Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4481 E., 2025/3059 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4481 E., 2025/3059 K. (17.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4481
Karar No
2025/3059
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/4481 E. , 2025/3059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1355 E., 2024/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/435 E., 2022/853 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de davacı sıfatı ile yer aldığı mirasta iade istemli davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/880 Esas ve 2000/1544 Karar sayılı kararı ile tüm davacıların davasının kabulüne ilişkin kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesince bozulması sonucu İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca "karşılıksız kazandırmanın iadeye tabi olduğunun ispat yükünün davacılarda olduğu, davacılar tarafından ispat edilemediği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verildiğini, bozma kararı üzerine Mahkemenin 2006/391 Esas ve 2006/522 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, bu kararın 17.07.2008 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmaza ait ve yargılama sırasında müvekkilinin elinde olmayan tapulama tutanağına ulaşıldığını, bu tutanakta dava konusu taşınmazın murisin davalı olan iki oğluna hibe edilerek mülkiyetinin devredildiğinin yazılı olduğunu, müvekilinin hak kaybına uğramaması için hibe edilen taşınmazın terekeye iadesinin gerektiğini ileri sürerek, sunulan bu belge dahilinde yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kararın en son Yargıtay Genel Kurulunun denetiminden geçerek kesinleştiğini, tapulama tutanaklarının yargılama sırasında incelendiğini, tapuda aleniyet ilkesi gereği bu tutanakların herkese açık olduğunu, bu nedenle böyle bir belgenin varlığının yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğini, kararın üzerinden 14 yıl geçtiğini, istem için hak düşürücü sürenin de dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/435 Esas, 2022/853 Karar sayılı kararı ile "...mevcut belgenin sonradan bulunmuş olmasının başlı başına yargılamanın iadesi sebebi olarak kabul edilemeyeceği, mücbir sebepten maksadın tarafların elinde olmayan ve bütün çabalarına rağmen ulaşılamayan bir engel ile karşılaşması olduğu ve tarafın bu durumu ispat etmesi gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1020. maddesi gereği tapu sicilinin herkese açık olduğu..." gerekçesiyle "...yargılamanın iadesi talebinin reddine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli ve 2023/1355 Esas, 2024/1382 Karar sayılı kararı ile "... davacı vekili tarafından sunulan tapulama tutanağının karşılıksız kazandırmanın iadeye tabi olduğunu ispata yarar nitelikte delil olmadığı gibi, yargılama aşamasında dosya kapsamında da bu belgenin bulunduğu, sunulan belgenin HMK'nın 375/ç bendinde belirtilen şartlara uygun bir belge de olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrar ederek; a. Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, söz konusu evrakla ilgili olarak önceki Mahkeme kararında bir değerlendirme yapılmadığını, b. Sunulan belgenin tapuda bulunmayan bir belge olduğunu, bu nedenele Mahkemece davanın esasına girilerek belgenin tapuda bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d07bd857ce66a338 60d68723efe570cb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı