Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/957 E., 2025/1446 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/957 E., 2025/1446 K. (14.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/957
Karar No
2025/1446
Karar Tarihi
14.04.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/957 E. , 2025/1446 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1361 E., 2025/113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/8 E., 2021/517 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı müflis şirketin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/41 Esas sayılı dosyasından iflasına karar verildiğini, iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün 2017/14 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davalı müflis şirketin iflas masasına 9.037,498,08 TL tutarında alacak kaydı için 05.02.2018 tarihinde 2268 kayıt numarası ile başvurulduğunu, alacağın 8.176.281,10 TL'sinin kabul edildiğini ancak 861.216,98 TL'sinin reddedildiğini, alacağının 02.06.2010 tarihli Bankalar Arası Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığını beyan ederek 861.216,98 TL'nin müflis şirket iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini, müvekkil bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, sonrasında mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından yerine getirildiğini, davacının alacağınını 8.176.281,10 TL'lik bölümü kabul edilmiş ise de bunun hatalı olduğunu, davacının gerçek alacağının 7.296.454,56 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yabancı para alacağıyla ilgili iflas tarihindeki döviz satış kurunun esas alınmasının emredici olan genel hükümlere ve uygulamaya uygun olduğu, TMSF kurul kararının yasal bağlayıcılığının bulunmadığı gerekçesiyle, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve mahkemece verilen karar dosya kapsamındaki verilere uygun olup yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği ancak davalı'nın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu, mahkemece harcın davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla kararın bu yönden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yabancı para alacağıyla ilgili olarak hangi tarihteki kur'un gözetilmesi gerektiğine dair 10.05.2018 tarihli 2018/260 sayılı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Kurulu Kararı bulunduğu, müvekkili iflas idaresi tarafından bu karar doğrultuda işlemler yapıldığını, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı