7. Hukuk Dairesi 2024/3148 E. , 2025/1675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1859 E., 2024/771 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DÂHİLİ DAVALI : ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/358 E., 2022/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedar olduğu 2475 ada 3 parselde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca yapılan imar uygulamalarının idare mahkemesinde iptal edilmesi nedeniyle eski 513 ada 73 parselin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili; yeniden imar uygulaması yapılması için müvekkili İdarenin bu hususta çalışmalar yaptığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına yasa değişikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müvekkillerinin hissedarı bulunduğu dava konusu taşınmaz üzerinde iptal edilen imar uygulamalarından sonra herhangi bir hak sahibi tarafından yapılmış yapı bulunmadığını, yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Temyiz incelemesine konu Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli, 2018/215 Esas 2020/234 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Alanya ilçesi, Saray Mahallesi 2475 ada 3 sayılı imar parselinin sicil kaydının iptali ile imar öncesi kadastral parsele döndürülmesine karar verilmiştir. Kararın İstinafa taşınması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli, 2022/1859 Esas 2024/771 Karar sayılı kararı ile, 3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile değişik 18/son maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar da dairemizin çoğunluk görüşü ile onanmıştır. 3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile eklenen 18/son maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi köşk parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir." Fıkranın, yorum gerektirmeyecek derecede açık lafzından anlaşılacağı üzere; iptal edilen uygulama (somut uyuşmazlıkta, Alanya Belediyesi tarafından yapılan ve İdare Mahkemesince iptaline karar verilen imar çalışması) ile dava konusu parselde hukuki veya fiili imkansızlık nedeni ile uygulama öncesi parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde, öncelikle hak sahiplerine idarece uygun bir yer tahsis edilmesi, anlaşma olmaması halinde ise düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra rayiç bedelin hak sahibine ödenmesi gerekir. İhtilafın anlaşma veya rayiç bedel ödenerek sonlanması hâlinde ise, davanın konusu ortadan kalkmış olacağından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Ancak maddede, açılan davaların, davanın tarafları arasındaki ihtilaf sonuçlanmadan reddine karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme yer almamaktadır. Kaldı ki; 11.12.2019 tarihinde yapılan keşif sonrası bilirkişiler Hakan Kocaman ve... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 26.12.2019 tarihli rapordan ve fotoğraflardan, dava konusu taşınmaz üzerinde tek katlı dükkan olarak kullanılan yapılar bulunduğu, yani imar görmüş önceki parseline dönülmesine hiç bir hukuki veya fiili engel bulunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesine göre "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir." Yine 36. Maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." Dairemize intikal eden benzer uyuşmazlıklarda ilk derece veya bölge adliye mahkemelerince verilen red kararlarının onanmasına karar verilmiş ise de, bu dosyalarda, davaya konu parsellerde "hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılamayacağı" tüm dosya kapsamından, tereddütsüz bir şekilde anlaşılmıştır. Emsal içtihat niteliğini taşımayan Dairemizin bu kararlarının -başkaca hiç bir araştırma yapılmaksızın- her somut uyuşmazlığa uygulanma imkanı yoktur. Aksinin kabulü hâlinde, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı fiilen ortadan kaldırılmış olacak ve idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde (hatta suç işlenerek) yapılan imar planı veya ıslah imar planlarının idare mahkemelerince iptal edilmiş olmasının hiç bir anlamı da kalmayacaktır. Dosya içeriğinde yer alan bu delillere rağmen, idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde imar düzenlemesi yapıldıktan ve bu düzenleme idare yargı yerinde iptal edildikten sonra, gerçek veya tüzel kişilerin, (iptal edilen imar öncesi) kök parsele dönülmesi talebi ile açtıkları davalar 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiği takdirde, T.C Anayasası'nın 125. maddesindeki "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmü fiilen ortadan kalkmış olacaktır. Bu nedenlerle; öncelikle, hukuki veya fiili imkansızlık nedeniyle imar öncesi kök parsele dönülüp dönülemeyeceğinin araştırılması, dönülmesinin mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde davanın kabulüne karar verilmesi, dönülemeyeceğinin anlaşılması hâlinde ise taraflar arasındaki ihtilafın, 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesinde gösterilen yöntemlerle çözülmesinin mümkün olup olmadığının davalı idareden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi için temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 01e50532fe4e2eeb 45b96a6aa6ee6635 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2024/3148 E. , 2025/1675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1859 E., 2024/771 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DÂHİLİ DAVALI : ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/358 E., 2022/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedar olduğu 2475 ada 3 parselde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesi uyarınca yapılan imar uygulamalarının idare mahkemesinde iptal edilmesi nedeniyle eski 513 ada 73 parselin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili; yeniden imar uygulaması yapılması için müvekkili İdarenin bu hususta çalışmalar yaptığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına yasa değişikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müvekkillerinin hissedarı bulunduğu dava konusu taşınmaz üzerinde iptal edilen imar uygulamalarından sonra herhangi bir hak sahibi tarafından yapılmış yapı bulunmadığını, yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Temyiz incelemesine konu Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli, 2018/215 Esas 2020/234 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Alanya ilçesi, Saray Mahallesi 2475 ada 3 sayılı imar parselinin sicil kaydının iptali ile imar öncesi kadastral parsele döndürülmesine karar verilmiştir. Kararın İstinafa taşınması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli, 2022/1859 Esas 2024/771 Karar sayılı kararı ile, 3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile değişik 18/son maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar da dairemizin çoğunluk görüşü ile onanmıştır. 3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile eklenen 18/son maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi köşk parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir." Fıkranın, yorum gerektirmeyecek derecede açık lafzından anlaşılacağı üzere; iptal edilen uygulama (somut uyuşmazlıkta, Alanya Belediyesi tarafından yapılan ve İdare Mahkemesince iptaline karar verilen imar çalışması) ile dava konusu parselde hukuki veya fiili imkansızlık nedeni ile uygulama öncesi parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde, öncelikle hak sahiplerine idarece uygun bir yer tahsis edilmesi, anlaşma olmaması halinde ise düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra rayiç bedelin hak sahibine ödenmesi gerekir. İhtilafın anlaşma veya rayiç bedel ödenerek sonlanması hâlinde ise, davanın konusu ortadan kalkmış olacağından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Ancak maddede, açılan davaların, davanın tarafları arasındaki ihtilaf sonuçlanmadan reddine karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme yer almamaktadır. Kaldı ki; 11.12.2019 tarihinde yapılan keşif sonrası bilirkişiler Hakan Kocaman ve... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 26.12.2019 tarihli rapordan ve fotoğraflardan, dava konusu taşınmaz üzerinde tek katlı dükkan olarak kullanılan yapılar bulunduğu, yani imar görmüş önceki parseline dönülmesine hiç bir hukuki veya fiili engel bulunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesine göre "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir." Yine 36. Maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." Dairemize intikal eden benzer uyuşmazlıklarda ilk derece veya bölge adliye mahkemelerince verilen red kararlarının onanmasına karar verilmiş ise de, bu dosyalarda, davaya konu parsellerde "hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılamayacağı" tüm dosya kapsamından, tereddütsüz bir şekilde anlaşılmıştır. Emsal içtihat niteliğini taşımayan Dairemizin bu kararlarının -başkaca hiç bir araştırma yapılmaksızın- her somut uyuşmazlığa uygulanma imkanı yoktur. Aksinin kabulü hâlinde, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı fiilen ortadan kaldırılmış olacak ve idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde (hatta suç işlenerek) yapılan imar planı veya ıslah imar planlarının idare mahkemelerince iptal edilmiş olmasının hiç bir anlamı da kalmayacaktır. Dosya içeriğinde yer alan bu delillere rağmen, idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde imar düzenlemesi yapıldıktan ve bu düzenleme idare yargı yerinde iptal edildikten sonra, gerçek veya tüzel kişilerin, (iptal edilen imar öncesi) kök parsele dönülmesi talebi ile açtıkları davalar 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiği takdirde, T.C Anayasası'nın 125. maddesindeki "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmü fiilen ortadan kalkmış olacaktır. Bu nedenlerle; öncelikle, hukuki veya fiili imkansızlık nedeniyle imar öncesi kök parsele dönülüp dönülemeyeceğinin araştırılması, dönülmesinin mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde davanın kabulüne karar verilmesi, dönülemeyeceğinin anlaşılması hâlinde ise taraflar arasındaki ihtilafın, 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesinde gösterilen yöntemlerle çözülmesinin mümkün olup olmadığının davalı idareden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi için temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 01e50532fe4e2eeb 45b96a6aa6ee6635 ... ...