perde 3: 29,70 metre uzunluğunda, 2 metre yüksekliğinde'' şeklinde gösterilen tahta perde yüksekliğinin 1 metre olacak şekilde davalı tarafından eski hale iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...Eski hâle getirme bedelinin 10.000,00 TL olarak belirlendiği, bu miktarın karar tarihi itibariyle geçerli 17.830,00 TL’lik istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf hakkının bulunmadığı, karar kesin nitelikli olup davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, yapılan ön inceleme sonunda 6100 sayılı Kanun'un 352/1 hükmü uyarınca davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının usulden reddine" karar verilmiştir. Davalı vekilince istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sunulan temyiz dilekçesinin reddine dair 09.12.2024 tarihli ek karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 10.02.2025 tarih ve 2025/212 Esas, 2025/614 Karar sayılı bozma ilâmında; ''...Bölge Adliye mahkemesince verilen usule ilişkin bir karar olup yukarıda ayrıntılı açıklanan ilgili kanun hükümlerine göre bir haftalık temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilmesi gerekirken, kanun yolu kapatılmak suretiyle kesin nitelikte olacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, açıklanan nedenle 09.12.2024 tarihli ek kararın kaldırılması gerektiği, asıl karara gelince; davacı, davalı tarafından manzarasını kapatacak ve sebze ektiği yere gölge yapacak şekilde yaptırılan tahta perdenin komşuluk hukukuna aykırılık oluşturduğu iddiası ile eski hâle getirilmesi talebinde bulunmuş olup, talebin kabulüne ilişkin karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar dava değerinin istinaf incelemesi sınırı altında kaldığından bahisle usulden ret kararı verilmişse de, komşuluk hukukuna dayalı bu tür davalarda işin niteliği gereği değere bakılmayacağı, komşuluk hukukuna aykırılığın hangi önlemlerle giderilebileceğinin yargılamada tespit edildiği dikkate alındığında dava değerinin belirlenmesi beklenemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin miktardan reddine dair verilen kararın doğru olmadığı..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Temyize Konu Edilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yargıtay bozma kararında belirtilen gerekçelere uyulmasına, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişsiz olduğunu, tarafların ortak iradesi ile alınmış bir özel harita mühendisi krokisinde yalnızca iki taşınmaz arasındaki alanda orta hat sınır çizgisinin binalara uzaklığının 1 metre olması gerektiği açıkça belirtilmişken davalının yaptırdığı işbu 1 metre kuralını ihlal eden tel çitlerin raporda sınır kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda tel çitlerin davacının taşınmazına uzaklığının 0,90 metre olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla çekilen tel çitler davalının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, davalının davacı ile ortak hareket ederek sınırların belirlenmesi için düzenlenen krokiyi sınır kabul ettiklerinin açıkça ortada olduğunu, davalının kendi çekmiş olduğu tel çitlerin sınır olarak dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, perdelerin 1 metre olacak şekilde eski hale iade edilmesi gerektiği kararının hukuka uygun olup taşınmazda harici taksim yoluyla belirlenen davacıya ait kullanım alanına davalının ayrıca haksız olarak el attığının tespiti ile müdahalenin men'ine, eski hale iadeye karar verilmesi gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen hükme karşı kısmen bir diyeceğinin olmadığını, ancak tahta perdelerin yüksekliğinin bir metre olacak şekilde eski hale iade edilmesine eksik ve yetersiz incelemeyle ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna istinaden, rapora itirazlar dikkate alınmadan karar verilmiş olduğunu dava konusu taleplerin müdahalenin men'i davasına konu edilemeyeceği hakkında emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, müdahalenin men'i davası açmak için gerekli koşullar oluşmadığından öncelikle usulden, aksi takdirde tecavüzün olmadığının isabetle hüküm altına alınmış olduğu göz önüne alındığında, yasal sınırın içinde konumlanmış ve özel hayatın gizliliği amacını sağlayan tahta perdenin bir metre olacak şekilde eski hâle iadesine dair verilen hükmün kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı temyiz edenlerden peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 263df6f4a044fdce bc62c390561f0b24