Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5185 E., 2025/3444 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5185 E., 2025/3444 K. (08.09.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5185
Karar No
2025/3444
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/5185 E. , 2025/3444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3088 E., 2024/2042 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/92 E., 2022/393 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vasiyet eden ...'nun 10.04.2017 tarihinde öldüğünü, 29.08.2014 tarihinde .... Noterliğinden ... yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte vasiyet edenin ehliyetsiz olduğunu ve lehine vasiyet edilen davalının, vasiyet edenin iradesini fesada uğratarak vasiyetname düzenlendiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babasına bakmadığını, babasını kendi evine dâhi almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Aldırılmış olan ATK raporu ile murisin vasiyetname tarihinde vasiyetname yapmaya ehil olduğu, vasiyetname içeriğinin, bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olmadığı, davacının TMK 510 ve 511. maddeleri gereğince muris ile ilgilenmediği, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tanık beyanları ile sabit olduğu, TMK hükümleri gereğince vasiyetnamenin iptalini gerektirecek bir hususun mevcut olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu raporlarından miras bırakanın vasiyetname tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunmadığının anlaşıldığına, vasiyetnamenin iptaline yönelik irade fesadı iddialarının dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamı nazara alındığında kanıtlanamadığına göre, yerel mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporu ile Adli Tıp Kurumu ek raporunun hatalı olduğunu, murisin hastalıklarının vasiyetname tarihinden önce başladığını, davalı ve dava dışı diğer mirasçının vasiyetnameden önceki tarihte savcılığa verdikleri dilekçelerde de bu durumun sabit olduğunu, vasiyet edenin vesayet altına alınması konulu dosyalarda davacının vasisi olmasını talep ettiğini, davacı tanıklarının beyanlarının da murisin akıl sağlığının yerinde olmadığı doğrultusunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fbc90ebc1db57edc 1e37f69451c8e64d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı