7. Hukuk Dairesi 2024/4145 E. , 2025/2400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/329 E., 2023/353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/318 E., 2019/102 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı/tereke temsilcisi vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 493 ada 12 No.lu parselde kayıtlı bulunan kerpiç ev, ahır ve avlu vasıflı taşınmazın 26.03.1974 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında davalıların babası ... ... adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmaza komşu, 493 ada 13 parselin de ... ...’in kardeşi, davacının babası ... ... adına tescil edildiğini, kadastro krokileri incelendiğinde, dava konusu taşınmazın şekli ve niteliğinin hatalı ve komşu taşınmazı kapsayıcı sınırlara sahip olduğunun görüleceğini, dava konusu taşınmazı sağlığında davacıların babası şimdi ise davacı müvekkillerinin kullandığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu, bu nedenle davalılar adına kayıtlı olan 12 No.lu taşınmazın tapusunun iptali ile davacıların murisi ... ...’in yasal mirasçıları adına miras hissesi oranında tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda önceleri müvekkillerinin murisi ... ...’in yaşadığını, ölümü ile birlikte eşi ...’nin 4-5 yıl öncesine kadar taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde yazılı unsurların yerine getirilmediğini, bu sebeple davanın yasal dayanağı olmadığını, tarafların murislerinin iki kardeş olduğunu ve bir müddet taşınmazı ortak kullandıklarını bu nedenle fasılasız ve aralıksız kullanma şartının gerçekleşmediğini, ilgili maddenin iptal edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda davacıların söz konusu taşınmazı kullandıkları tanık beyanları ile sabit ise de dosyaya sunulan veraset ilâmında davalıların murisi olan tapu maliki ... ...'in 06.04.1994 tarihinde vefat ettiği, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.3.2011 tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolmamış olduğu, bu sebeple Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı tarihine kadar 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmü şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın sadece 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne dayalı olarak açılmadığını, davacıların murisi ...’ın dava konusu taşınmazı ölüm tarihi olan 1990 yılına kadar, onun ölümünden sonra da davacıların taşınmazı kullandıklarını, yaklaşık 43 yıllık kesintisiz olarak taşınmaza zilyet olduklarını, bu süre boyunca davalıların kullanıma bir itirazlarının bulunmadığını, 2. Mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu taşınmazın talep edilen bölümünün, müvekkillerinin babası ve müvekkilleri tarafından kullanıldığının sabit olduğunu, 3. Yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen, Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, 4. Davalılar ... ve ...'nin açılan davayı kabul ettiklerini, Mahkemenin bu hususu değerlendirmediğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı/tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 940431cf562837c2 230492dc67c07bae