Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/226 E., 2025/3828 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/226 E., 2025/3828 K. (24.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/226
Karar No
2025/3828
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/226 E. , 2025/3828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3644 E., 2024/2189 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/152 E., 2023/350 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu payın tapu kaydının iptali ile ön alım hakkına dayalı olarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “ dava konusu taşınmazın 7000/88617 (140,00 metrekare) hissesinin 12.01.2021 tarihinde ... tarafından davalı ...’a 160.000,00 TL bedele satıldığı, davalının aynı taşınmazda diğer hissedarlardan pay aldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 733/son maddesi uyarınca davacılar tarafından yasal 2 yıllık hak düşürücü süre içinde bu satıştan dolayı her hangibir şuf’a davası açılmadığı, dava açılmadan önce davalının taşınmazda hissedar olduğu, bu durumun şuf’a davasının amacı olan paydaşlar arasındaki satışlar nedeniyle dava açılmasına aykırılık teşkil edeceği, taşınmazda paydaş olan davalının paydaşlık sıfatından dolayı mevcut durum itibariyle dava konusu yapılan satış işleminin iptali halinde şuf’a davasının amacına aykırı bir durum oluşacağı ve bu durumda şuf’a hakkının yasal şartlarının bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “ön alıma konu payın bulunduğu taşınmazda davalının 17900/88617 payı 19.03.2021 tarihinde, toplam 400.000,00 TL bedelle satın aldığı, davacı süresinde bu satışa karşı açtığı dava ile davalı adına kayıtlı payın tapu kaydının iptalini ve adına tescilini istemiş ise de davalının 12.01.2021 tarihli satış işlemi ile bu satıştan önce dava konusu taşınmazda paydaş olduğu ve belirtilen satışla alınan paya karşı ön alım davası açılmadığı, istinaf aşamasında dâhi dava açıldığına dair bir iddia ve savunmada bulunulmadığı, ön alım hakkının payın 3.kişilere satılması halinde diğer paydaşa satılan payı öncelikle satın alma hakkı tanıyan bir hak olduğu, davalı satış tarihinde paydaş olup, paydaşın almış olduğu paya karşı diğer paydaşlar tarafından ön alım hakkı kullanılamayacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davaya konu taşınmazdaki paylı mülkiyetini 15.09.2020 tarihinde satın aldığını, davalının ise 12.01.2021 tarihinde müvekkilinden daha sonraki tarihte iktisap ettiğini, davalının dava konusu taşınmazdan bu ilk pay satın alma işlemi sonrasında da davaya konu taşınmazda payları olan diğer önceki pay sahiplerinden paylarını satın almaya devam ettiğini, keza müvekkilinin davalının dava konusu taşınmazdaki hissesini arttırmak gayesiyle bu ilk satın alma işleminden sonra gerçekleştirdiği her bir satın alma işlemine karşı da yasal ön alım hakkına sahip olduğunu, hak düşürücü sürelerin hesabında süre başlangıç tarihi olarak her bir satın alma işleminin gerçekleştiği tarih değil ilk satın alma işleminin gerçekleştirildiği 12.01.2021 tarihini esas almak gerekeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c2c6f95c3cab9618 c7d229a4a520a082

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı