6. Hukuk Dairesi 2025/759 E. , 2025/3386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2212 E., 2024/2584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/458 E., 2024/521 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı yüklenici şirket ile yapılan 10.08.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz, her ne kadar tapuda anne ... ve çocuklardan davalı ... ile davacı ... adına kayıtlı ise de gerçekte bu taşınmazda adı geçenlerin yanında davacı ... ve davalı ...'ın murisi ...'ın da hissedar olduklarını, bu sözleşmeye dayalı olarak yapılan inşaattan arsa sahiplerine A ve B bloklardan düşen bağımsız bölümlerin, tüm arsa sahipleri arasında düzenlenen 29.03.2011 tarihli rızai taksim sözleşmesi ile paylaşıldığını, bu paylaşıma uygun olarak A bloktaki tüm bağımsız bölümler ile B blok 3. katta yer alan bağımsız bölümlerin arsa sahipleri adına tapuya tescil edildiğini ve tarafların uzun yıllardır bağımsız bölümleri kullandıklarını, taksim sözleşmesinde B bloktaki yer alan 44... nolu bağımsız bölümlerin de arsa sahibi dört kardeşe ait olduğu ve satılarak parasının paylaşılacağının kararlaştırıldığı halde, tapuda bu bağımsız bölümlerin kaydi maliki olarak görünen davalıların bu zamana kadar tapuyu devretmeye yanaşmadıklarını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/4 oranında davacılar adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde, belirsiz alacak davası olarak taşınmazın değeri yönünden 100,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dışı yüklenici şirket ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra, tüm arsa sahiplerinin rızai taksim sözleşmesi ile daire ve dükkanları paylaştıklarını, dava konusu B blok 44... nolu dükkanların hakkaniyet gereği davalılara bırakıldığını, taksimin 2011 yılında yapıldığını, tapuların ise 2012 yılında alındığını, aradan zaman geçip de dükkanlar değerlenince davacıların bu davayı açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve davacı arsa sahipleri arasında düzenlenen 29.03.2011 tarihli sözleşmede, dava konusu iki adet dükkana dört kardeşin (...,...,ve ....,... mirasçıları) müştereken malik olacaklarının kararlaştırıldığı, davalılar bu iki adet dükkanın sözleşmedeki paylaşım dengesi gözetilerek hakkaniyet gereği tapuda adlarına tescil edildiğini savunmuş iseler de yazılı sözleşme karşısında bu savunmaya itibar edilmeyeceği, davacıların bu duruma razı olduklarının ispat edilemediği, davalı tarafın bu konuda yemin deliline de dayandığı, davacı tarafın yemini eda ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile 1/4'er hissesinin davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa sahipleri arasında düzenlenen 29.03.2011 tarihli taksim anlaşmasında, dava konusu dükkanların dört kardeşe ait olacağı kararlaştırılmış ise de tapuda düzenlenen kat irtifakına ilişkin 07.08.2012 tarihli resmi senette bu dükkanların davalılar adına tescil edildiği, tapuda yapılan işleme bizzat katılan davacıların resmi senedi imzalayarak kat irtifakını kabul ettikleri gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık konusu 29.03.2011 tarihli taksim anlaşmasının davalılarca cevap dilekçesinde kabul edildiğini, tarafların diğer taşınmazlar yönünden taksim anlaşmasına birbire uyduklarını, inançlı işlem niteliğindeki bu anlaşmanın tarafların ikrarında olan yazılı bir delil ile ortaya konulduğunu, davalıların bu dükkanların hakkaniyet gereği kendilerine bırakıldığına ilişkin savunmalarını yazılı delil ile ispat edemediklerini, sözleşmede açıkça iki adet dükkana tüm kardeşlerin müşterek malik olduklarının yazılı olduğunu, müvekillerinin ellerinde bulunun yazılı sözleşmeye güvenerek taşınmazların davalılar adına tapuya tesciline razı olduklarını, çünkü sözleşmedeki temel amacın taşınmazların daha sonra satılarak parasının paylaşılması olduğunu, müvekilerinin, evlatları arasındaki küslükten rahatsız olan anneleri ...'ın sağlık durumundan endişe ettikleri için onun hayatta olduğu dönemde bu davayı açmadıklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a1de04b67be1cf0f 8d6abafc89c62904