Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/3469 E., 2025/3567 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3469 E., 2025/3567 K. (23.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3469
Karar No
2025/3567
Karar Tarihi
23.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/3469 E. , 2025/3567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3060 E., 2024/1925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/647 E., 2023/670 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı şirket arasında 14.05.2018 tarihinde imzalanan satış vaadi sözleşme ile davalı tarafından İzmir İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, 25599 ada, 2 parsel üzerine yapılmakta olan binadan 3. kat, N blok, 19 numaralı bağımsız bölümün davacılara 782.400,00 TL'ye satıldığını, konut olarak kullanılacak olan bağımsız bölümün 31.12.2019 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde satış bedelinin 50.000,00 TL'sinin 18.05.2018 tarihinde, 200.000,00 TL'sinin 01.06.2018 tarihinde ödendiğini, 04.01.2019 tarihinde ödenmesi gereken 54.000,00 TL ile 31.12.2019 tarihinde ödenmesi kararlaştırılan 478.400,00 TL için ise senet verildiğini ancak davalının taşınmazı kararlaştırılan sürede teslim etmediği gibi davacıların bakiye bedeli ödemeye hazır olduklarını taşınmazın kendilerine teslimini istemeleri üzerine de sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespitine, bakiye bedelin mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilerek İzmir İli, .... İlçesi, ...Mahallesi, 25599 ada, 2 parsel, 3. kat, N blok, 19 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, teslim tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların sözleşmede kararlaştırılan vadelerde ödemelerini yapmaması nedeniyle davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, sözleşmenin 13. maddesinde, ödemelerin süresinde yapılmaması halinde davalının sözleşmeyi feshedebileceğinin kararlaştırıldığını, davalının ödenen bedeli iade etmek istediğini de davacılara bildirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi gereği davacı tarafça sözleşme konusu 04.01.2019 tarihinde ödenmesi gereken 54.000,00 TL'nin ödenmeyerek sözleşmeye aykırı davranıldığı, bu nedenle munzam veya menfi zarar isteyemeyeceği gibi, taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan geçersiz sözleşmeye dayanarak davacının kira kaybı ve rayiç bedel talebinde bulunamayacağı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre Yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet prensibi gereği ödeme tarihlerinden çeşitli enflasyonist verilerin ortalaması alınmak suretiyle dava tarihinde ulaşacağı değer hesaplanarak bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle tapu iptal tescil ve tazminat taleplerinin reddine, 557.565,24 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara satışı yapılan bağımsız bölümün tadilat ruhsatı sonrasında bağımsız bölüm numarasının 25 olduğu ve dava sırasında üçüncü kişiye satıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesi hükmünce geçerli bir sözleşme olduğu, geçersiz sözleşmeler için uygulanan denkleştirici adalet ilkelerine ilişkin hesaplama tarzının bu tür sözleşmelerde uygulanmayacağı, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 782.400,00 TL olduğu ve davacıların bu bedelin 250.000,00 TL'sini ödediği, ödenen bedelin sözleşme bedeline oranının %31,95 olduğu, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olan 1.420.000,00 TL'ye bu oran uygulandığında, davacının 453.690,00 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne 453.690,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeye konu taşınmazı üçüncü kişiye satması nedeniyle sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiğini, ifanın imkânsız hale gelmesi halinde ifa konusunun bedelinin istenebileceğinin yargı kararları ile kabul edildiğini, taşınmazı başkasına satarak ifayı imkânsız hale getiren davalının davacının tüm zararlarından ve gecikme tazminatından sorumlu olduğunu, dava konusu taşınmazın değeri bilirkişi tarafından 4.200.000,00 TL olarak belirlenmişken Bölge Adliye Mahkemesinin maddi hata ile 1.420.000,00 TL olarak kabul etmesi ve bu bedeli esas alarak hesaplama yapmasının doğru olmadığını, 4.200.000,00 TL'nin ödenen bedelin satış bedeline oranı olan %31,95'sinin 1.342.025,00 TL olduğunu, bu miktarın hüküm altına alınması gerektiğini, davalının davacılardan aldığı bedeli finansman olarak kullandığı halde daireyi üçüncü kişiye satarak davacıları zarara uğrattığını, davacıların hüküm altına alınan bedelle bir daire almasının mümkün olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; şahsi hakka (satım sözleşmesine) dayalı tapu iptal tescil mümkün olmazsa satım bedelinin günün şartlarına uyarlanarak davalıdan tahsili ile tazminat istemelerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın davacıların tüketici olması nedeniyle istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı