6. Hukuk Dairesi 2025/729 E. , 2025/3566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/581 E., 2025/4 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... SAYISI : 2023/49 E., 2023/843 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile diğer davalılar arasında 01.09.2016 tarihinde imzalanan arsa payı kaşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalılara ait .... İlçesi, ... Mahallesi, 9506 ada, 4 parsel sayılı taşınmazda yapılacak olan inşaattan davacı yükleniciye verilmesi kararlaştırılan 14 numaralı dubleks meskenin davacı ile davalı şirket arasında 14.07.2018 tarihinde yapılan sözleşme ile 770.000,00 TL bedelle davacıya satıldığını ve 28.02.2018 tarihinde anahtar teslimi olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının tapu devrinden önce ödenmesi gereken satış bedeli tutarını ödediğini, davalının meskeni süresinde teslim etmemesi üzerine Karşıyaka Noterliği'nden 26.06.2019 tarihinde gönderilen ihtarname ile tapu devri sırasında ödenecek olan bedelin ödemeye hazır olduğu bildirerek davalının tapuda devir işlemi yapmaya çağrıldığını, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin aynı zamanda davalı şirketin diğer davalı arsa sahiplerinden olan alacağını davacıya devreden temlik sözleşmesi niteliğinde olmasından dolayı meskenin halen adlarına kayıtlı olduğu diğer arsa sahiplerinin meskeni davacıya devretmeleri gerektiğini ileri sürerek, .... İlçesi, .... Mahallesi, 9506 ada, 4 parsel, 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 28.02.2018 tarihinde itibaren hesaplanacak gecikme tazminatının davalı şirketten tahsiline, tapu iptal tescil talebinin kabul görmemesi halinde meskenin dava tarihindeki değerinin ödenen bedelin toplam satış bedeline olan oranında davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının satış bedelinin tamamını ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşmede gecikme tazminatı ödeneceğine dair bir hüküm olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 14.08.2017 tarihli sözleşme ile İzmir İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, 9509 ada, 4 parselde yapılacak 15 daireli inşatta 4. katta bulunan 14 numaralı bağımsız bölümün 770.000,00 TL bedel karşılığında satışı ve dairenin anahtar teslim 28.02.2018 tarihinde teslimi, satış bedelinin 150.000,00 TL'lik kısmının 14.08.2017 tarihinde, 150.000,00 TL'lik kısmının 145.000,00 TL'lik kısmı araç verilmek ve 5.000,00 TL'lik kısmı nakit ödenmek üzere 11.09.2017 tarihinde, 150.000,00 TL'lik kısmının 02.10.2017 tarihinde, 275.000,00 TL'lik kısmının tapu tesliminde ve 45.000,00 TL'lik kısmının ise daire tesliminde ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından 14.08.2017 tarihinde 150.000,00 TL'nin ödendiği, 22.09.2017 tarihinde sözleşmede belirtilen aracın 145.267,00 TL üzerinden satışı gerçekleştirilerek yüklenici tarafından aynı tarihte 150.000,00 TL'nin tahsiline ilişkin makbuz düzenlendiği ve 04.10.2017 tarihinde de 150.000,00 TL ödenmek suretiyle 450.000,00 TL'lik kısmın ödendiği, ödenmeyen bakiye 320.000,00 TL’nin sözleşme bedeline olan oranının %41,56 olduğu, taşınmazın dava tarihindeki değeri 1.100.000,00 TL olup, %41,56’sı 457.160,00 TL olmakla bu bedelin tamamının davacı tarafından mahkeme veznesine depo ediliği, taşınmazın teslim edilmesi gereken 28.02.2018 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 31.000,00 TL gecikme tazminatından da davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince 24.10.2013 tarihinde davacıya bedeli depo etmesi için bir aylık süre verildiği halde duruşmanın verilen süreye uyulmayarak 23.11.2013 tarihine bırakıldığını, kararın verildiği 23.11.2013 tarihli duruşmaya başka mahkemelerde duruşmaları olması nedeniyle katılamayacağına ilişkin mazeret dilekçesi verdiğini, Uyaptan başka mahkemelerde duruşmaları olduğunun gözükmesine ve dosyada masraf olmasına rağmen mazeretin belgelendirilmediği ve masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle mazeretinin haksız olarak reddedildiğini, gecikme tazminatı talebi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırma kararından sonra ıslah yapılamayacağı halde davacının ıslah talebi dikkate alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, satış bedelinin ödenmesi amacıyla satılan aracın düşük bedelle satıldığına ve satış bedelinin eksik ödendiğine, rapora ve ek rapora yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, davacının ödenmeyen sözleşme bedelini nemalandırarak artış sağladığını, hemde bu süreçte evin değeri arttığından sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketten kaynaklanmayan nedenlerle tapunun verilmediği tespit edilmişken yargılama giderlerinden sadece davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşme noterden yapılmadığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere dairede davacıya fiilen teslim edilmemiş olmasına rağmen bu karara aykırı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca dairenin %85 oranında eksik olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün keyfi bir belirleme olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; şahsi hakka (satış sözleşmesine) dayalı tapu iptal tescil mümkün olmazsa alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.