Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1283 E., 2025/2335 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1283 E., 2025/2335 K. (30.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1283
Karar No
2025/2335
Karar Tarihi
30.04.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1283 E. , 2025/2335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1998/148 E., 1998/344 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kendisine bakması için davalı oğlu ile... Noterliğinde 21.01.1994 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptıklarını ancak davalının kendisine bakmadığını ileri sürerek, bu nedenle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshine, sözleşmeye konu İçel İli,... Mevkinde kayıtlı 897 parseldeki taşınmazın 1/3 hissesinin... Köyündeki 1079, 1074, 1225 ve 3048 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebinin 897, 1079 ve 1225 parseller için olduğunu, diğer parseller yönünden davacı olmadığını belirtmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; babasının 1968 yılında vefat ettiğini, o tarihten bu yana annesine baktığını, 2 ay öncesine kadar bakımına devam ettiğini, ancak kardeşlerinin baskısı ve kandırması sonucunda annesinin yanından ayrıldığını, annesine geri dönmesini söylediğini, aracı yolladığını ancak dönmediğini, annesinin davayı diğer çocukları tarafından kandırılması nedeniyle açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARAR Mahkemece 30.05.1997 tarihli kararında; davalının 1968 yılından beri davacı annesine baktığı, davalının kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı, son olaylar nedeniyle çıkan tartışmanın akdin feshini gerktirir mahiyette olmadığı, davacının kendiliğinden davalının yanından ayrıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 30.05.1997 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 02.12.1997 tarih ve 1997/9875 karar sayılı ilamıyla; "davacının dava açılmadan 3, 4 ay öncesinde davalının yanından ayrıldığı ve diğer oğlunun evinde kalmaya başlaması nedeniyle borçlunun edimini yerine getirdiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davalının 17.09.1996 tarihli oturumdaki beyanından davacının kendi isteğiyle davalının evini terkettiğinin ve davalının beyanında diğer kardeşlerinin de annelerine bakmaları gerektiğini açıkça belirttiği anlaşıldığından davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacı vekili 09.05.1997 günlü oturumda dava açtıkları parsellerden 897, 1079 ve 1225 parseller hakkında davacı olduklarını, diğer parsellerden vazgeçtiklerini bildirmiş olduğundan bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne; dava konusu 897, 1079, 1225 parsellerin davalı ... adına olan tapu kaydının taşınmazlarla ilgili bakma akdinin feshine karar verilmiş olması nedeniyle iptaline, bu taşınmazların davacı adına yeniden tapuya tesciline" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz nedenlerinde özetle; müvekkilinin 1968 yılından beri davacının bakım ve gözetim ihtiyaçlarını karşıladığını, davacının müvekkille yapmış olduğu akdi öğrenen diğer çocuklarının okuryazar olmayan ve 90 yaşını aşmış olan davacıyı kişisel ilişki kurumak amacıyla yanlarına aldığını, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, müvekkil tarafından "annemize kardeşlerimizle birlikte bakmalıyız, ben tek başıma bakmak zorunda değilim" şeklindeki beyanının ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlenmesinden önce kardeşlerinden yana yakınma saikiyle söylendiğini, kararın eksik ve hatalı değerlendirmelerle, herhangi bir hukuki gerekçe sunulmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma akdinin iptaline dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, HUMK'un 440/III- 1 inci bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7a582d0160a6d2b6 925036923f44ba6c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı