7. Hukuk Dairesi 2024/3601 E. , 2025/2318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1235 E., 2024/864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemah Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/21 E., 2022/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... ve asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı ... vekili; muris ... tarafından ... Noterliğinin 19.03.2010 tarihli ve 18 yevmiye sayılı işlemi ile vasiyetname düzenlendiğini, bu vasiyetname ile taşınmazların kendisine bırakıldığını ve Kemah Sulh Hukuk Mahkemesince vasiyetname açıldığını belirterek tenfiz belgesinin verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı ... vekili; muris ...’ın ...Noterliğinin 19.03.2010 tarihli vasiyetnamesiyle bazı taşınmazları davalılardan ...’e vasiyet ettiğini, müteveffanın vasiyetnameyi düzenlerken iradesinin sakatlandığını ve vasiyetnamenin geçersiz olduğunu belirterek öncelikle vasiyetnamenin iptalini, vasiyetnamenin iptalinin mümkün olmaması hâlinde tenkisini, bu talebinde kabul edilmemesi hâlinde dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili; asıl davanın reddini savunmuştur. 2. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili; birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; vasiyetnamenin iptalini gerektirecek herhangi bir yasal neden bulunmadığı ve birleştirilen davada davacı ...’nin saklı payına karşılık alacak miktarının 56.903,039 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, vasiyetnamenin tenfizine, dava konusu taşınmazlardaki vasiyet eden ... adına olan tapu kaydının iptali ile lehine muayyen mal vasiyet edilen davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebinin kabulü ile 56.903,039 TL’nin davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddine, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekilinin birleştirilen davaya yönelik istinaf itirazlarının esastan reddine, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekilinin birleştirilen davaya yönelik istinaf itirazlarının esastan reddine, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekilinin asıl dava hakkındaki istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, vasiyetnamenin tenfizine, dava konusu taşınmazlardaki vasiyet eden ... adına olan tapu kaydının iptali ile lehine muayyen mal vasiyet edilen davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebinin kabulü ile 56.903,039 TL’nin davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... ve asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından itirazlarının değerlendirilmediğini, gerekçelendirme yapılmadığını, ... yönünden verilen kararın hatalı olup istinafın süresinde yapıldığını, vasiyetnamenin tenfizi talepli davada taşınmaz tesciline karar verilemeyeceğini, vasiyetnamenin tenfizi davası ile vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının birlikte görülemeyeceğini, vasiyetnamenin tenfizi davasında tescil talep edilmediğine göre maktu harca tabi olması gerektiğini, seçimlik hakkının usulüne uygun kullandırılmadığını, seçim hakkından sonra ikinci keşfin yapılmadığını, vasiyetnamenin iptali talebi hakkında yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidildiğini, taşınmazların kıymet takdirlerinin gerçekler ile örtüşmediğini, vasiyetnamenin tenfizi davasında tapu iptali ve tescil isteminde bulunmadığını, talep aşılarak tapu iptali ve tescil kararı verildiğini, imar kanunu ve yönetmeliği uyarınca araştırma gerçekleştirilmediğini, tenkisi gereken miktarların hüküm fıkrasında gösterilmediğini, vekil eden ...’ye yüklenen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin icrasında tereddüt hasıl olacağını, müvekkilinin saklı payı olan miktara keşif tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken seçimlik hakkının kullanıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, muaazara çıkarmayan davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, vasiyetnamenin tenfizi davasında davalılara yükletilen harç ve yargılama giderinin hak arama hürriyetini ihlal ettiğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava vasiyetnamenin tenfizi, birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. maddesine göre “(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.” Somut olayda; asıl ve birleştirilen davada davalı ...’e çıkarılan İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar tebligatının adresinden taşındığı gerekçesiyle (06.04.2022 tarihinde) iade edildiği, asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin 26.04.2022 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davalı ...’in istinaf talebinin usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, asıl ve birleştirilen davada davalı ...’e usulüne uygun şekilde yapılan gerekçeli karar tebligatı bulunmadığına göre 26.04.2022 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin İstinaf başvurusunun incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... ve asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin ... yönünden tüm, Hava yönünden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 45022efc044acfb0 25e89b3ada24c6ac