7. Hukuk Dairesi 2024/4957 E. , 2025/3228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2393 E., 2023/284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/527 E., 2022/255 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ....'nun .... Noterliği'nin 27.01.2014 tarih, .... yevmiye numarası ile düzenlediği vasiyetnamede bir kısım taşınmazları kendilerine bıraktığını, davalı ...'na ise Bursa ili, .... ilçesi, .... Mah. ... parsel sayılı taşınmazın vasiyet edildiğini fakat bu taşınmazın vasiyet tarihinde murise ait olmadığını, ayrıca vasiyet tanıklarının yakın akraba olduğunu, bunun da vasiyetin geçersiz hale gelmesine sebep olduğunu beyanla vasiyetnamenin iptalini dava etmiştir. 2. Birleşen davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; muris ....'nun Bursa ili, .... ilçesi, .... Mah. ... parsel sayılı taşınmazı davalı ...'na satarak temlik ettiği görünmekte ise de; bu taşınmazın aynı zamanda ... Noterliği'nin 27.01.2014 tarih, ... yevmiye sayılı vasiyetname ile davalıya vasiyet edildiğini, satışın gerçek bedelin altında yapıldığını, işlemin muvazaalı olduğunu beyanla tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde tenkise karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamede sadece müvekkiline vasiyette bulunulmadığını, davacılar lehine de başka taşınmazların vasiyet edildiğini, bu taşınmazlar yönünden ifa imkansızlığı bulunmadığından vasiyetin geçerli olduğunu, vasiyette bulunanın iradesine saygı gösterilmesi ve vasiyetnameyi ayakta tutmak gerektiğini savunmuştur. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; muris muvazaasının kabul edilmesi halinde taşınmazın tekrar terekeye döneceğini, bu durumda ise mahkemece tefrik edilen vasiyetnamenin tenfizi davasının devreye gireceğini, davalının 150.000,00 TL'lik taşınmaza 1.000.000,00 TL'lik yatırım yaptığını, davacıların bu artıştan faydalanmak için kötüniyetli olarak muris muvazaası davasını açtığını, tenkis talebine yönelik olarak da bu taşınmaza davalının yaptığı katkının dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; vasiyetname tanıklarından ...'ın davalı ...'in bacanağı, diğer tanık ...'nun ise yine davalı ...'in eniştesi olması nedeni ile tanıklık yapamayacak kişilerden olması, ayrıca vasiyet edilen taşınmazın murise ait olmayıp vasiyet tarihinden önce muris tarafından davalıya satılması nedeni ile ifada imkansızlık bulunmasının vasiyetnameyi geçersiz hale getirdiği gerekçesi ile asıl davadaki vasiyetnamenin iptali talebinin kabulüne, birleşen davadaki muris muvazaasının ise dava konusu taşınmazın satışı karşılığında davalının murise para ödemediğinin tanık beyanları ile anlaşıldığı, gerçek bedelle satış bedeli arasında fark bulunduğu, murisin taşınmazı satmasını gerektirir bir sebebi veya ihtiyacı bulunmadığı, dolayısıyla muris muvazaasının da sübut bulduğu gerekçesi ile birleşen davanın da kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak, asıl dava bakımından davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeni ile reddine, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile; ... Noterliği'nin 27.01.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptaline, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile Bursa ili, ... ilçesi, ... Mah. ... parsel sayılı taşınmazın, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile, 1/4 payının davacı ..., 1/4 payının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payların davalı ... uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Vasiyetname tanığı ...'in davalının eşi ...'in kardeşi olması sebebiyle, yasaklı tanıklardan olduğu varsayılarak hüküm tesis edildiğini, bu gerekçenin, Yargıtay uygulamasına ve mehaz kanuna aykırı olduğunu, kanundaki bu kişilerin eşleri ibaresinin memurun ve tanığın eşlerini işaret ettiğini, bu husus doğru kabul edilse dâhi bunun vasiyetnamenin iptali sebebi olmadığını, ilgili tasarrufun iptalini gerektirdiğini, b. Murisin, temlik işleminin ardından işleme konu olan taşınmazı noterde vasiyetname düzenleyerek yine aynı mirasçısına bağışlamasının söz konusu olduğunu, böyle bir durumda, tapudaki temlik işlemi iptal edilse bile vasiyetnamenin devreye gireceği ve muvazaaya konu taşınmazın yine aynı mirasçıya ait olacağını, c. Dinlenen tüm tanıklar, murisin, dava konusu taşınmazı davalıya bırakma iradesi olduğunu, davalının ölünceye kadar murise baktığını, bu durumda temlikin vefa ve minnet duygusu ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunun incelenmesi gerektiğini, ancak Mahkemece bu husus değerlendirilmeden karar verildiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl dava yönünden vasiyetnamenin iptali, birleşen dava yönünden muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6bdb2260bc9ae37 74243fbf0040a26f