7. Hukuk Dairesi 2024/5021 E. , 2025/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1640 E., 2024/1487 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/125 E., 2023/236 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Mahallesi, ... Caddesinde yer alan ... numaralı binanın 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerinin maliki olduğunu, binanın diğer bağımsız bölümlerinin ise müvekkilinin kardeşi olan dava dışı ...'a ait olduğunu, binanın diğer bağımsız bölümlerinin müvekkilinin kardeşi ... tarafından 01.03.2020 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, davalı ile müvekkili arasında ise kira sözleşmesinin bulunmadığını, davalının bu bağımsız bölümleri işgal ederek 2 yılı aşkın zamandır kullandığını, dava tarihine kadar da herhangi bir kira bedeli ödemediğini ileri sürerek, davalının dava konusu 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlere davalının el atmasının önlenmesine ve tahliyesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümler için davacı ile müvekkili arasında yazılı değil sözlü kira sözleşmesinin bulunduğunu, dosyaya sunulan banka ödeme dekontları ve mesaj içeriklerinden taraflar arasında kiracılık ilişkisi bulunduğunun anlaşılacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2022/125 Esas, 2023/236 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmazın diğer bağımsız bölümlerle birlikte bütün halinde yurt olarak kullanıldığı, davalının sunmuş olduğu mesaj kayıtlarından da davacının kira sözleşmesinden haberdar olduğunun anlaşıldığı, bu hususun tanık beyanları ile de doğrulandığı, davacı ve davalı arasında yazılı olmayan ancak sözlü kira sözleşmesinin bulunduğu, davalının dava konusu taşınmazlara haksız el atmasının olmadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2023/1640 Esas, 2024/1487 Karar sayılı kararı ile "... davalı tarafından, taraflar arasında gerçekleşen ve davacı tarafından inkar edilmeyen "whatsapp" mesaj yazışmalarının sunulduğu, davacı tarfaından söz konusu yazışmaların kendi adına değil, kardeşi adına yapmış olduğunu belirtmiş ise de yazışmaların içeriğine göre davacının kira sözleşmesinden haberdar olduğu ve davalıdan ödenmeyen kira bedellerini istediği, bu bedellerin herhangi bir üçüncü kişi adına değil, kendi nam ve hesabına talep ettiğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava ve istinaf dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrarla; a. Müvekkilinin kardeşi Sinan'ın kiralama vb. işlerde çekingen ve yetersiz olması sebebiyle müvekkilinin kardeşi adına hareket ederek davalıyla görüşmeleri yaptığını, b. Davalının kardeşinin tanık olarak verdiği beyana itibar edilemeyeceğini, c. Görüşmelerin önceki kira sözleşmesine ait olduğunu, mesaj tarihlerinin de bu iddialarını desteklediğini, d. Kira bedellerinin davalı tarafından farklı tutarlarda yatırıldığını, müvekkilin yeni kira sözleşmesini öncekinden daha düşük bedelle yapmış olmasının işin doğasına aykırı olduğunu, e. Davalının kullandığı taşınmaza verilen yurt isminin önceki kira döneminden farklı olarak değiştirildiğini, dekontlarda da bu durumun görüldüğünü, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını belirterek, Mahkeme kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.