Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1506 E., 2025/4968 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1506 E., 2025/4968 K. (24.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1506
Karar No
2025/4968
Karar Tarihi
24.11.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1506 E. , 2025/4968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2357 E., 2024/2016 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/388 E., 2022/327 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1 09... parsel sayılı taşınmazın tapuda davacı ve davalılar adına hisseli olarak kayıtlı olduğunu, taşınmazın kendisinin kullanımında olan bir kısmında kendisine ait mutfak, restaurant binası, resepsiyon yapısı, yüzme havuzu, bar, soğutucu oda, personel konaklama odası, bir kısmı iki katlı bir kısmı tek katlı müşteri konaklama odalarından oluşan .... Otel isimli konaklama tesisinin bulunduğunu, bu muhdesatın tümünü kendi imkânlarıyla yaptırdığını, davalıların bu muhdesat üzerinden hiçbir hak ve hissesinin bulunmadığını, ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazda bulunan ..... Otel isimli tesisi oluşturan tüm muhdesatın kendisine aidiyetinin tespiti ile bu yönde tapuya şerh verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ortaklığın giderilmesi davasında keşif yapıldığını, sunulan bilirkişi raporunda davalıların dava konusu muhdesatın kendilerine ait olduğu hususunda herhangi bir beyan ve iddialarının olmadığını, taşınmaz üzerinde ahşaptan yapılı bir ambar bulunduğunu, bu yapının davalılara ait olduğunu, davacının bu ambar ile ilgili muhdesat talebi olup olmadığının anlaşılamadığını, dava konusu yerde bulunan muhdesatın bir kısmının imara aykırı olarak yapıldığını, davacı tarafın imar barışından yararlanmadığını belirterek davanın açılmasına sebebiyet vermemeleri nedeniyle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın kabul beyanları ve keşifte dinlenen tanık ifadesinden dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ambar haricindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğine kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...sonuç olarak taraflar arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında davacı tarafça ileri sürülen muhdesat iddiası hakkında davalı tarafın açık bir kabullerinin bulunmaması karşısında davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve bu nedenle davalıların yargılama giderlerinden kabul beyanları nedeniyle kısmen sorumlu tutulmalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacı tarafça Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/550 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dosyada davalıların muhdesatın kendilerine ait olduğu hususunda herhangi bir beyan ve iddiaları olmadığını, davalılara muhdesat konusunda bir itirazları olup olmadığının sorulmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazların kabul edilmemesinde davalıların bir kusuru bulunmadığını, davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ileri sürerek kararın yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d2e2e1832b451a6d fa67dd57a12b6f9e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı