7. Hukuk Dairesi 2025/1334 E. , 2025/2273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2158 E., 2024/1721 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/310 E., 2020/168 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen ek karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; bir kısım davalıların miras bırakanı... ile dava dışı ...ye arasında dava konusu 819 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 10.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra davacılar ile bir kısım davalıların miras bırakanları... arasında 11.07.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, satış vaadi sözleşmesine konu dükkanlara isabet eden arsa paylarının davalı ... ile ... ...e satıldığını belirterek; dava konusu 819 ada 12 parsel sayılı taşınmazda davalılar ... ile davalı ......adına kayıtlı payların davacı adına tesciline, taşınmazın rayiç değerinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 601.758,00 TL'nin tazminine karar verilmesini istemiştir. 3. Davacılar vekili beyan dilekçesinde; taşınmazın rayiç değeri olan 601.758,00 TL ile cezai şart olarak 601.758,00 TL'nin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların edimlerini yerine getirmediklerini, satış vaadi sözleşmesinin ölümle sona ereceğini, 5 yıl sonra geçersiz hale geldiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ......ve ... vekili cevap dilekçesinde; talep sonucunun açık olmadığını, müvekkillerinin taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyi niyetle satın aldıklarını, davanın müvekkillerine yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine alacak talebinin kabulüne 601.758,00 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; birleştirilen davada 601.758,00 TL cezai şartın davalılar ..., ..., ..., ..., ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli 2021/1128 Esas 2022/1469 Karar ve sayılı kararı ile davalılar ... ve ...... yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal süre içerisinde davanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi olan 15.09.2003 tarihinden dava tarihi olan 30.12.2016 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, yine teslim tarihinden taşınmazın üçüncü kişilere satış tarihi olan 18.11.2014 tarihine kadar da zamanaşımı süresinin dolduğu, davacılar yönünden ifa imkansızlığı bulunduğu, davalıların miras bırakanı ... ...'ın 13.04.2015 tarihinde öldüğü, taşınmazda bulunan diğer bağımsız bölümlerinin de miras bırakan yaşarken satıldığı, satış ve devir yönünden zamanaşımı süresi içerisinde ifa imkansızlığının bulunmadığı, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinde tapunun kat irtifakı ya da kat mülkiyetine geçildikten sonra devredileceğine dair şart bulunmadığı, taşınmazın davacılara teslim edilmediği ve zamanaşımını kesen başka bir sebebin de mevcut olmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ... ... dışında kalan davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, asıl davada davalılar ... ve ... ... bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 02.04.2024 tarihli ve 2022/6067 Esas, 2024/1931 Karar sayılı ilamında; "zamanaşımı, davacıların ferağ umudunu yitirdiği tarihten işlemeye başlayacağından, bu tarihin ifa olanağının ortadan kalktığı tarih olduğu, Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 10.07.1997 tarih ve 15816 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, yükleniciye sözleşmede kararlaştırılan hisse devrinin kat irtifakı kurulduğunda yapılacağının kararlaştırıldığı, dava konusu 819 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda kat irtifakının kurulmadığı, öte yandan bir kısım davalının miras bırakanı yüklenici ... ...'in 819 ada 12 parsel sayılı taşınmazda 18.11.2013 tarihinde satış yoluyla malik olduktan sonra 23.12.2013 ve 18.11.2014 tarihli satış işlemleriyle taşınmazı davalı ... ... ve ... ile dava dışı üçüncü kişilere devrettiği anlaşıldığından zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gözetilerek, asıl ve birleştirilen davada davacıların iddia ve talepleri, davalıların savunmaları doğrultusunda incelenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken bir kısım davalı yönünden zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi" doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine alacak talebinin kabulüne 601.758,00 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; davalı ... ve ... ... bakımından HMK'nun 150/5. ve müteakip maddeleri gereğince yasal süre içinde yenilenmediğinden davanın 05.07.2019 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, birleştirilen davada 601.758,00 TL cezai şartın davalılar ..., ..., ..., ..., ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Ek Karar Davacı vekili 03.12.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragati ile HMK'nun 307 inci maddesi hükmü uyarınca davacı talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmiş sayılacağından ve HMK'nun 311 inci maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/09/2020 tarihli ve 2018/310 Esas-2020/168 Karar sayılı kararının ve dairemizin 18/09/2024 tarih ve 2024/2158 Esas 2024/1721 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının feragat nedeniyle reddine, davalılar vekillerinin yazılı talebi doğrultusunda kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesi; davalılar ... ve ... ... lehine 3.400,00 TL vekalet ücreti takdir edilen ilk karar üzerine, davacılar tarafından vekalet ücreti olarak icra takip konusu yapılmadan haricen ödendiğini, davalılar ... ve ... ... tarafından İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının istinaf edilmediğin, bu davalılar yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının kesinleşmiş olduğunu, kesinleşme olgusunun kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen nazara alınması gerekirken istinaf mahkemesince hatalı olarak davalılar ... ve ... lehine 30.000,00 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, kararın bu hali ile infazı halinde davalılar ... ve ... ... yönünden mükerrer tahsilata sebep olunacağını belirterek istinaf mahkemesinin ek kararındaki hata yeniden yargılamayı gerektirmediği takdir edildiği ahvalde hükmün düzeltilerek, 11.12.2024 tarihli ek kararın hüküm fıkrasının 8. maddesinin karardan çıkartılması ile hükmün onanmasına, aksi kanaatte ise istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada tapu iptali ve tescil ile ıslahen tazminat, birleştirilen davada cezai şart alacağının tazmini istemine ilişkindir. Dosya incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemesince 18.09.2024 tarihinde bozmaya uyularak verilen kararın, taraflara tebliğ edilmesinden sonra davacılar vekilince davadan feragat edildiğini bildirir dilekçe verilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, ek kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür. 18.09.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkmesinin gerekçeli kararı, davacılar vekiline 17.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, temyizin son günü olan 01.12.2024 tarihinin pazar gününe denk geldiğinden temyiz süresi, 02.12.2024 tarihine uzamış, ne var ki davacılar vekili temyiz süresi geçtikten sonra 03.12.2024 tarihinde davadan feragat dilekçesi vermiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ise de; aynı Kanun'un 310/1. maddesi gereğince feragat ancak hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Davacılar vekili tarafından feragat dilekçesi verildiği tarihte hüküm kesinleşmiş olduğundan feragat dilekçesi gözetilerek ek karar ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ek kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenlerine göre ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından, yeniden alınması yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.