Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3528 E., 2025/1674 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3528 E., 2025/1674 K. (26.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3528
Karar No
2025/1674
Karar Tarihi
26.03.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/3528 E. , 2025/1674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1081 E., 2024/1398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/768 E., 2024/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 38173 ada 8 parselde yer alan taşınmazın bedeli gerçekte davacı tarafından ödenmiş ise de annesinin üzerine tescil ettirdiğinden dolayı davacı ve davalıya annesinden miras kalmış olarak göründüğünü, ortaklığın satış yolu ile giderilmesi için dava açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet betonarme ev, ahır, beton duvarla örülü açık ahır, eve bitişik ocak bulunan yapı, evin bahçesindeki tel çit, samanlık ve ağaçların davacıya ait olduğunu ve değerlerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasını sürüncemede bırakmak için bu davanın açıldığını, taşınmazın üzerindeki yapıların müvekkilinin ve eşinin katkıları ile mirasbırakanları tarafından yaptırıldığını, davacının adına kestirdiği sözde fatura ile hak iddiasında bulunduğunu, davacının emekli ikramiyesi ile başka bir taşınmaz aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tarafların murislerinin maddi durumunun iyi olduğunu, 20519 ada 1 parsel sayılı taşınmazın muris adına kayıtlı iken 29.01.2015 tarihinde satıldığı ve yerine herhangi bir taşınmaz alınmadığı gibi murislerinin kendi ihtiyaçları için kullandığının davacı tarafından ispatlanamadığını, bu yerin satılıp davaya konu muhdesatların yapılması için kullanıldığı ayrıca davalının salt memur maaşıyla muhdesatları tek başına inşaa etmesinin zorluğu, murislerin variyetli olması nazara alınarak muhdesatların salt davacının emek ve gelirleri ile yapıldığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak dava değeri ve bu değer üzerinden hesaplanacak yargılama harçları ve vekâlet ücretinin davalının tapu kaydındaki 1/2 payı oranında belirlenmesi gerekirken muhdesatın tamamı üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurarak davanın reddine, davalının hisse değeri üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muhdesatların yapım tarihinin 2009-2010 yılı olduğu konusunda çelişki olmamasına rağmen murise ait olup 2015 yılında satılan taşınmazın parası ile muhdesatların yapıldığı kanaatine varılmış olmasının başlı başına hatalı olduğunu, a.Muhdesatın kim tarafından, kimin adına ve hesabına yaptırıldığını ispat için ilgili yıllara ait banka hesap dökümlerinin celp edilmediğini, b.Muhdesatın yapımı için gerekli olan malzemelerin satın alındığını gösterir fatura, çiftçi kayıt sistemi belgeleri, cari hesap dökümü, işletme belgeleri ile tüm tanık beyanlarının muhdesatların davacı tarafından kendi adına ve hesabına yapıldığını ispatladığını, c.Davacının emekli ikramiyesi ve eşine ait ziynetlerin dava konusu taşınmazın yapımında kullanıldığını, d.Davacı tanıklarının, muhdesatın davacı nam ve hesabına yapıldığına dair beyanda bulunduğunu ancak davalı tanıklarının bilgilerinin duyuma dayalı olduğunu ve bir kısmının da davacı beyanlarını desteklediğini, davalının oğlu ve eşinin beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, e.Davalının tanık listesinde olmayan tanığın dinlendiğini belirtmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın muhdesatların tamamına yönelik olması nedeniyle müvekkilinin istinaf giderlerine mahkum edilmesi, vekâlet ücreti ve yargılama harçlarının daha düşük hesaplanmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6cf9855b0e0ffb96 26fbf1b41b39cec6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı