7. Hukuk Dairesi 2025/3554 E. , 2025/4339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/198 E., 2024/445 K. Mahkeme kararı davacı vekili, davalılardan ... (...), dahili davalılardan ... ve dahili davalılardan ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen dava davacısı vekili dava dilekçelerinde; dava konusu 27 48... parsel sayılı taşınmazın 88/288 oranındaki paydaşlarının kim ve nerede olduğunun bilinmemesi sebebiyle bu paya İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.11.2004 tarihli ve 2004/567 Esas, 2004/744 Karar sayılı kararı ile müvekkilinin kayyım olarak atandığını, taşınmaz malın idaresi için yapılan araştırma sonucunda taşınmazın davalıların tasarrufunda olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek işgalin başlangıç tarihi olan 01.01.20 00... .12.2005 tarihleri arasında olmak üzere toplam 28.980,00 YTL ecrimisil alacağının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl ve birleştirilen dava davalılarından ... vekili, taşınmazın müvekkiline ... tarafından kiralandığını, kira bedellerinin eşi ... ’e ödenmekte olduğunu belirterek asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddini savunmuştur. 2. Asıl ve birleştirilen davalılardan ... , ... ve ... (...) vekili, müvekkillerinin dava konusu taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmaza müvekkillerinin müdahalesinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkillerinden ecrimisilin talep edilemeyeceğini ve talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalılardan ... vekili, payın müvekkilinin muris dedesi ...’e ait olduğunu ve ecrimisil bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA AŞAMALARI 1. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2011 tarihli ve 2008/204 Esas, 2011/333 Karar sayılı kararıyla asıl davada davalı ... hakkındaki davanın ölü kişi adına dava açılamayacağından reddine, diğer davalı ... ise taşınmazda kiracı olduğundan husumetten reddine; birleştirilen davada ise davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine; diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm, asıl ve birleştirilen bir kısım dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.05.2012 tarihli ve 2012/5323 Esas, 2012/12965 Karar sayılı kararıyla mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2012/516 Esas, 2014/532 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davaların zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.01.2019 tarihli ve 2018/15181 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararındaki "...dava dilekçesinin 28.07.2008 tarihinde verilerek zamanaşımının bu tarihte kesildiği, davacının talebinin 01.05.2000 - 31.12.2005 tarihleri arasındaki ecrimisil istemine ilişkin olduğuna göre bir kısım davalılarca süresinde ileri sürülen zamanaşımı defi göz önüne alınırken dava dilekçesindeki talep aralığına da dikkat edilmek suretiyle davanın açılış tarihi olarak kabul edilen 28.07.2008 tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisilin belirlenmesi ve buna göre asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasının gerektiği, mahkemenin hatasından kaynaklanan eksikliğin davacıya yüklenmek suretiyle harcın alındığı tarihin davanın açılış tarihi sayılarak zamanaşımı def'inde kimlerin bulunduğunun ayrımı dâhi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ve 2019/198 Esas, 2024/445 Karar sayılı kararındaki "...birleştirilen davanın dava açılış tarihinin 22.12.2008 olduğu, 5 yıl geriye gidildiğinde ecrimisil istenebilecek ilk tarihin 22.12.2003 olduğu, ancak bilirkişi raporunda asıl davanın açılış tarihinden 5 yıl geriye gidilerek hesaplamanın yapıldığı, 2003 yılı için hesap yapılan günlük ecrimisil bedelinin 15,015 TL olduğu, zamanaşımı itirazında bulunan davalıların 22.12.2003-31.12.2005 tarihleri arasındaki ecrimisil miktarından sorumlu olacaklarına kanaat getirilmekle bu miktarın 22.12.2003-31.12.2033 dönemi için 135,14 TL, 01.01.2004-12.06.2004 dönemi için 3.004,55 TL, 12.06.2004-31.12.2004 dönemi için 3.672,25 TL, 01.01.2005-25.05.2005 dönemi için 3.063,63 TL, 25.05.2005-31.12.2005 dönemi için 4.585,17 TL olmak üzere toplamda 14.460,74 TL olduğu, ... yönünden işgalin sabit olduğu, davalılar ... ve ...'in zamanaşımı itirazlarının bulunmadığı, asıl davanın açıldığı tarihte ...'in ölü olduğu, asıl davada ... yönünden onun kiracı olması ve kiralayanın ... olduğu, ayrıca ... yönünden birleştirilen davanın açıldığı tarihte asıl davanın derdest olduğu..." gerekçesiyle "asıl davada davalı ... yönünden davalının davanın açıldığı tarihte ölü olduğu anlaşıldığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, asıl davada davalı ... yönünden davanın reddine; birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın açıldığı tarihte asıl davanın derdest olduğu anlaşılmakla derdestlik nedeni ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 01.01.2000-31.12.2000 dönemi için 1.503,36 TL, 01.01.2001-31.12.2001 dönemi için 2.222,04 TL, 01.01.2002-31.12.2002 dönemi için 3.703,20 TL, 01.01.2003-31.12.2003 dönemi için 5.404,80 TL, 01.01.2004-12.06.2004 dönemi için 3.004,55 TL,12.06.2004-31.12.2004 dönemi için 3.672,25 TL, 01.01.2005-25.05.2005 dönemi için 3.063,63 TL, 25.05.2005-31.12.2005 dönemi için 4.585,17 TL olmak üzere toplam 27.159,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... , ... (...), ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; - Zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak değil 10 yıl olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, - Bu bakımdan genel zamanaşımı süresinin gözetilmesinin gerektiğini, - Birtakım davalılar yönünden verilen pasif husumet kararının da doğru olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Dahili davalılardan ... temyiz dilekçesinde; - Kendisinin taşınmazın paydaşı olduğunu ve işgalci olmadığını, - Kendisinin ecrimisilden sorumlu olamayacağını, - Yapılan hesaplamalarda apaçık dengesizliklerin bulunduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Dahili davalılardan ... temyiz dilekçesinde; - Kendisinin taşınmazın paydaşı olduğunu ve işgalci olmadığını, - Kendisinin ecrimisilden sorumlu olamayacağını, - Yapılan hesaplamalarda apaçık dengesizliklerin bulunduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalılardan ... (...) temyiz dilekçesinde; - Hükümde ölmüş olan kişinin borçlu gösterilmesinin doğru olmadığını, - Asıl dava yönünden vekâlet ücretinin davacıya verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen davalarda uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalılardan ... (...), dahili davalılardan ... ve dahili davalılardan ... tarafından ayrı ayrı ileri sürülen ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz karar harcı davacı taraftan tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin bir kısım davalılara yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.