6. Hukuk Dairesi 2025/791 E. , 2025/1782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2024/161 E., 2024/250 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kooperatif yönetim kurulu'nun 22.07.2019 tarihli kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, davacının iptal konusu aidat borcunu ödeme yükümlülüğünü davalı kooperatifin davacıya kasten iş vermemesi nedeniyle yerine getiremediğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sürekli kooperatifi şikayet ettiğini, davalı kooperatifin girdiği ihalelerde davacının da ihaleye katılarak teklif verdiğini, kooperatifi zarara uğrattığını, davacının aidat ödemediğini, davacının öğrenci taşıma işi yapamamasının sebebinin ölümlü trafik kazasına karışmak olduğunu, aidat ödememesi sebebiyle davacının üyelikten çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararı ile davacının Kooperatifler Kanunu'nun 27. madde gereğince Anasözleşmede belirtilen ortaklık yükümlülüklerinden olan aidat borcunu ödemediği, kendisine ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin 14. madde gereği ihtarların yapıldığı ancak davacının buna rağmen ödemeleri yapmadığı, davacının da daha önce trafik kazasına karıştığı için okul servisi şoförü olarak yapılan ihaledeki sözleşme maddesi gereği çalıştırılmadığı, ancak dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere yolcu taşımacılığı yapabileceği, ancak kendisinin bu taşıma türünü de yapmadığı, dolayısıyla davacının iddia ettiği hususların aidatı ödememesine gerekçe olamayacağı anlaşılmakla davalı kurumun genel kurul kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararı ile davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerin gerek içerikleri gerekse şekli yönünden kooperatifler yasasına ve Anasözleşmesine aykırı bir yönünün bulunmadığı, davalı kooperatifçe davacı üyesi hakkında verilen yönetim kurulunun 19.07.2019 tarihli ihraç kararının yasaya ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğu, bu karara karşı davacı tarafça yapılan itirazın da kooperatifin 30.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında gündeme alınarak görüşüldüğü, davacı tarafından yapılan itirazların reddedildiği, iş bu genel kurul kararının da yukarıda belirtilen sebeplerle kooperatifin ana sözleşmesine, kooperatifler yasasına, objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davalı kooperatif tarafından 14.05.2019 tarihinde keşide edilen birinci ihtarnamede 30.04.2019 sonu itibariyle toplam 4.600,00 TL’nin (2017 yılı Haziran-Aralık ayları 1.400,00 TL, 2018 yılı Ocak-Aralık ayları 2.400,00 TL ve 2019 yılı Ocak-Nisan ayları 800,00 TL) ödenmesi istenmiştir. 2019 Nisan ayı borcu henüz 30 gün gecikmemiş olmasına rağmen toplam alacağa dahil edilmiş olup bu haliyle ihtarın anasözleşme hükümlerine aykırı olduğu, Ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının aidat borçlarının ödenmesine ilişkin ihtarnamelerin usulüne uygun keşide edilemdiği hususunda herhangi bir itiraz, iddia ve beyanda bulunmadığını etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ihracının iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d10cb9f29e0c5fd2 c1e346402d561c81 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2025/791 E. , 2025/1782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2024/161 E., 2024/250 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kooperatif yönetim kurulu'nun 22.07.2019 tarihli kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, davacının iptal konusu aidat borcunu ödeme yükümlülüğünü davalı kooperatifin davacıya kasten iş vermemesi nedeniyle yerine getiremediğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sürekli kooperatifi şikayet ettiğini, davalı kooperatifin girdiği ihalelerde davacının da ihaleye katılarak teklif verdiğini, kooperatifi zarara uğrattığını, davacının aidat ödemediğini, davacının öğrenci taşıma işi yapamamasının sebebinin ölümlü trafik kazasına karışmak olduğunu, aidat ödememesi sebebiyle davacının üyelikten çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararı ile davacının Kooperatifler Kanunu'nun 27. madde gereğince Anasözleşmede belirtilen ortaklık yükümlülüklerinden olan aidat borcunu ödemediği, kendisine ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin 14. madde gereği ihtarların yapıldığı ancak davacının buna rağmen ödemeleri yapmadığı, davacının da daha önce trafik kazasına karıştığı için okul servisi şoförü olarak yapılan ihaledeki sözleşme maddesi gereği çalıştırılmadığı, ancak dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere yolcu taşımacılığı yapabileceği, ancak kendisinin bu taşıma türünü de yapmadığı, dolayısıyla davacının iddia ettiği hususların aidatı ödememesine gerekçe olamayacağı anlaşılmakla davalı kurumun genel kurul kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararı ile davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen birinci ve ikinci ihtarnamelerin gerek içerikleri gerekse şekli yönünden kooperatifler yasasına ve Anasözleşmesine aykırı bir yönünün bulunmadığı, davalı kooperatifçe davacı üyesi hakkında verilen yönetim kurulunun 19.07.2019 tarihli ihraç kararının yasaya ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğu, bu karara karşı davacı tarafça yapılan itirazın da kooperatifin 30.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında gündeme alınarak görüşüldüğü, davacı tarafından yapılan itirazların reddedildiği, iş bu genel kurul kararının da yukarıda belirtilen sebeplerle kooperatifin ana sözleşmesine, kooperatifler yasasına, objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davalı kooperatif tarafından 14.05.2019 tarihinde keşide edilen birinci ihtarnamede 30.04.2019 sonu itibariyle toplam 4.600,00 TL’nin (2017 yılı Haziran-Aralık ayları 1.400,00 TL, 2018 yılı Ocak-Aralık ayları 2.400,00 TL ve 2019 yılı Ocak-Nisan ayları 800,00 TL) ödenmesi istenmiştir. 2019 Nisan ayı borcu henüz 30 gün gecikmemiş olmasına rağmen toplam alacağa dahil edilmiş olup bu haliyle ihtarın anasözleşme hükümlerine aykırı olduğu, Ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının aidat borçlarının ödenmesine ilişkin ihtarnamelerin usulüne uygun keşide edilemdiği hususunda herhangi bir itiraz, iddia ve beyanda bulunmadığını etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ihracının iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d10cb9f29e0c5fd2 c1e346402d561c81 ... ...