Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4883 E., 2025/2907 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4883 E., 2025/2907 K. (29.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4883
Karar No
2025/2907
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/4883 E. , 2025/2907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/623 E., 2024/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/100 E., 2020/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 2352 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 70 yıldan beri nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla müvekkilleri tarafından kullanıldığını, taşınmazda müvekkillerinin inşai ve zirai muhdesatlarının bulunduğunu, emlak vergilerinin ödendiğini, elektrik ve su aboneliklerinin adlarına olduğunu, taşınmaz evveliyatında davacıların murisleri tarafından kullanılmakta iken, 1956 yılında tapulama kadastrosunda her nasılsa senetsiz olarak ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespite ... tarafından itiraz edilmiş ise de, Tarsus Gezici Kadastro Mahkemesinin 1962/55 Esas, 1962/241 Karar sayılı dosyasında 04.09.1962 tarihinde itirazın reddine karar verildiği ve tespitin bu şekilde kesinleştiğini, ölü ...'un çevrede bilinmediği gibi tespit tarihinden 30 yıl önce ölmüş kişi olarak belirlendiğini, mirasçılarının da bilinmediğini, haricen yaptığı araştırmaya göre böyle bir kişinin yaşamadığını, ...'un mirasçılarının tespiti ve mirasçılık belgesinin alınması için yetki ve izin verilmesini istediğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların kullanım alanlarına göre ifraz edilmek suretiyle davacı müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu kayıt malikinin mirasçılarının bilinmemesi hâlinde kayyım atanarak husumetin kayyıma yöneltilmesi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, gaibin mal varlığının Hazineye intikal etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın ''...'' yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın ... yönünden kabulüne, taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Hükmün davalı ... Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "TMK. m. 713/2'de yer alan "…ölmüş…" sözcüğünün Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/58 Esas-2011/52 Karar sayılı kararıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, derdest tüm davalarda etkisini göstereceğinden iptal edilen kanun maddesinin hiç bir surette uygulama imkanı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde olmadığı (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.02.2023 tarihli ve 2022/7229 Esas-2023/1185 Karar sayılı kararı), kadastro tutanağı, dayanak tapu kaydındaki bilgilere göre ... (... ...) bilinmeyen kişi olmayıp tanınan ve bilinen kişi olduğu gibi tapuda ... adına değil ...:oğlu adına kayıtlı olduğu, bir an için bu nedene dayanılmış olsa bile davanın reddinin gerektiği (Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.06.2007 tarih ve 2007/2915 Esas-4003 Karar sayılı kararı) gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin infaza uygun şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 2.Tapu kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğunu, mirasçılarının da bilinmediğini, 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki olağanüstü zamanaşımı ve mülkiyeti kazanım koşullarının oluştuğunu, 4.Davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki "ölmüş" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, sonucu itibariyle doğru ise de hükmün gerekçesinin doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın ölü kişi adına kayıtlı olmadığı, "..." adına kayıtlı olduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2018 günlü 2017/1374 Esas, 2018/20 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre tek mirasçı olan Hazineye intikal ettiği, bu durumda 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki koşulların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle hükmün ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4e3bd7f7ec4d2508 7278f2b2b2966a43 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2024/4883 E. , 2025/2907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/623 E., 2024/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/100 E., 2020/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 2352 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 70 yıldan beri nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla müvekkilleri tarafından kullanıldığını, taşınmazda müvekkillerinin inşai ve zirai muhdesatlarının bulunduğunu, emlak vergilerinin ödendiğini, elektrik ve su aboneliklerinin adlarına olduğunu, taşınmaz evveliyatında davacıların murisleri tarafından kullanılmakta iken, 1956 yılında tapulama kadastrosunda her nasılsa senetsiz olarak ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespite ... tarafından itiraz edilmiş ise de, Tarsus Gezici Kadastro Mahkemesinin 1962/55 Esas, 1962/241 Karar sayılı dosyasında 04.09.1962 tarihinde itirazın reddine karar verildiği ve tespitin bu şekilde kesinleştiğini, ölü ...'un çevrede bilinmediği gibi tespit tarihinden 30 yıl önce ölmüş kişi olarak belirlendiğini, mirasçılarının da bilinmediğini, haricen yaptığı araştırmaya göre böyle bir kişinin yaşamadığını, ...'un mirasçılarının tespiti ve mirasçılık belgesinin alınması için yetki ve izin verilmesini istediğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların kullanım alanlarına göre ifraz edilmek suretiyle davacı müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu kayıt malikinin mirasçılarının bilinmemesi hâlinde kayyım atanarak husumetin kayyıma yöneltilmesi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, gaibin mal varlığının Hazineye intikal etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın ''...'' yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın ... yönünden kabulüne, taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Hükmün davalı ... Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "TMK. m. 713/2'de yer alan "…ölmüş…" sözcüğünün Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/58 Esas-2011/52 Karar sayılı kararıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, derdest tüm davalarda etkisini göstereceğinden iptal edilen kanun maddesinin hiç bir surette uygulama imkanı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde olmadığı (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.02.2023 tarihli ve 2022/7229 Esas-2023/1185 Karar sayılı kararı), kadastro tutanağı, dayanak tapu kaydındaki bilgilere göre ... (... ...) bilinmeyen kişi olmayıp tanınan ve bilinen kişi olduğu gibi tapuda ... adına değil ...:oğlu adına kayıtlı olduğu, bir an için bu nedene dayanılmış olsa bile davanın reddinin gerektiği (Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.06.2007 tarih ve 2007/2915 Esas-4003 Karar sayılı kararı) gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin infaza uygun şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 2.Tapu kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğunu, mirasçılarının da bilinmediğini, 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki olağanüstü zamanaşımı ve mülkiyeti kazanım koşullarının oluştuğunu, 4.Davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki "ölmüş" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, sonucu itibariyle doğru ise de hükmün gerekçesinin doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın ölü kişi adına kayıtlı olmadığı, "..." adına kayıtlı olduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2018 günlü 2017/1374 Esas, 2018/20 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre tek mirasçı olan Hazineye intikal ettiği, bu durumda 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki koşulların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle hükmün ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4e3bd7f7ec4d2508 7278f2b2b2966a43 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı