Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2995 E., 2025/3581 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2995 E., 2025/3581 K. (11.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2995
Karar No
2025/3581
Karar Tarihi
11.09.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/2995 E. , 2025/3581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/387 E., 2025/366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/354 E., 2024/384 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, ... Köyü, 120 ada, 19 parseldeki taşınmazı 03.11.2014 tarihinde davalıdan satın aldığını, müvekkiline komşu 69 parsel sayılı taşınmazın ise Hazine arazisi olup davalı tarafından ve başkaca kişilerce kiracı sıfatıyla kullanıldığını, davalının daha önce maliki olduğu 19 parseli, hızını alamayarak satıştan sonra da kullanmaya devam ederek işgal ettiğini, hatta taşınmazın bir kısmının etrafının da davalı tarafından tel örgüyle çevrildiğini belirterek; el atmanın önlenmesini, dava tarihi itibariyle geriye dönük ecrimisilin davalıdan tahsilini, davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 19 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin olmadığını, müvekkilinin kendi kullanımındaki 69 parsel sayılı taşınmazın büyük olması ve ağaçlandırma projesi kapsamında korunması gerekliliği nedeniyle 69 parselin etrafını çitle çevrelemek istediğini, müvekkilinin 19 parsele bir müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, 26.09.2024 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesiyle; tecavüzlü kısmın ifraz edilerek davalı adına temliken tescilini, aksi takdirde davanın reddini talep ederek, istemini ıslah etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve EK KARAR İlk Derece Mahkemesi 26.09.2024 tarihli ve 2023/354 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararı ile; "...Davalı tarafça ağaç dikmek suretiyle haksız şekilde el atıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, ... Köyü, 120 ada, 19 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait 1789,03 m² alana davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 12.671,77 TL alacağın dava tarihi olan 07.08.2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; 26.09.2024 tarihli kararın taraf vekillerine 04.11.2024 tarihinde tebliğ edilerek anılan kararın 19.11.2024 tarihinde kesinleştiği, davalı vekili Av. ... tarafından 13.01.2025 tarihinde istinaf dilekçesi sunulmuş ise de istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. ve 346. maddeleri uyarınca davalı vekili Av. ...'in istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yetki belgesi ile yargılamaya katılan vekile yapılan tebligatın geçerli olduğu, yetki belgesini hükümsüz kılacak bir işlemin yapılmadığı, vekile yapılan tebliğ ile 04.11.2024 tarihinde süre başladığından süresinden sonra 13.01.2025 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun süresinde olmadığından reddine dair verilen ek karar yerinde olup davalı vekilinin ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun yerinde görülmediği" gerekçesiyle; davalı vekilinin Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.01.2025 tarih, 2023/354 Esas, 2024/384 Karar sayılı "istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine" ilişkin ek kararına ve 26.09.2024 tarih, 2023/354 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başından bu yana dosyanın tarafınca takip edilmesi nedeniyle gerekçeli kararın tarafına tebliğ edilmesi gerekirken sadece keşfe katılan meslektaşına gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin Yargıtay uygulamasına ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, Mahkeme kararına istinaden davacı vekilinin başlatmış olduğu ilâmlı takipteki icra emrinin tebliğ edildiği 29.12.2024 tarihinin tebellüğ tarihi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ıslah taleplerinin Mahkemece değerlendirilmediğini, usul hukuku gereğince ıslah dilekçelerinin davacı tarafa tebliğe çıkarılarak ıslaha cevapları beklenip ıslaha konu talep hakkında duruşmada bir karar verilmesi gerekirken celse arasında sundukları ve Mahkemenin ancak duruşma sırasında gördüğü dilekçe hakkında inceleme yapılmaksızın talebin reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, sözlü yargılama için süre taleplerinin reddinin de hukuka aykırı olup talebin kabulünün zorunlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ağaçlandırma faaliyetleri kapsamında davacının arsasının belirli bir kısmına da hataen zeytin ağacı dikildiğinin bilirkişi raporunda tespit edildiğini, ağaçlandırma projelerinde de görüleceği üzere söz konusu alan çok büyük (317.054 m²) olduğundan kendi başına ağaçlandırmayı yapmayıp yardım aldığını, davacının parselinin ise 2.997 m² olup ağaçlandırması yapılan parselin büyüklüğü dikkate alındığında sınırlarının anlaşılamaması sonucunda davacının taşınmazına yapılan müdahalenin hataen olduğunun görüldüğünü, davacının arsasına bilerek ve isteyerek 78 adet zeytin ağacı dikmesinin mümkün olmadığını, bu derece taşmışlığı davacının dahi raporun tebliği ile öğrendiğini, mahsup taleplerinin değerlendirilmediğini, ıslah dilekçesinde de belirtildiği üzere hataen dikilen zeytin ağaçları nedeniyle davacının sebepsiz zenginleştiğini, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlarının hukuka aykırı olarak reddedildiğini, ağaç bedellerinin hesaplanması gerekmesine rağmen yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, ağaçların bedelinin hesaplanmasından sonra eğer taşınmazın değerini aşıyorsa temliken tescil gerektiğini, aşmıyorsa ecrimisil açısından indirim sağlanması gerekirken bunun göz ardı edilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, raporda taşınmaza emsal olacak taşınmaz gösterilmediğinden denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan raporun hükme esas alındığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, davalı tarafından savunma yoluyla ıslah edilerek ileri sürülen temliken tescil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harç tam yatırıldığından harcın yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı