7. Hukuk Dairesi 2025/1926 E. , 2025/2924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2698 E., 2025/117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 47. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2024/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 392 parsel sayılı taşınmaz üzerinde zemin ve normal 2 kattan oluşan bir binanın bulunduğunu, binadaki 1 numaralı daireyi dava dışı ...’den satın aldığını ve davalıların bu dairede herhangi bir haklarının bulunmadığını ileri sürerek dairenin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu daireyi satın alma yoluyla edindiğinden eldeki davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/390 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararındaki “...taşınmaz üzerindeki muhdesatın meydana getirilmesinden sonra davacının önceki hissedardan satın alma yoluyla taşınmazda malik olduğu ve binanın dava dışı kişiler tarafından yapıldığı...” gerekçesiyle hukuki yarar dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2025 tarihli ve 2024/2698 Esas, 2025/117 Karar sayılı kararındaki “...taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu, davacının taşınmaz üzerindeki muhdesatın meydana getirilmesinden sonra önceki hissedardan satın alma yoluyla taşınmazda malik olduğu ve taşınmaz üzerindeki muhdesatın tamamına payı oranında sahip olduğu...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; , 1. Gerekçeli kararın kendi içerisinde tutarsız olduğunu, 2. Değerlendirmenin hatalı yapıldığını, 3. Muhdesatın müvekkiline ait olduğunu, 4. Aksi hâlde hakkı olmamalarına rağmen diğer hissedarlara daire bedelinden pay verileceğini, 5. Müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, 6. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f6a17717efa6de4 459ed2a75a7cc452 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2025/1926 E. , 2025/2924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2698 E., 2025/117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 47. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2024/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 392 parsel sayılı taşınmaz üzerinde zemin ve normal 2 kattan oluşan bir binanın bulunduğunu, binadaki 1 numaralı daireyi dava dışı ...’den satın aldığını ve davalıların bu dairede herhangi bir haklarının bulunmadığını ileri sürerek dairenin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu daireyi satın alma yoluyla edindiğinden eldeki davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/390 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararındaki “...taşınmaz üzerindeki muhdesatın meydana getirilmesinden sonra davacının önceki hissedardan satın alma yoluyla taşınmazda malik olduğu ve binanın dava dışı kişiler tarafından yapıldığı...” gerekçesiyle hukuki yarar dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2025 tarihli ve 2024/2698 Esas, 2025/117 Karar sayılı kararındaki “...taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu, davacının taşınmaz üzerindeki muhdesatın meydana getirilmesinden sonra önceki hissedardan satın alma yoluyla taşınmazda malik olduğu ve taşınmaz üzerindeki muhdesatın tamamına payı oranında sahip olduğu...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; , 1. Gerekçeli kararın kendi içerisinde tutarsız olduğunu, 2. Değerlendirmenin hatalı yapıldığını, 3. Muhdesatın müvekkiline ait olduğunu, 4. Aksi hâlde hakkı olmamalarına rağmen diğer hissedarlara daire bedelinden pay verileceğini, 5. Müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, 6. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f6a17717efa6de4 459ed2a75a7cc452 ... ...