6. Hukuk Dairesi 2025/772 E. , 2025/3421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/994 E., 2025/115 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/231 E., 2023/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat .... ile davalılar ... ve ... inş. Taah. Tic. San. ve Ltd. Şti. vekili Avukat .....'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi ... Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Tic. A.Ş. ile davalılardan ... arasında imzalanan 22.02.2019 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi nedeniyle yapılacak binanın pimapen-alimünyum cephe, silikonlu cephe işçiliği ve malzeme işinin davacı ile davalı ... Ltd. Şti., ... ve firma yetkilisi ... arasında tanzim edilen taşeron sözleşmesi ile davacıya verildiğini, davacının sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen iş karşılığı olarak verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerin tapu devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek, sözleşmenin 4. maddesinde tanımlanan bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının tespitini, tespit edilen tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde daire bedellerinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... Eğt. ve Dan. Hiz. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinden talep edebileceği hiçbir alacak kaleminin mevcut olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde müvekkili ile ... İnşaat arasında muvazaa olgusunu ima eden hileli işlemler yapıldığının iddia edildiğini, sübuta ilişkin tek bir delilin dahi ortaya konmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekili duruşma esnasındaki beyanında; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu alacağın dayanağını oluşturan 20.10.2019 tarihli sözleşmenin davacı ile davalılardan ... arasında akdedilmiş olduğu, diğer davalı ...'ın ise ...'e karşı şahsi sorumluluğu olduğunu kabul ederek sözleşmeyi imzaladığı, bu sözleşmeye davalılardan arsa sahibi ... A.Ş.'nin ve ... Ltd. Şti.'nin taraf olmadığı, bu nedenle davacının bu davalılara yönelik talepte bulunma hakkı olmadığı, bilirkişi raporunda sözleşmede kararlaştırılan A Blok, 35 daire, 5 dükkan proje inşaatı pimapen-alimünyum cephe, silikonlu cephe işçiliği ve malzeme işinin yapılıp tamamlandığının belirtildiği, ayrıca A Bloktaki binanın tamamlandığının ve kullanılabilir durumda olduğunun, B Bloktaki inşaatların ise henüz başlamadığının tespit edildiği, bu dairelerin bulunduğu binanın inşaatına hiç başlanmamış olması nedeniyle sözleşme bedelinin daire bedeli olarak kararlaştırılan 690.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, sözleşme gereğince davalılar tarafından davacıya hiç bir ödeme yapılmadığı, bu durumda davacının sözleşmeden kaynaklı 690.000,00 TL tutarında alacağının bulunduğu, dava konusu edilen B Bloktaki inşaatın tamamlanmayıp kat irtifakının kurulmadığı ve halen arsa sahibi adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafından davalıların daha önceden temerrüde düşürülmediği, bu nedenle dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, 690.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Eğitim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. ile ... İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Limited Şirketi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın, davacı ile ... arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından yapıldığını, arsa maliki lehine gerçekleşen malvarlığı kaymasının doğrudan davacı malvarlığından gerçekleştiğini, yüklenicinin aynı zamanda arsa malikinden olan alacağını da davacıya devretmiş olduğunu, bu nedenle arsa malikinin sözleşmeden dönmesi üzerine davacının, arsa malikinden alacağın devri hükümlerine göre, ödemiş olduğu bedeli (imalat bedellerini) arsa üzerine inşa edilen yapı için harcanan emek ve malzemenin iadesi kapsamında talep edebileceğini, davalılar arasındaki ilişkinin, özellikle hileli davranış olarak tanımlanacak durumların, belirlenmesi açısından tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davalılar ... Eğitim ile ... ve ... İnşaat arasındaki ilişkinin fiili olarak halen devam ettiğini, ...'in imalatlara devam ettiğini, kısacası davalıların ortak uyumlu hilelerinin mevcut olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin yetkilisinin ... olduğunun sabit olduğunu, sözleşmede davacının yaptığı işin bedelinin daire olduğunu, tazminata hükmedilirken taşınmaz değerinin hüküm altına alınması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki Daire Karşılığı Taşeron İş Sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise bağımsız bölüm bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ... İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalılara verilmesine, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. - MUHALEFET ŞERHİ - Taraflar arasında 22.02.2019 tarihli sözleşme imzalanmış olup sözleşmede davacının yapmayı üslendiği dış cephe ve PVC doğrama işi karşılığında davalı tarafından iki adet daire verilmesi kararlaştırılmış olup dairelerin bedeli de aynı sözleşmede 690.000 TL olarak belirlenmiştir. Davacı tarafından üstlenilen iş ifa edilmiş olup kararlaştırılan dairelerin verilmesi gerekmektedir. Esasen bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak olayda hak edilen dairelere ilişkin taahhüdün yerine getirilememesi nedeniyle sözleşmede daire bedeli olarak gösterilen bedelin mi yoksa dairelerin rayiç bedelinin mi verileceği konusunda çoğunluk ile aramızda görüş farklılığı bulunmaktadır. Sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde daire karşılığı işin yapımının üstlenildiği anlaşılmaktadır. Burada bedelin gösterilmesi esasen dairelerin natamam olması durumunda ne kadar bedel ödeneceğine ilişkin bir belirleme açısından gösterilmiştir. Burada asıl edim işin yapılması halinde kararlaştırılan dairelerin teslim edilmesidir. Dairelerin herhangi bir nedenle teslim edilmememsi halinde de hakkaniyete uygun olan bedelinin ödenmesi veya denkleştirici adalet ilkesi gereğince bedelin belirlenerek tahsiline karara vermek olmalıdır. Yargıtay sözleşmenin geçersiz olması gibi hallerde bedelin iadesinde denkleştirici adalet ilkesi gereğince bedelin hesaplanmasını esas almakta ve bu şekilde geliştirilen içtihatlarla ülkemizde müzmin sorun olan enflasyonun yıkıcı etkisinden alacaklılar bir nebze de olsun korunmaktadır. Aksi durum borçlu lehine sonuç doğurmakta olup bunu bilen borçlular ellerinden geldiği kadar yargılamayı uzatmakta ve karşı tarafın mahkeme yoluyla hakkına ulaşmasına engel oluşturmaktadır. Hukuk düzeninin bu şekilde kötü niyetli davranışları koruması mümkün değildir. Adaletin amacı hakkı sahibine teslim etmek olup bu husus kötü niyetli davranışların önüne geçme yükümlülüğünü de adalet dağıtıcıların üzerine yüklemektedir. Edimini ifa etmesi halinde iki daire alacak kişinin sonuçta bir dairenin kapısı ile yetinecek halde bırakmak kötü niyete pirim vermek olacaktır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak dairelerin bedelinin verilmesi gerektiği düşüncemizle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70451da874ce2051 f83a751043183622