Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3244 E., 2025/3950 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3244 E., 2025/3950 K. (30.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3244
Karar No
2025/3950
Karar Tarihi
30.09.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/3244 E. , 2025/3950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1240 E., 2024/1452 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/956 E., 2024/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmazın asma katında bulunan bölümü davalının kahvehane olarak kullandığını, gece geç vakitlere kadar okey gibi oyunlar oynanıp gürültü yapıldığını, kahvehaneye gelenler ile bina sakinleri arasında sürekli tartışma yaşandığını belirterek el atmanın önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işgalci olmayıp dava dışı paydaş ... ile yapılan kira akdine dayalı olarak kiracı sıfatıyla taşınmazı kullandığını, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, diğer tüm maliklerin mezkur kira akdine muvafakati olduğunu, davacının bir üst katı kullandığını, 10 yılı aşkın süredir ses çıkarmadığını, zımni olarak kira akdine muvafakat verdiğini, kötü niyetle bu davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın 8-9 yıldır davalı tarafından işyeri olarak kullanıldığı ve kira sözleşmesinin dava dışı ortak ... ile yapıldığı, yine tanık beyanlarından davacının dava konusu dükkan dışındaki diğer dükkanları üçüncü kişilere kiraya verdiğinin anlaşıldığı ve bu dükkan kiralarının bazen davacı tarafından alındığı bazense dava dışı ortak diğer kardeşlere gönderildiği, dükkanların, davacı ve dava konusu taşınmazı davalıya kiraya veren ... arasında bu şekilde taksim edildiği, yine davacı ve ...'in dükkanların üzerinde bulunan katlarda ikamet ederek binayı kendilerinin kullandığı, diğer ortak kız kardeşlerin dava konusu yapının tamamında kullanımının bulunmadığı, her ne kadar elbirliği mülkiyetinde kira ilişkisinin geçerli olması için tüm ortakların bir arada hareket etmeleri gerekse de davalının iş yerini 8-9 yıldır aralıksız kiracı olarak kullandığıı, dava tarihine kadar kendisine kiralanan taşınmazı boşaltması hususunda her hangi bir ihtar ya da bildirim yapıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, özellikle davacının dava konusu iş yerinin bulunduğu binanın 2. katında ikamet etmesi sebebiyle buranın ne zaman, ne şekilde kiraya verildiğini bilebilecek durumda olup dava tarihine kadar 5 yılı aşkın uzunca süredir kira ilişkisine rızası olmadığını taraflara bildirmediği, davacı ve dava dışı ...'in taşınmazı aralarında taksim ederek kullandıkları göz önünde bulundurularak artık davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesine aykırı davrandığı, her ne kadar davacı dava dilekçesinde, işyerinin kullanımına ilişkin bir takım usulsüzlük ve rahatsızlıklarını beyan etmişse de bu hususun kira ilişkisinin kapsamında kaldığı ve iş bu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; 1. Mahkemece verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin hiçbir aşamada kira ilişkisine açık veya örtülü rızası olmadığını, Mahkemece tanık beyanlarının hükme esas alınmadığını, tanık beyanlarının ne yönüyle kabul ettiğinin açıklanmadığını, özellikle 2020-2021 yıllarında taşınmazdaki payını artırdıktan sonra davalıya yönelik tahliye istemini daha da çok dile getirmeye başladığını, fiili taksim iddiasının da hiçbir şekilde ispatlanamadığını, dinlenen tanıklar beyanlarında da buranın fiilen taksim edilmediğini belirttiklerini, 2. Geçerli bir taksim sözleşmesinden bahsedebilmek için taşınmazın tüm paydaşlarının katılımı ile yazılı bir belgenin düzenlenmesi ve hangi paydaşın payına karşılık ne aldığının açıkça belirli olması gerektiğini, 3. Mahkemece deliller arasında yemin bulunmasına rağmen yemin deliline dayanıp dayanmayacaklarının sorulmadığını, 4. Davalının kiracılık sıfatı kabul ediliyor ise davanın reddine değil mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı