Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2929 E., 2025/3364 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2929 E., 2025/3364 K. (13.10.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2929
Karar No
2025/3364
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Miras

6. Hukuk Dairesi 2025/2929 E. , 2025/3364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/349 E., 2025/636 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıdan alacaklı olduğunu, alacaklarının tahsili için başlatılan iflas takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin miras bırakanı ...'ın vefatı üzerine geriye mirasçı olarak annesi, kardeşi .... ve kız kardeşi davacı ...’ın kaldığını, müvekkili hariç diğer mirasçıların mirası reddettiğini, davacı ...’nın babaları muris ...'ın yıllarca vekilliğini yaptığını ve bu dönemde bilanço oyunları ile kendisine alacaklı gösterdiği gibi ayrıca işletmenin kazancını da kendi zimmetine geçirdiğini, davacının vekillik görevinin başlamasına kadar hiçbir borcu bulunmayan işletmenin davacının vekilliğe başlamasından sonra fahiş zarar ettiğini ve davacının da çok manidar bir şekilde aşırı bir zenginliğe eriştiğini, davacının, vekillik dönemine ilişkin hiçbir rapor tutmadığı gibi birçok resmi evrakı da mirası reddetmesi ile beraber yok ettiğini, miras bırakan adına tasarruflarda bulunarak malvarlığının bir kısmını ağabeyi....'a devrettiğini, muvazaalı işlemleri sebebiyle davacı aleyhine Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığını, bu dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile davalı firmanın 31.12.2015 tarihli mizan kayıtlarına göre davacının, davalı firmadan 210.295,00 TL tutarında alacaklı olduğu, İİK'nın 158. maddesine göre güncel kapak hesabı doğrultusunda tanzim edilen depo emrinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli, 2023/1461 E., 2024/52 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.1. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.04.2024 tarihli, 2024/758 E., 2024/896 K. sayılı ilamı ile davacı (alacaklının) yapmış olduğu takibe davalı (borçlu) tarafından itiraz edildiğine göre davacının alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği, davacı tacir olan davalı defterlerine dayandığına ve davalı da ticari defterlerin elinde bulunmadığını iddia ettiğine göre HMK'nın 220/2. maddesi gereğince “Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.” Hükmü gereğince davalıya yemin teklif edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli kararı ile HMK'nın 220/2. maddesi gereğince davalıya yemin teklif edildiği, davalı yemin beyanında defterlerin kendisinde ve işletmede bulunmadığını, nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin eda ettiği, davalı firmanın 2012, 20 13... yılları ticari defterlerinin işletme merkezinde bulunmadığı, defterlerin inceleme için ibraz edilmediği, bu nedenle davacı tarafından takibe konu edilen 210.295,00 TL'nin hangi işlemlerden kaynaklandığına ilişkin muhasebe kayıt ve belgelere ulaşılamadığı, davalı işletmenin 31.12.2015 tarihli mizan kayıtlarına göre, davacının, davalı firmadan 210.295,00 TL tutarında alacaklı olduğu, İİK'nın 158. maddesine göre güncel kapak hesabı doğrultusunda tanzim edilen depo emrinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. 2. Bozma Kararı Mahkemenin 24.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.02.2025 tarih ve 2025/112 Esas, 2025/623 Karar sayılı ilamı ile mahkemece bozmaya uyularak davalıya yemin teklifi üzerine davalı defterlerin kendisinde ve işletmesinde bulunmadığına dair usulüne uygun yemin ettiği, davacı alacaklının yapmış olduğu takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiği, HMK'nın 220/2. maddesi gereğince ve dosyadaki mevcut delilere göre davacının alacağını ispatlayamadığı, davacının iflas tehdidi altında depo emrini yerine getirmesinin alacağı kabul anlamına gelmeyeceği, davacının davasının bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bozma kapsamında davacının davasını ispat edemediği, davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davacının açmış olduğu iflas davasının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin muhtelif bankalardan borçlu/ davalı şirkete göndermiş olduğu hesap ekstrelerinin dava dilekçesinin ekinde mevcut olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunun bu ekstrelerden belli olduğunu, davanın açıldığı günden beri şirket defterlerinin hangi tarafta olduğunun belirlenmeye çalışıldığını, bu defterlerin zaten müvekkilinde olmasının mümkün olmadığını, bilirkişi incelemelerinde bütün defterler davalı şirket nezdinde mevcut iken sadece müvekkilinin alacaklı olduğu yıllara ait defterlerin bulunmadığını, davalı şirkete ait önceki yılın defteri mevcut değilken şirket mizanı ilerleyemeyeceğini, davalı tarafın kötü niyetle müvekkilinin alacaklı olduğu yılların defterlerini gizlediğini, müvekkilim muris babası ... vefat eder etmez reddi miras yaparak davalı şirket yönetiminden çekildiğini, işletmenin davalı tarafa geçtiğini, defterleri saklama yükümlülüğünün davalının sorumluluğunda olduğunu, defterlerin şirkette bulunmadığına ilişkin ticaret sicile herhangi bir bildirim yapılmadığını, müvekkilimin zimmetine para geçirdiği iddialarının asılsız olduğunu, davalı tarafından açılan Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/496 E. sayılı dosyasında görülen davada verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırıldığını, davanın yeniden görülmeye başlandığını, müvekkilinin davalı ... Et Lokantası- ... işletmesinden alacaklı olduğunun kabulü ile depo edilen tutarın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas yolu ile adi takibe yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacıdan alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da8f85652f9b2ff6 1d7f3b8de86c1ac1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı