Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/5144 E., 2025/3231 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5144 E., 2025/3231 K. (24.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5144
Karar No
2025/3231
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/5144 E. , 2025/3231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2004 E., 2022/2283 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/335 E., 2020/421 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ...’ın evli olduklarını, davalı eş ... tarafından, adına kayıtlı bulunan ... ilçesi, .... ada ... parsel 1 numaralı bağımsız bölümün 06.06.2016 tarihinde 3.000.000,00 TL bedelle müvekkilinin bilgisi olmadan ... San. Tic. A.Ş.’nin Türkiye Halk Bankası A.Ş.’ye olan borcuna karşılık olarak ipotek ettirildiğini, imzalanan kredi sözleşmesi hükümlerine göre davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmaz hakkında İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/4190 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını öğrendiğini, bu işlem yapılırken davacı eşin yazılı rızasının alınmadığını, bu sebeple hukuken geçersiz olan ipotek işleminin iptali ile fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın dükkan nitelikli olduğunu, davalı ...'ın malik bulunduğu taşınmazın dava dışı kredi borçlusu .... San. ve Tic. AŞ.'nin banka nezdindeki doğmuş-doğacak tüm borç ve risklerinin teminatını teşkil ettiğini, ipotek tesisine ilişkin işlemden önce aile konutu olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığını, yine bu davacının olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığını, müvekkilinin ipotek tesisinde alacağının teminat altına almak gayesi ile hareket edip tamamen iyi niyetli olduğunu, ipotek mukabilinde kredi tahsisine onay verildikten ve kredi kullandırıldıktan sonra kredinin itilaflı hâle gelmesi üzerine borcu ödenmekten kaçınmaya yönelik davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mevcut ipoteğin usul ve yasaya aykırı şekilde tesis edildiğini, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nuın 584. maddesi; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.'' hükmüne göre dava açıldığını, 3. Davalı ....'nin verdiği cevap dilekçesinde kullandırılan kredilerin teminatı olarak ipotek işlemi yapıldığının açıkça ikrar edildiğini, 4. Gerek 6098 sayılı Kanun'un 584. maddesine göre bir başkasının borcu için kurulan kefalet ilişkilerinde, gerekse aynı Kanun'un 603. maddesi gereğince bir başkasının borcu adına yapılan her türlü kişisel teminatlarda eşin rızasının alınması gerektiğinin Kanun'un emredici hükmü olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından, teminatın ayni teminat olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle taşınmazın dükkan niteliğinde olması ve taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a8a2f6d9b46f5c97 42a099ffae5f0541

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı