7. Hukuk Dairesi 2025/273 E. , 2025/4468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1723 E., 2024/1790 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/25 E., 2024/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 2107 parsel sayılı taşınmazda konut niteliğindeki 1, 2, 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin malikleri olduklarını, davalının da komşu 8302 parselin maliki olduğunu, davalının taşınmazında bitişik nizam inşaat başlattığını, inşaatın geldiği seviye itibariyle müvekkillerine ait zemin kat ve 1. kattaki pencerelerin açılmasının, ışık ve hava almasının hatta klimaların çalışmasının engellediğini, 1. kattaki davacı ...'ye ait dairenin küf koktuğunu, rutubetten sıva ve boyaların döküldüğünü, bağımsız bölümler yaz aylarında pansiyon olarak kiralandığından 2016 yılı yaz sezonunda kiraya verilemediğini ve kira gelirinden yoksun kalınarak zarara uğradığını, dairenin değer kaybına uğradığını, aynı şekilde diğer davacılar yönünden de zarar doğduğunu beyanla, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 2.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte 26.02.2016 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, 8302 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafından yapılan inşaatın yıkılarak komşular için katlanılabilir duruma getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kendi mülkiyet alanı içinde, imar planına, projesine ve ruhsatına uygun şekilde bitişik nizam bina inşa ettiğini, bu sebeple komşuluk hukukuna aykırılığın bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı tarafa ait yapının, davacılara ait 2107 parselde bulunan yapıya bitişik durumda olan arka bahçe mesafesi parapet duvarı yüksekliğinin 0.40 metre yüksekliğe indirilecek şekilde yıkılarak 1.00 metre gerisinden başlamak üzere 25.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda krokide gösterilen şekilde alüminyum veya pvc malzemeden 1.50 metre yüksekliğinde paravan yapılarak komşu davacılar için katlanılabilir duruma getirilmesine, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporlarında taşınmazların değer kaybı ve gelir kaybı için belirlenen miktarların piyasa gerçeklerinden uzak olduğunu, her bir daire yönünden farklı oranlarda değer kaybı belirlenmesinin hatalı olduğunu, bütün dairelerin davalı yapı sebebiyle aynı oranda değer kaybı yaşadığını, b. Danıştay kararıyla imarsız ve ruhsatsız olduğu tespit edilen davalı bina yıkılmadığı müddetçe davacıların mağduriyetinin devam edeceğini, c. Maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle maddi tazminata yönelik kısmen kabul kararı ile manevi tazminat taleplerinin reddi kararının hatalı olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacılara ait 2107 parsel sayılı taşınmaz ile yanındaki 21 06... sayılı parsellerin, davalıya ait taşınmazla bitişik nizam şeklinde olduğunun imar planlarında yer aldığını, b. Dosyadaki raporların çelişkili olduğunu, tüm raporlara itiraz etmelerine rağmen itirazlarının giderilmediğini, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden, eksik araştırmaya dayalı raporlara göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, c. Davacılara ait yapıların nasıl kullanıldığı, hangi bağımsız bölümlerin pansiyon olarak kullanıldığı, ne kadar gelir elde edildiği, işletme ruhsatları olup olmadığının araştırılmadığını, d. Davacılara ait yapının ışık almamasının sebebinin davacılardan kaynaklandığını, davacılara ait çatının ışığın girmesini engellediğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; komşuluk hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi, yıkım, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet, geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanun'un 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir. O hâlde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır. Somut olayda davacı vekili, davalı tarafından yapılan inşaat dolayısıyla davacılara ait taşınmazın zarar gördüğünü, ışık almasının engellendiğini, pansiyon olarak işletilmesinin zorlaştığını, taşınmazın değer ve gelir kaybına uğradığını belirterek, komşuluk hukukuna dayalı olarak aykırılığın giderilmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı parseldeki parapet duvarının geriye alınması ve kısmen yıkılması suretiyle davacı açısından katlanabilir duruma getirilmesine ve davalının maddi tazminat ödemesi yönünde karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir. Bu itibarla; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; a.Mahkemece komşuluk hukuku ilkeleri çerçevesinde, hukuka aykırılığın giderilmesi hususuna ilişkin hüküm kurulmuş olduğundan, davacıya ait taşınmazın değer kaybına ilişkin ayrıca hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacı tarafın talep ettiği ve hüküm altına alınan gelir kaybına ilişkin ise dosya arasında davacının iddialarını doğrular mahiyette bilgi ve belgeye rastlanılmadığından ve bu husus ispatlanamadığından bu yöndeki isteğin de reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, davacının değer kaybı ve gelir kaybına ilişkin taleplerinin kabul edilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulmasına, b.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2.a bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a1d9a63250d8d71 651f1ffefa30d8c9