Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3421 E., 2025/2342 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3421 E., 2025/2342 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3421
Karar No
2025/2342
Karar Tarihi
30.04.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/3421 E. , 2025/2342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1428 E., 2024/1152 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/293 E., 2022/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 49 yıllığına işletim hakkını aldığı...’in davacının sınırları içindek...mahallesinin kadimden beri kullandığı sulama suyuna müdahale ettiğini, davalının mahkeme kararı bulunmadığını gerekçe göstererek yeterli miktarda sulama suyu bırakmadığını, davalının bıraktığı sudan sadece ...mahallesi ve turistik şelale tesisinin Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/104- 624 E.K. sayılı ilamının varlığı nedeni ile faydalandıklarını, davalı tarafından işletilmeye başlanmadan önce kadim sulama arkından Şelale mahallesinin de faydalandığını, özelleştirme sonrasında diğer mahalle ve turistik tesisin kendilerine gelen su hakkını bölüşmesi ile bu yıla kadar idare ettiklerini, ancak bu yıl gerek kuraklık gerekse ...işletmecisinin katı tutumu nedeniyle...mahallesinin bağ, bahçe ve arazilerinin sulanamadığını, bu arazilere gidecek başkaca sulama suyu bulunmadığını belirterek davalı tarafından suya müdahalenin önlenmesi ile Mart ayı başlangıç olmak üzere yılın en az 6 ayı mahalleye sulama suyu verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin dava konusu hidroelektrik santralinin işletmeciliğini Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde özelleştirme yolu ile devraldığını, davalı şirketin akdedilen sözleşme çerçevesinde üzerine düşen edimleri tam ve eksizsiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin sözleşme gereği...'in işletilmesi için gerekli olan kadar suyu kullandığını ve kalanını saldığını, ...işletmesinde uyulması gereken en önemli kuralın suyun fazla veya eksik olarak tutulmaması olduğunu, aksi halde...'in çalışmayacak bir duruma gelebileceğini, sorunun bu yılın kurak bir yıl olmasından kaynaklandığını, uygulamanın keyfi bir uygulama olmadığını, Kanun hükümlerine, Yargıtay kararlarına ve... ile yapılan sözleşme gereğince haklı ve gerekli bir uygulama olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ziraat bilirkişisinden alınan rapora göre dava konusu bölgede yer alan tarım arazilerinin sulanabilmesi için en az 0,175 m3/sn suya ihtiyaç olduğunu, davacının tarafı olduğu Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/104 Esas, 1986/624 Karar sayılı ilamında da 173 lt/sn suya ihtiyaç olduğunun belirtildiğini, keşif günü itibariyle suyun debisini 420,00 lt/sn olduğunu, bununla birlikte...'ten Eylül ayında (30 günlük) bırakılan suyun günlük debisinin tespiti için DSİ akım gözlem istasyonuna yazılan müzekkere cevabında yer alan veriler dikkate alınarak mahkemece yapılan basit matematiksel işlem sonucu...'ten bırakılan suyun debisinin Eylül ayı ortalamasının 0,175 m3/sn' den fazla olduğunu belirterek davalı tarafın suya müdahalesi olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1.Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının incelenmediğini, 2.Mahkemenin bozma ilamında belirtildiği şekilde keşif yapmadığını, 3.Bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, neden dikkate alınmadığının gerekçeli kararda da tartışılmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, fen bilirkişi raporunda sudan faydalanan köylerin eksik gösterildiğini, Yamaçlı ve Cumhuriyet Mahallesinin de suyu kullandığını, ayrıca köylerin yüz ölçümlerinin doğru belirlenmediğini, 4.Davalı taraf keşif tarihinden haberdar olduğu için o tarihte suyu kasıtlı olarak yüksek debide akıttığını, mansup su hakları raporunun gönderilmediğini, mahkemece uzmanından rapor alınmadan hesap yapıldığını, 5.Öncelik sıralamasına dikkat edilmediğini, davalı kayıtlarının esas alındığını, kadim su değerlendirmesi yapılmadığını, artan kuraklık nedeniyle davacıya verilen suyun yeterli olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, suya müdahalenin önlenmesi ile su rejimi kurulması istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı Belediye, belediyeye ait sınırlar içerisinde bulunan...Mahallesine davalı tarafından işletilen ...tesisinden yeteri kadar sulama suyu bırakılmadığını iddia ederek suya müdahalenin önlenmesi ile su rejimi tesisi talebinde bulunmuş; mahkemece salınan suyun dava konusu alanın ihtiyacını karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davada husumet davanın açıldığı tarih itibariyle...’in işleticisi sıfatına sahip ....’ye yöneltilmişse de, yargılama devam ederken işletme hakkının dava dışı................ Turizm İnşaat Gıda Temizlik Hizmet Alımı Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devredildiğine ilişkin 19.12.2020 tarihli sözleşme dosyaya sunulmuştur. İşletme hakkının devredilmesine rağmen HMK’ nın 125. maddesi uyarınca devralan şirket davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilerek dava hakkında esastan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c5f53ae15972147 88816a9350aa4249

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı