7. Hukuk Dairesi 2025/147 E. , 2025/3579 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3030 E., 2024/2120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/388 E., 2024/404 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı olduğu Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, 5025 ada 63 parsel (eski 1634 parsel) sayılı taşınmazda, 19.12.2023 tarihinde yapılan satın alma işlemiyle davalının pay sahibi olduğunu, satış işlemiyle ilgili kendisine herhangi bir bildirim yapılmayan müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek; davalı adına kayıtlı hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ön alım bedelinin depo edilmesi hâlinde davayı kabul ettiklerini, kabul beyanları nedeniyle yargılama giderlerinden lehe olarak kanunda belirtilen oranda indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin 22.05.2024 tarihli ön incelemeye davet tensip tutanağında davacı tarafa ön alım bedelini ve harcı yatırması hususunda açık ihtarda bulunulduğu, tensip zaptının davacıya 27.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği hâlde davacının 27.06.2024 tarihine kadar eksikliği tamamlamadığı, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece uyuşmazlığın henüz tespit edilmemiş olduğu bir aşamada ön alım bedelinin depo edilmesi için süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK'nın 137/2. maddesine göre dilekçelerin teatisi aşamasından sonra ön inceleme duruşması yapılarak dava şartları ve ilk itirazların öncelikli incelenip uyuşmazlık konularının tam olarak belirlenmesinden sonra tahkikat aşamasına geçilebileceğini, tahkikat aşamasına geçildiği belirtildikten sonra ön alım bedelinin deposu için süre verilmesi gerekirken bu usule uyulmaksızın doğrudan tensip tutanağı ile kesin süre tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, öte yandan HMK'nın 114. maddesinde ön alım bedelinin yatırılmaması dava şartı olarak düzenlenmediği için ön alım bedelinin depo edilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinin isabetli olmadığını, ayrıca ön alım bedelinin depo edilebilmesi için tayin edilen iki haftalık sürenin kısa bir süre olup ön inceleme duruşmasına kadar süre verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında davayı sürüncemede bırakabilecek hiçbir davranışları olmadığı hâlde tensip tutanağı ile ön alım bedelinin yatırılması için makul olmayan bir süre verilmek suretiyle kesin sürenin müvekkili aleyhine tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyanın işlemden kaldırılmasına veya açılmamış sayılmasına karar verilebilecek iken doğrudan davanın reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.