Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3684 E., 2025/2056 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3684 E., 2025/2056 K. (16.04.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3684
Karar No
2025/2056
Karar Tarihi
16.04.2025
Konu
Boşanma, Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/3684 E. , 2025/2056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1050 E., 2024/1522 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/377 E., 2022/495 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların dava konusu taşınmazı 220.000,00 TL bedel ile müştereken satın aldıklarını ve taraflar arasındaki güven ilişkisi sebebiyle tapuda davalı adına tescil edildiğini ancak davalı tarafça davacının ödediği bedel oranında taşınmazın devrinin yapılmadığını belirterek davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının ödemiş olduğu satış bedeli oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını ve boşanma kararının 05.10.2021 tarihinde kesinleştiğini, tarafların birbirinden herhangi bir tazminat, katılma alacağı veya hak talep etmeyecekleri konusunda anlaştıklarını savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalının 01.02.2019 tarihinde evlendikleri, dava konusu taşınmazın evlilik öncesi alındığı gözetildiğinde protokolün uyuşmazlık açısından bağlayıcılığı olmadığı, sunulmuş olan dekontlar ve banka hesap dökümlerine göre davacının dava konusu taşınmazın alımı sırasında 125.640,00 TL ödediği, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen dekontlar ve tanık anlatımları değerlendirildiğinde taraflar arasında inanç sözleşmesi kurulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın davacının yaptığı ödeme oranı olan 3141/5500 pay oranında iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, kalan hissenin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı ile dava konusu taşınmazın satın alınması ve daha sonradan tapunun bir kısmını devredilmesine dair yazılı bir delile dayanmadığı ancak, davacı tarafından dava konusu taşınmazın alınabilmesi için davalıya göndermiş olduğu 17.10.2018 tarihli 5.000,00 TL'lik havale işleminin tapu masrafı açıklaması ile 17.10.2018 tarihli 100.000,00 TL'lik havale işlemini arsa alımı açıklaması ile 17.10.2018 tarihli 14.000,00 TL'lik havale işleminin tapu açıklaması ile 22.10.2018 tarihli 11.640,00 TL'lik havale işleminin tapu ve bahçe açıklaması ile davalının hesabına gönderildiği anlaşılmakla, bu ödeme belgeleri yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup bu hâlde inanç sözleşmesi “tanık” dâhil her türlü delille ispat edilebileceği, bu itibarla, Mahkemece toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları kapsamında dava konusu taşınmazın satın alınmasına dair bir kısım bedel ile yine tapu masraflarının davacı tarafından inanç sözleşmesi kapsamında davalıya gönderildiği sabit olmakla, davacının dava konusu taşınmazın satın alınmasında yapmış olduğu katkı payı miktarı oranlanmak suretiyle bu miktara tekabül eden hisseye ilişkin tapunun iptaline ve davacı adına tesciline dair yerel Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık dinletilmesine muvafakatı olmadığını, kararda tapunun iptali yönünden yapılan oranlamanın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasın talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık inanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9f0ed936b73e2d9e 36b0c9dbc4ffb94a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı