7. Hukuk Dairesi 2025/3254 E. , 2025/4473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/303 E., 2025/639 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/950 E., 2019/555 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu eski 891 parsel sayılı taşınmazın 200 m²’lik kısmının dava dışı ... tarafından 26.11.1990 tarihli harici satış senedi ile satın alındığını, teslim alınan yerin üzerindeki ev ile birlikte 01.07.1994 tarihinde bu kez davacıya haricen satıldığını, taşınmaz üzerindeki binanın davacı tarafından tamamlandığını, taşınmazın en son 53 92... parsel numarasını aldığını beyanla taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, tescilin mümkün olmaması durumunda ödenen bedelin rayiç değerinin binanın dava tarihindeki bedeli ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Asli müdahiller vekili asli müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek sahibinin ... ’ın mirasçıları olduğunu, yerin 250 m²’lik kısmının ilk sahibi tarafından muris ...’ye satıldığını, taşınmaz sahibinin ... olduğunu göstermek amacıyla 26.11.1990 tarihli belgenin düzenlendiğini, taşınmaz üzerindeki yapının asli müdahiller ve murisleri tarafından inşa edildiğini, bu evde ne davacının ne de davalının herhangi bir hakkının bulunmadığını beyanla dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları olan asli müdahiller adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, satışın ... ’a yapıldığını, ...’ye yapılan satışın da geçersiz olduğunu ayrıca muhdesatın kaçak olması nedeniyle ekonomik değeri bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 28.05.2019 tarihli ve 2016/950 Esas, 2019/555 Karar sayılı kararında özetle; harici satım sözleşmelerine dayalı olarak yapılan anlaşmaların geçerli olmaması nedeniyle gerek asıl dava gerekse asli müdahiller tarafından açılan davanın reddine, ayrıca davacı ...'nin sözleşmeyi asli müdahiller murisi ... ile yapmış olması nedeniyle davalı ...'dan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın tazminat yönünden de reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin süreden reddine, asli müdahil vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 20.11.2024 tarihli kararla; asli müdahiller vekilinin süresi içinde verdiği istinaf başvuru dilekçesinin davacı vekiline 29.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği gözetildiğinde, asli müdahiller vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin tebliğ tarihi itibariyle davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmemiş olmasının usule aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrasında yapılan yargılama sonucu başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davacı vekili ve asli müdahil vekilinin tüm istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde; a. Taraflar arasında yapılan sözleşme geçersiz olsa dahi sözleşme konusu taşınmazın davacıya teslim edildiğini, davacının bu teslime dayanarak üzerine bina yaptığını, bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, en azından bina değerinin tahsili yönünde karar verilmesi gerektiğini, b. Davalı ...’nin sebepsiz olarak zenginleştiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı ... ile murisleri ... arasındaki sözleşmenin inanç sözleşmesi olduğunu, inanç sözleşmesindeki yazılı şekil şartının gerçekleştiğini ve sözleşmenin tanık beyanları ile teyit edildiğini, b. Davalının 22.04.2025 tarihli duruşmada dava konusu yeri ... ’ın satın aldığını ikrar ettiğini, c. Taşınmaz satın alındığı tarihten itibaren ... tarafından kullanıldığını, üzerine ev yapılmasına davalı ...’nin ses çıkarmadığını, tüm tanıklarca taşınmazın ...’ye ait olduğunun belirtildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve asli müdahale yolu ile harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin adli yardım talebinin KABULÜNE, 2.Davacı vekili ile Asli müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile, usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı asli müdahillerden peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.