Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2772 E., 2025/3587 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2772 E., 2025/3587 K. (27.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2772
Karar No
2025/3587
Karar Tarihi
27.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/2772 E. , 2025/3587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2025/4 E., 2025/7 K. Bölge Adliye Mahkemesince (İlk Derece) bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile ... .... İçme Suyu ve Kanalizasyon Şebekesi Yapım İşi Lot 1 kapsamında 22.10.2022 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 24. maddesi uyarınca taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıkların hakem kararıyla çözüleceğinin kararlaştırıldığını, yaşanan deprem felaketi sonucunda işin ifasının imkansız hale gelmesi sebebiyle davalı tarafından 09.03.2023 tarihli 127 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3-1-a maddesi gereği sözleşmenin tasfiye edilmesi talebinin davacı tarafından kabul edildiğini, yapılan tasfiye işlemi neticesinde davalının kesin hakedişe itiraz ederek hakeme başvurduğunu, hakem kararının oluşa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesi kapsamında iptal şartlarının oluştuğunu belirterek, hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesine göre milli tahkimde iptal davası açılabilmesi için tahkim yargılaması sonucunda verilen nihai hakem kararı bulunması gerektiğini, hakem dışında bir merci tarafından verilen kararın teknik anlamda bir hakem kararı olmadığından tek başına iptal davasına konu olamayacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 24. maddesinde itiraz halinde yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada hakem raporunun delil olarak değerlendirileceğini, hakem tarafından düzenlenen raporun karar olduğunun kabulü halinde de hakem kararının esasına ilişkin hukuki değerlendirme yapılamayacağını, kararın objektif ve sözleşme koşullarına uygun hazırlanmamasının işin esası ile ilgili olup kamu düzeni ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) 19.03.2025 tarihli kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmede tahkim şartının açıklık ve kesinlik niteliğini taşımadığı, Sözleşme Genel Koşullarının değişik 24/3. maddesi uyarınca tarafların ihtilaf halinde hem hakemi hem de genel mahkemeleri yetkili kılmaları sebebiyle tahkim şartının geçerli olmadığı, taraflarca atanan hakemin, ilgili düzenleme gereği kendisinin yetkili olmadığını, yetkinin genel mahkemelere ait olduğunu gözetip verilen hakemlik görevini reddetmesi gerekirken, görevi kabul edip uyuşmazlıkla ilgili karar vermesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile hakem kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tarafların sözleşmede yaptıkları değişiklik ile tahkim iradesinden vazgeçmiş olmalarına rağmen öncesinde hakeme başvurulmasına ilişkin hükümde bir değişikliğe gitmedikleri, tarafların sözleşmede uyuşan iradeleriyle, proje müdürünün kararlarını yüklenicinin kabul etmemesi halinde aralarında doğan uyuşmazlığın yargılamaya konu edilmeden önce yüklenicinin yapacağı hakem başvurusu ile teknik olarak bir kişiye inceletttirme gereği gördükleri, bu inceleme sonucu alınan raporu yeterli görüp itiraz etmemek suretiyle kendileri için bağlayıcı hale getirmeyi kabul ettikleri, raporu doğru ve yeterli görmeme halinde de süresi içinde uyuşmazlığın bu kez her iki tarafça mahkemeye götürülebileceğini de kabul ettiklerinin anlaşıldığı, bu haliyle uyuşmazlık konusu kararın hakem bilirkişi mahiyetinde olduğu ve HMK'nın 407. ila 444. maddelerde düzenlenen tahkim yargılamasına ilişkin hükümler kapsamında verilmiş hakem kararı niteliğinde olmadığından HMK'nın 439. maddesinde düzenlenen hakem kararının iptali davasına konu olabilecek bir karar olmadığı, hakem bilirkişi raporu hakkında HMK'nın 439. madde kapsamında hakem kararının iptal davası açılamayacağından hukuki bir temele dayanmayan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu kararın hakem bilirkişi raporu niteliğinde olması nedeniyle HMK'nın 439. maddesi kapsamında iptal davası açılamayacağından, HMK'nın 407 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece, usul, yasa, oluş ve hakkaniyete aykırı olan Yargıtay bozma ilamına uyulmaması gerekirken, uyularak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi nezdinde hakem kararının iptali noktasında hali hazırda devam eden bir yargılama bulunmadığını, hakem kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR: 1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK m. 370/1. md. uyarınca ONANMASINA, 2- Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- 6100 sayılı HMK m. 372 gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine (İlk Derece Mahkemesi) gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı