Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2651 E., 2025/3576 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2651 E., 2025/3576 K. (27.10.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2651
Karar No
2025/3576
Karar Tarihi
27.10.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/2651 E. , 2025/3576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/940 E., 2025/1038 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/299 E., 2025/1 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine 500.000,00 TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak 122.250,61 TL üzerinden Bartın İcra Müdürlüğü'nün 2022/5314 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilleri tarafından toplam 547.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkillerinin böyle bir bonodan haberdar olmadıklarını, bononun temelinin prefabrik yapım işine ait olduğunu, müvekkillerinin alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını, Bartın İcra Müdürlüğü dosyasında tarafından müvekkillerinin tüm mal varlığı ve maaşının üzerine hacizlerinin konulduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini ve takibin iptaline karar verilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olması nedeni ile % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, Bartın İcra Müdürlüğü'ndeki 2022/5314 Esas sayılı dosyaya yatacak paraların davalı-alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; prefabrik yapım işine dair 500.000,00 TL + KDV bedelli sözleşme akdedildiğini, bina yapım işlerinde uygulanan KDV tutarının % 18 olduğunu, sözleşmenin 2. maddesinde dış kaplama, alçı sıva ve doğalgaz kombisi kalorifer peteği ve doğalgaz hattının işverene ait olacağının, sözleşme bedeline doğalgaz için yapılan işlerin de dahil edildiğini, müvekkili ile davacıların işler devam ederken doğalgaz işleri için 60.000,00 TL bedel ile ayrıca anlaştıklarını, sözleşmenin 2. maddesinde işveren tarafından seçilecek olan mutfak dolaplarından dolayı 14.000,00 TL fark çıktığını ve bu farkın davacılara bildirildiğini, ayrıca doğalgaz işleri devam ederken tadilat yapılması gerektiğini ve bu 4.500,00 TL farkın da bakiye hesaba eklenildiğini, son durumda müvekkil ile davacılar arasındaki 500.000,00 TL + %18 KDV +60.000,00 TL + 14.000,00 TL + 4.500,00 TL = 668.500,00 TL olduğunu, müvekkil ihtarnamesi keşide edildiğini, icra takibine konu edilen alacağın tüm bono miktarı değil ödenmeyen KDV, eksik ödenen doğalgaz ve mutfak dolabı bedeline ilişkin olduğunu, ödemeler düşüldükten sonra 121.500,00 TL bakiye borç üzerinden icra takibi başlatıldığını, işbu bononun teminat senedi olmadığını, bono düzenlenirken üzerine teminat senedi olduğuna dair şerh düşülmediğini belirterek açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senedin, davacılar ile davalı şirket arasındaki prefabrik ev yapımına ilişkin eser sözleşmesine dayalı olarak ve fakat emre muharrer düzenlendiği, takibin de kambiyo senetlerine mahsus olarak yapıldığı, 6502 sayılı Yasa'nın 4/5. fıkrası gereğince tüketici işlemi nedeniyle düzenlenen senedin nama düzenlenmemiş olması sebebiyle geçersiz olduğu, bu nedenle takibe konu senet nedeniyle icra takibinin iptali ile emre yazılı senet nedeniyle davacıların davalıya borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunu kabulü ile 6502 sayılı Kanun'a 28.7.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun ile eklenen 73/A maddesi ile tüketici mahkemelerinde görülen davalar yönünden, kanunda sayılan istisnalar haricinde dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna müracaat edilmesi zorunluluğu getirildiğini somut olayda arabuluculuğa başvurma şeklinde dava şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davanın son celseye kadar Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görüldüğünü, son karar celsesinde ise mahkemece kendi içinde tevzi düzenlemesi yapılarak Tüketici Mahkemesi sıfatı ile karar verildiğini, davanın açıldığı tarihteki koşullara ve Yargıtay görüşlerine göre eğer menfi tespit davasının konusu bonoya dayanıyor ise davanın Ticaret mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerektiğini, menfi tespit davasının kambiyo senedine dayanması halinde davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, b.Davanın açılış tarihinin 28.12.2022 olduğunu ve davanın Yargıtay görüşleri doğrultusunda Ticari dava olarak açıldığını "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ve diğer Kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01... tarihinden itibaren dava şartıdır." hükmünün dava açıldığı tarihte bulunmadığını, son karar celsesinde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılması nedeni ile bunun sonradan yürürlüğe giren ve Yargıtay görüşlerindeki değişiklik nedeni ile dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi gerektiğini ve bu konuda taraflarına süre verilmesi gerektiği halde bunun yapılmadığını, c.Davalıların davaya cevaplarında, istinaf dilekçesinde ısrar ile belirttikleri üzere takibe konu bononun teminat senedi olmadığını iddia ettiklerini, yani davalı tarafın ısrar ile bononun asıl ilişkiden bağımsız mücerret bir borç ilişkisine dayandığı iddiasında bulunduklarını, yapılan ödemeleri bertaraf etmek içinde bononun düzenlenme ve vade tarihleri üzerinde oynama yaptıklarını, bunun yanında davalı şirketin yetkilisi hakkında bono üzerinde tahrifat yaparak müvekkilleri hakkında icra takibi başlatılması nedeni ile Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2022/7767 Soruşturma dosyasında yapılan krimal inceleme sonucunda, bono üzerinde şirket yetkili müdürü ve şirket sahibi ..... tarafından tahrifat yapılması nedeni ile hakkında Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2025/ 299 E. sayılı dosyası ile resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılıkdan dava açıldığını, bu davanın bile açılan menfi tespit davasındaki haklılığı ortaya koyduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7bff81a692d78aab 1993e080db9fbd1e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı