7. Hukuk Dairesi 2025/2960 E. , 2025/4717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2025/13 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, verilen kesin süre içinde temyiz masraflarının yatırılmaması nedeniyle 14.05.2025 tarihli temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir. Mahkemece verilen 14.05.2025 tarihli ve 2022/174 Esas, 2025/13 Karar sayılı ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 3645 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasını talep etmiş; 17.10.2023 tarihli duruşmada, bilirkişi raporunda 1. ve 2. alternatif olarak gösterilen yollardan geçit hakkı istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 17 09... ve 6 parsellerin maliki olduğunu, mülkiyeti kooperatife ait olan 7 parseli ise kiracı olarak kullandığını, böylece 5, 6 ve 7 numaralı parselleri bir bütün olarak kullandığını, tarım yaparken ve sulama sistemi için gerekli elektrik ihtiyacını 7 numaralı parseldeki trafodan karşıladığını, dolayısıyla 5, 6 ve 7 numaralı parsellerin tarımsal bütünlük arz ettiğini, tarımsal bütünlüğü bozacak ve sulama sistemini kesintiye uğratacak şekilde geçit tanınmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili ile bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli, 2016/7507 Esas, 2018/4128 Karar sayılı kararı ile kamu malı niteliğinde olan taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis edilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporu doğrultusunda geçit hakkına en uygun olanın 3. alternatif olduğu, bu güzergahtaki taşınmaz maliklerini davaya dahil etmesi için davacıya süre verildiği, ancak davacının 1. veya 2. alternatiften geçit hakkı kurulmasını istediği için 3. alternatifteki taşınmaz maliklerini davaya dahil etmeyeceğini beyan ettiği gerekçeleriyle pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyizi üzerine kesin sürede temyiz giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, ek kararın usulsüz olduğunu, dosyada önceden bulunan avans düşülmeksizin fazla miktarda gider talep edildiğini, mahkemece kabul edilen güzergahın uygun olmadığını, diğer alternatiflerin uygun olduğunu, pasif husumetten reddin isabetsiz olduğunu ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını ve kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. 1. Ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyada mevcut avans miktarı ile yatırılması gerekli giderin somutlaştırılmış ayrıntıları açıklanmaksızın gönderilen muhtıra usulsüz ve denetime elverişsiz olduğundan temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararın kaldırılması gerekmiştir. 2. Ek kararın kaldırılması üzerine işin esası yönünden yapılan incelemede; 2.1. Geçit hakkı davaları, ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. 2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. 2.3. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. 2.4. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. 2.5. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. 2.6. Geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi gereğince davacıya ulaşım sağlayacak geçitin herhangi bir engelle karşılaşmadan genel kadastro yoluna ulaşması gerekir. 2.7. Geçit hakkı davalarında amaç; genel yola çıkışı bulunmayan parselin sürekli yararlanabilmesi için en uygun ve en kısa yolun tespit edilerek, buradan geçit bağlantısı kurmaktır. 2.8. Ayrıca, kurulan geçit hakkının 4721 sayılı Kanun'un 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. 2.9. Mahkemece geçit hakkı tesisine en uygun kabul edilmek suretiyle 3 numaralı alternatifte gösterilen güzergahtaki taşınmaz maliklerinin davaya dahil edilmesi hususunda ara karar kurulmuş ise de taşınmazların coğrafi durumu gözetildiğinde ara karar doğru değildir. Aldırılan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere en kısa ve en uygun geçit güzergahı 29.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda 2 numaralı alternatif olarak gösterilendir. Bu alternatifte bulunan taşınmaz malikleri davada taraf olduğuna göre yukarıda açıklanan diğer hususlar gözetilerek hüküm kurulması gerekirken davanın pasif husumet yokluğundan reddi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkemece verilen 14.05.2025 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 567f15865a50bf50 2fe134ad67a6c070