7. Hukuk Dairesi 2024/4488 E. , 2025/3004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/270 E., 2024/1129 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/307 E., 2020/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, muris ...'ın 25.08.2006 tarihinde vefat ettiğini, geriye kanuni mirasçısı ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., vasiyet alacaklısı olarak da ..., ..., ... ve ... Numune Hastanesi Vakfı bulunduğunu, muris ...'ın ... Noterliğinin 20.12.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinin Kadıköy 2. Sulh Hukuk Hâkimliğinin 27.03.2008 tarih ve 2006/672 Esas, 2008/438 Karar sayılı ilâmı ile açılarak okunduğunu, kararın kesinleştiğini, vasiyetnamenin açılmasından sonra davalıların vasiyetnamenin iptali için Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, davanın ret olduğunu, kararın kesinleştiğini, muris tarafından yapılan vasiyetnamenin kesinlik kazandığını açıklayarak; müvekkilleri lehine bulunan muayyen mal vasiyetinden payına düşen miktarı alabilmesi için .... Noterliğinin 20.12.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların Kadıköy 2. (Anadolu 9.) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/1 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davanın hâlen derdest olduğunu, mahkeme huzuruna vasiyetin tenfizi olarak getirmiş oldukları işbu davadaki taleplerin isteklerin aynı olduğunu, davacı tarafından mükerrer talepleriyle ilgili olarak dava dilekçesinin tavzih edilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddinin gerektiğini, murisin vasiyetnamesinde vasiyet etmiş olduğu gayrimenkullerin tamamına yakınını ölümünden önce başkalarına sattığını, vasiyetnamedeki iradesini tamamen değiştirdiğini, davacıların vasiyetname ile kendilerine bırakılan gayrimenkuldeki kıymet ifade eden tüm eşyayı tereke dosyasından teslim aldığını, yine davacıların tüm bankalardaki mevcut birikimleri de çektiğini, vasiyetnamede belirtilen ev eşyasının teslim alınması ve bankalardan tahsil edilen birikimler dışında vasiyetnamede belirtilen gayrimenkulün satıldığını, başkaca bir hak ve alacaklarının olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 2. Dâhili davalı ... vekili 10.07.2019 tarihli dilekçesinde özetle, davada taraf olarak ... hasım olarak gösterilmiş olup dosyadaki tüm tebligatların da Tüzel Kişiliği ve Bakanlığı temsil yetkisi olmayan hastaneye yapıldığını, bu nedenle davadan 04.07.2019 tarihinde haberdar olunduğunu, yokluklarında yapılan tüm işlemlere itiraz ettiklerini, dava konusu vasiyet hakkında Bakanlığın tam olarak bir bilgisi bulunmamakla birlikte şayet Bakanlık adına vasiyet edilen malvarlığı var ise bu konuda müvekkili İdarece yapılmış herhangi bir işlem olmadığını, işbu sebeple Bakanlığa bağlı ... adına vasiyet edilen taşınır ve taşınmaz malların Mahkemece verilecek karar üzerine Bakanlık adına tescilini talep ettiklerini belirterek; davanın Bakanlığa yöneltilmesine, yine Bakanlık adına vasiyet edilen taşınır ve taşınmaz malların İdare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ilk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/672 Esas ve 2008/438 Karar sayılı ilâmıyla açılıp okunan 21.12.2000 tarihli ve ... yevmiye No.lu vasiyetnamenin tenfizine, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, 2. normal kat, 5 No.lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit paylarla kayıt ve tesciline, İstanbul ili, .,.. ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, B Blok, 1. normal kat, B1 giriş, 12 No.lu dairenin tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit paylarla kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve diğerleri vekili ile dâhili davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf eden bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, dâhili davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli ve 2013/307 Esas ve 2020/166 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/l-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile dâhili davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer davalılar yönünden kabulü ile Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/672 Esas ve 2008/438 Karar sayılı ilâmıyla açılıp okunan 21.12.2000 tarihli ve ... yevmiye No.lu vasiyetnamenin tenfizine, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, 2. normal kat, 5 No.lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit paylarla kayıt ve tesciline, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, B Blok, 1. normal kat, B1 giriş, 12 No.lu dairenin tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit paylarla kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili, muris ...'ın, açık iradesi ile vasiyetnamedeki tasarrufundan vazgeçmiş olup vasiyetten rücu ettiğini, murisin ölümünden önceki son arzusunun, vasiyetnamedeki tasarrufunu hükümsüz kılmak olduğunu, bu arzusunun ve isteğinin davada öncelikle dikkate alınarak değerlendirilmesi, yorumlanması ve murisin son arzusuna saygı duyularak iradesine itibar edilmesi gerektiğini, davacıların, Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/1 Esas sayılı dosyası ile açtıkları davada, murisin ehliyetsizliği sebebiyle satışın iptalini istediklerini, dava reddedilmiş olup, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacıların kesinleşen kararla dava konusu, (... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, 2. kat, 5 No.lu bağımsız bölümdeki) gayrımenkulle ilgili talep haklarının ortadan kalktığını, gayrimenkulün üçüncü kişiye satılarak vasiyetnameden çıkmış olduğunu, davalı kanuni mirasçı müvekkilleri tarafından açılan muvazaa sebebiyle iptal davasının Mahkemece kabul edilmiş, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu belirterek karann bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir; a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi, b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi, Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilâm harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilâm harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilâm harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun'un 16. maddesindeki düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 Karar sayılı kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi nedeniyle düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir. Somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hâle getirdikten sonra yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için karar ilâm harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır. O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde nisbi karar ve ilâm harcı alındıktan sonra istinaf yargılaması yapıldığından bahisle ayrıca istinaf karar ve ilâm harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sonuç kısmında yer alan "11- Harçlar Kanununa göre alınması gereken 44.401,50 TL. nispi ilam harcından istinaf başvurusu sırasında davalılar tarafından peşin yatırılan 8.265,00 TL harcın mahsubu ile 36.136,5 TL. istinaf nispi ilam harcının, istinaf eden davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına," ifadelerini içeren bendinin hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.