Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/731 E., 2025/3384 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/731 E., 2025/3384 K. (14.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/731
Karar No
2025/3384
Karar Tarihi
14.10.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/731 E. , 2025/3384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1731 E., 2024/1379 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2022/336 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalılar vekilleri Avukat ..., Avukat .... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.09.1994 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan sürede binayı tamamlayarak teslim ettiğini, davalı arsa sahibi tarafından akdin feshi ve tapu iptal tescil istemiyle daha önce başka bir mahkemede açılan davada verilen yetki ve izin üzerine, yapı yasal hale getirilerek iskân ruhsatının da alındığını ve davanın reddedildiğini, sonuçta sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davacıya devri gereken arsa payının tamamının devredilmediğini ileri sürerek, sözleşmeye konu parsellerden ... nolu parselin 497 m² lik kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin aynı konuda daha önce açtığı davanın, binaya iskân ruhsatı verilmeyeceğinin anlaşılması üzerine reddedildiğini, dolayısıyla davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca zamanaşımına uğradığını, davacının edimlerini yerine getirmediğini, iskân ruhsatının alınmadığını, binanın sözleşmeye aykırı inşa edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararı ile davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiği, iskân alınarak binanın yasal hale getirildiği, davacı yüklenicinin dava konusu taşınmaz hissesine hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli kararı ile davacı yüklenici tarafından inşa edilen binanın sözleşmeye ve davalı arsa sahiplerinin kabul ettiği ilk mimari projeye aykırı olduğu, yüklenicinin binayı sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun bir şekilde yapıp teslim etmesi halinde iş bedelini talep edebileceği, binadaki projeye aykırılığın mahkemece verilen izin ve yetkiye dayalı olarak tadilat projesi ile giderilmiş olmasının, edimin sözleşmeye uygun ifa edildiği anlamını taşımayacağı, kaldı ki projeye uygun hale getirme ve iskân ruhsatının temelini oluşturan encümen kararının iptal edildiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.10.2024 tarihli 2023/1531 Esas, 2024/3303 Karar sayılı kararı ile yapı kullanma izin belgesinin iptali istemiyle idari yargıda açılan davanın reddedildiği ve kesinleştiği, böylelikle davalı arsa sahibinin İmar Kanuna göre yasal bir yapıya kavuştuğu, bu durumda, davacı yüklenicinin tapu iptal ve tescil talebinin değerlendirilmesi gerekirken, isabetsiz gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenicinin sözleşmede belirlenen okul inşaatını yaptığı, arsa sahibi tarafından daha önce akdin feshi istemiyle açılan davanın yargılaması sırasında verilen izin ve yetkiye dayalı olarak tadilat projesi alarak yapıyı yasal hale getirdiği ve yapı kullanma izin belgesini de aldığı, yapı kullanma izin belgesinin iptali istemiyle arsa sahibi tarafından idari yargıda açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, böylelikle davalı arsa sahibinin yasal bir yapıya kavuştuğu, edimini yerine getiren yüklenicinin, dava konusu taşınmaz hissesine hak kazandığı, her ne kadar davalı arsa sahibi inşaat alanının %13,56 oranında eksik imal edilmiş olması nedeniyle yükleniciye daha az taşınmaz hissesi verilmesi gerektiğini savunmuş ise de bu hususu bozma sonrasındaki aşamada dile getirdiğinden ve istinaf dilekçesinde bu yönde bir talebi olmadığından, bu talebin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu hakkında kesin hüküm bulunduğunu, davacı yüklenicinin aynı istemle daha önce açtığı davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, b.Yapının sözleşmeye uygun bir şekilde inşa edilmediğini, yapının yasal hale getirilmiş olmasının yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmiş olduğu anlamını taşımayacağını, sözleşmede yatay ve düşey iki ayrı bölünebilir bina ile bu binaların 110 bürodan oluşacağı ve 13.948,65 m² olacağının kararlaştırıldığını, fiilen yapılan binanın ise 1891 m² eksik imal edildiğini ve büro sayısının 82'ye düşürüldüğünü, söz konusu yapının yatay ve düşey eşit olarak paylaşılabilir nitelikte de olmadığını, yüklenicinin bu haliyle sözleşmenin ayrılmaz eki niteliğindeki inşaat projesine aykırı bir bina inşa ettiğini, tadilat projesine davalı arsa sahibinin onay vermediğini, mahkemece verilen izin ve yetkiye dayalı olarak alındığını, tadilat projesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda eksikliklerin giderilmesi için gerekli olan maliyetin belirlendiğini, davacının eksik ifada bulunduğunu, bu nedenle talebinin tamamının kabul edilemeyeceğini, %13,56 oranındaki eksik inşaat dikkate alınarak hüküm verilmesi gerektiğini, taşınmazın değerine göre teminat yatırılmadığını ve harcın tamamlanmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle, taraflar arasındaki sözleşmede, inşa edilecek binanın alanına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, sözleşme ekinde herhangi bir proje ya da kroki yer almadığı, sözleşmede arsalar üzerinde belediyeden alınacak proje ve imar durumuna uygun olarak işyeri (okul) inşa edileceğinin ve iskan ruhsatı alınmış olarak arsa sahibine teslim edileceğinin kararlaştırılmış olduğu, yapının ruhsat ve onaylı projesine uygun olarak inşa edildiği ve yapı kullanma izin belgesinin alındığı anlaşılmakla; davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı yararına duruşma vekelat ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 28e6328f20dcd559 25f0b7aeeff421fb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı