7. Hukuk Dairesi 2025/3437 E. , 2025/4230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/195 E., 2025/267 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu 8 54... parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki muhdesatın vekil edeni tarafından meydana getirildiğini belirterek muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, 19.02.2019 havale tarihli dilekçe ile niza konusu taşınmazın 8 54... parsel olarak gösterilmişse de, 105 80... parsel olduğunu ve keşfin bu taşınmaz üzerinde yapılmasını istemiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yazılı hususları kabul etmediklerini, davacının beyanlarının gerçeğe aykırı ve soyut olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu, davacının soyut iddiasından başka bilgi ve belge sunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/234 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararıyla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre taraflardan her birinin öne sürdüğü iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalı taraflarca davacının iddialarına karşı çıkıldığı gözetildiğinde, ispat yükü üzerinde olan davacı yanın dava konusu muhdesatın kendisine ait olduğunu yasal delillerle kanıtlaması gerektiği halde muhdesatın kendi adına ve hesabına meydana getirildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın usulüne uygun şekilde bildirdiği ancak toplanmayan delillerinin toplanmasının, davacının davasını bu delillerle ispatlayamaması halinde, yemin deliline de dayandığı, taşınmazda paydaş olan davalıların binanın davacı tarafından meydana getirilip getirilmediğini bilecek durumda oldukları gözetilerek davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasının zorunlu olduğu, değinilen hususların gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemiz bozma ilamına uyularak "...bozma ilamı sonrası davalılara yapılan usulüne uygun isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadıkları, duruşmaya katılmamalarına yönelik herhangi mazeret evrakı sunmadıkları, dosya içerisine alınan kayıtlar ve davalıların isticvap için hazır bulunmaması sebebiyle davacının iddiasını ispat ettiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasını ispat edemediğini, delil olarak dayandığı kayıtların getirtildiğini, bu kayıtlarda davacının muhdesatı meydana getirdiğine dair bilgi olmadığını, davacının sadece soyut iddiasının olduğunu, somut delille ispat edemediğini, davalıların isticvap edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, re'sen araştırma ilkesi olduğunu, isticvap davetiyesinin usulüne uygun olmadığını, davalıların birinin 80, birinin 79 yaşında olduğunu, sağlık problemleri nedeniyle isticvap için gelemeyecekleri bildirilmesine rağmen isticvaba zorlanmalarının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde ise, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmektedir. 2. Muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında ispat yükü davacı taraf üzerinde olup davacı taraf muhdesatı kendi adına ve hesabına meydana getirdiğini her türlü delille kanıtlayabilir. 3. Yine anılan Kanun'un 169 ve devamı maddelerinde isticvap müessesesi düzenlenmiş olup isticvap; bir tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesidir. Bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir. İsticvap davetiyesi ile; isticvabına karar verilen tarafın, hangi vakıalar hakkında isticvap olunacağı, geçerli özrü olmaksızın gelmediği ya da gelip de sorulan sorulara cevap vermediği takdirde, sorulan soruları ikrar etmiş sayılacağı kendisine bildirilir. Bu davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen, taraf oturuma gelmez ise, isticvap konusu vakıaları kabul etmiş sayılır. 4. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225. maddesine göre davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir. Yemin delilinin kesin bir delil olması yani, hâkimi bağlaması ve bunun ötesinde uyuşmazlığı kesin bir şekilde çözmesi nedeniyle, yemin sorusunun yeteri kadar açık bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. 5. Somut olayda; Dairemizce, İlk Derece Mahkemesinin kararı, Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın usulüne uygun şekilde bildirdiği ancak toplanmayan delillerinin toplanması, davacının davasını bu delillerle ispatlayamaması halinde yemin delilinin hatırlatılarak bir karar verilmesi gerektiği yönünde bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmuş, davacının istediği bilgi ve belgeler getirtilmiş ve Mahkemece davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuş, davacı vekili yemin deliline dayanmayacakları yönünde beyanda bulunmuştur. Bunun üzerine yine davacı tarafın isteği üzerine Mahkemece davalı asillere isticvap davetiyesi göndermiş, mazeretsiz şekilde isticvap için tayin olunan günde gelmediklerinden davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. 6. Her ne kadar davacı vekili, cevaba cevap dilekçesi ile dilekçenin deliller kısmında isticvap hususunu delil olarak belirtmiş ise de isticvap hukukumuzda delil olarak düzenlenmemiştir. İsticvap, davanın aydınlatılmasına katkıda bulunan bir usul işlemidir. Hakimin isticvap talebini kabul etmesi veya re'sen isticvaba karar verebilmesi için mevcut deliller ile uyuşmazlık konusu vakıalardaki belirsizliğin sonuca varmayı mümkün kılmaması ve yapılacak isticvabın bu belirsizliği aydınlığa kavuşturması gerekir. 7. O halde, Mahkemece yemin delili hatırlatıldıktan ve davacı tarafça yemin deliline dayanılmayacağı ve dosyanın mevcut haline göre karar verilmesi talep edildikten sonra isticvap davetiyesi gönderilmesi gerekmediği halde bu hususta ara karar kurularak, isticvaba icabet edilmemesi sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 189f3f51e97b0d0d 67d2660f83b57f04