Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2827 E., 2025/3518 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2827 E., 2025/3518 K. (10.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2827
Karar No
2025/3518
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/2827 E. , 2025/3518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/498 E., 2024/633 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar dâhili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu 10280 ada 1 parsel (yeni 2416 ada 1 parsel) sayılı taşınmazı 11.10.2004 tarihinde, önceki malik davalı ...'dan haricen satın aldığını, taşınmazın muvazaalı ve kötüniyetli olarak diğer davalı ...'a devredildiğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki yapılar ile birlikte güncel değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının bahsettiği satış şeklinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava ile herhangi bir alakasının bulunmadığını, davacının müvekkiline karşı sadece tazminat davası açmasının gerektiği belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılardan ... cevap dilekçesinde; 2004 yılında anlaşarak davacıya arsa sattığını, parasını aldığını, kendisinin taşınmazı davacıya devretmesi için dava dışı ...'e vekâletname verdiğini ancak davacı ile adı geçen kişinin anlaşamaması sebebiyle bu kişinin taşınmazı diğer davalı ...'a sattığını ve karşılığında borç para aldığını belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 17.11.2015 tarihli ve 2013/562 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2016/13004 Esas, 2017/15537 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. 2.Mahkemenin 25.02.2020 tarihli ve 2019/265 Esas, 2020/106 Karar sayılı kararıyla "...satış ilişkisinin davalılardan ... tarafından ikrarı ve davayı açık kabulü bulunduğundan ikrarının sonuç doğuracağı, bu kapsamda davanın kabulüne karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "Bursa ili, ... ilçesi ... mahallesi 2416 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 30.03.2022 tarihli ve 2021/4212 Esas, 2022/2472 Karar sayılı kararındaki "...bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamanın 24.10.2019 tarihli oturumunda mahkemece söz konusu bozma ilâmına uyulmasına yönelik karar verildiği hâlde davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken bozma ilâmına aykırı olarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü yönünde hüküm kurulmasının açık yanılgıya dayalı olduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Yargılama aşamasında davalılardan ... ölmüş olup mirasçıları davaya dâhil edilmişlerdir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin 03.12.2024 tarihli ve 2022/498 Esas, 2024/633 Karar sayılı kararındaki "...Yargıtay bozma ilâmı ile her ne kadar adi yazılı satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescile ilişkin olarak açılan davada kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı ifade edilmişse de davalı ...'un tapu iptali ve tescil davasına ilişkin açılan davayı kayıtsız şartsız olarak kabul ettiği, taşınmazın yargılama devam ederken üçüncü kişiye satıldığı, davacı yanın davaya devreden taraf bakımından tazminat davası olarak devam ettiği, davalı ...'un tapu iptali ve tescil davası yerine ikâme olunan tazminat davası bakımından da kabul beyanının kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğurduğu, kabul ile tazminata ilişkin uyuşmazlığın sona erdiği anlaşıldığından açılan davanın davalı ... mirasçıları olan davalılar ..., ..., ... ve ... bakımından ve dosyaya sunulan 29.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazın dava tarihindeki toplam değeri olan 246.014,00 TL üzerinden kabulünün gerektiği, davacı tarafından dava konusu taşınmazın adi yazılı satış sözleşmesi ile satın alındığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı, harici olarak yapılmış taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, davalı ...'ın dava konusu taşınmazın tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığı, iyiniyetli üçüncü kişi olduğu, dinlenen tanıkların beyanları ile taşınmazın davacıya haricen satıldığını davalı ...'ın bildiği veya bilmesinin gerektiği sonucunun çıkamayacağı, davacı tarafın davalı ... bakımından davasını ispat edemediği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 246.014,00 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine; davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. 2.Davacı vekili hükmün faiz yönünden tamamlanmasına yönelik talepte bulunmuş olup aynı mahkemenin 10.03.2025 tarihli kararı ile talebin kabulü ile kararın 1. maddesinin (a) No.lu bendinde yazılı "...a-246.014,00 TL'nin..." kısmından sonra gelmek üzere "dava tarihi olan 27.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte" ibaresinin hükme eklenmesine, mahkememiz hüküm kısmının 1. maddesinin (a) bendinin "...a-246.014,00 TL'nin dava tarihi olan 27.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dâhili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davacı tarafın faiz konusunda net olarak talepte bulunmadığını, 2.Davanın yasal süresi içinde açılmadığını, 3.Davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, 4.Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı satış senedine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dâhili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 633773c49cbf1152 b8a1f51965cc5341

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı