Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1019 E., 2025/1834 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1019 E., 2025/1834 K. (05.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1019
Karar No
2025/1834
Karar Tarihi
05.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/1019 E. , 2025/1834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2719 E., 2024/2055 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/587 E., 2021/731 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescil işlemlerini 06.05.2016 tarihinde tamamlayarak davalıya üyelik için başvuru yaptığını, davalının ise 11.05.2016 tarihli, 2016/5 sayılı yönetim kurulu toplantısının 3 no'lu ara kararı ile müvekkilinin üyelik başvurusunun kabul ettiğini, davalı birliğin üyelik başvurusunu kabul etmesine rağmen üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, 15 gün içerisinde müvekkiline üyelik başvurusu ile ilgili bildirimde bulunmadığını, bir çok üye kooperatife arsa tahsisi yapmasına rağmen davacıya yapmadığını, bunun üzerine yeniden 13.07.2018 tarihinde üyelik başvurusu yapıldığını bu kez davalının 25.07.2018 tarihli cevabı ile Birlik Anasözleşmesi'nin 15. maddesinde yedek üye veya benzeri üye alınmaz maddesinin bulunduğuna ilişkin yanıt verilerek, üyelik sürecinin askıda bırakıldığını, bunun üzerine davacı tarafından davalıya karşı Bursa ....Noterliği'nin 19.09.2018 tarih ve 35446 sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalının 25.09.2018 tarihli cevap ihtarnamesi ile üyelik talebinin olağan genel kurulda değerlendirileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin, davalı birliğe üye olmak için Anasözleşmenin 14.maddesinde yazılı olan tüm şartlara sahip olduğunu, ancak davalının tüm üyelik şartlarına haiz davacıyı üye olarak kabul etmediğini, T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2006 tarihli ve 2005/4763 E., 2006/4366 K. sayılı ilamı gereğince yönetim kurulu kararına karşı genel kurulda itiraz eden ve genel kurulda da bu talebi reddedilen kişinin iptal davası açma hakkı olduğunu belirterek, müvekkili kooperatifin davalı kooperatifler birliğine üye olmak için gerekli tüm şartları sağladığı halde birliğe üye olarak kabul edilmediğine dair yönetim kurulu kararının iptaline ve 11.05.2016 tarihinden itibaren üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 11.05.2016 tarihinde davalıya üyelik için müracaat eden davacının üyelik talebinin üyelik evraklarının tamam olduğunun söylenmesi ve eksik olan evrakların gün içerisinde tamamlanacağının söylenmesi üzerine yönetim kurulu tarafından kabul edildiğini, toplantı sonrasında davalının Çevre Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü'ne müracaat ederek davacı hakkında bilgi talep ettiğini, davacının henüz kuruluş aşamasında bir kooperatif olduğu, genel kurulu yapılmayan ve Genel Kurulunda ...'a katılım kararı bulunmayan kooperatiflerin ...'a üyelik kaydının yapılmasının mümkün olmadığından 12.05.2016 tarihli 2016/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının üye yapılmasına yönelik kararın yok hükmünde sayıldığını, ayrıca eski başkan ile davacı kooperatif sahiplerinden birisinin arasında akrabalık - çıkar ilişkisi olduğunu, 16.05.2016 tarihinde davacının tekrar müracaat ettiğini ancak çift imza bulunması gerekirken tek imza bulunduğu için başvurusunun işleme alınmadığını, davacı kooperatifin 06.05.2016 tarihinde kurulduğu, ilk genel kurulun 16.05.2016 tarihinde yapıldığı, oysa üyelik talebinin ise 11.05.2016 tarihinde yapıldığı, 12.05.2016 tarihinde ise üyeliğin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararının yok hükümde olduğuna karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, genel kurul kararı yapılmadan üyelik müraacatında bulunan kötü niyetli davacının, müvekkiline karşı Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2016/ 986 - 2017/786 E/ K. sayılı dosyasında dava açtığını ve davasının reddedildiğini, kesin hüküm teşkil eden dava nedeniyle iş bu davanın reddi gerektiğini, son arsa tahsisi yapılan kooperatiflerin 2017 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısında oy birliği ile üyeliğe kabul edildiğini, dava konusu S.S. Altın Yaşam Konut Yapı Kooperatifinin ise arsa tahsis talebine ilişkin başvurusunun 13.07.2018 tarihi olduğu, o tarihte birlik uhdesinde tahsisi yapılacak arsa bulunmadığından birlik yönetim kurulunca 25.07.2018 tarihli ve 1343 sayılı yazı ile davacıya bildirildiğini; belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatif üyelik için şart olan ilk genel kurul toplantısını yapmadığından ve genel kurulda bu yönde bir karar almadığından üyelik için aranan şartları taşımadığından ve sehven yapılan üyeliğe kabulün hemen ertesi gün 12.05.2016 tarihinde yapılan üyeliğe kabul işleminin sehven yapıldığı belirtilerek geri alındığından davacı lehine bu yanlışlıktan hak çıkarmanın mümkün olmayacağını, kaldı ki davacı da üyeliğe kabul edilmediğini bildiği için dava açmış ve sonrasında müracaata bırakmış olduğunu, 13.07.2018 tarihinde üyelik için yeniden kooperatife başvurulduğunu, başvuruda davacının bu tarihe kadar üye olmadığını bildiği ve kabul ettiği anlamına geldiğini, bu nedenle davacının 12.05.2016 tarihli üyeliğe kabul işleminin iptaline ilişkin kararın iptalini süresinde talep etmediğinden bu tarihten itibaren kooperatif üyesi olduğuna dair tesbit kararı verilmesi talebinin reddine, kooperatiflerle ilgili olarak açık kapı ilkesi benimsenmiş ise de üyelik koşullarını taşıyan her isteyenin kooperatife üye kabul edilmesi anlamına gelmeyeceğini, yapı kooperatifi olduğu gözönüne alındığında, kooperatifin amacı olan üyelerine arsa tahsisi sınırsız olamayacağından alacağı üyeleri de belirli bir sayıda tutmak zorunda olduğunu, dikkat edilecek olan hususun davalının davacıyı üyeliğe kabul etmemesi kararının keyfi olup olmadığı, aldırılan bilirkişi ek raporunda da belirtildiği gibi davacının ikinci müracaat tarihi olan 13.07.2018 tarihinden sonra davalı kooperatifin yeni bir üye kabul etmediği ve bu tarihten sonra eski veya yeni üyelere arsa tahsis etmediği, davalının üyeliğe kabul konusunda keyfi davrandığından bahsedilemeyeceği, davacının üyelik için ikinci müracatının kabul edilmemesinin yasaya uygun olduğu davacının bu yöndeki davasının da reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile davacının kooperatif birliğinin 12.05.2016 tarihli kararından haberdar olduğu, hukuki süreci başlattığı ancak davasını takip etmediği, davacının 13.07.2018 tarihinde üyelik için yeniden davalı kooperatife başvurması nedeniyle davacının bu tarihe kadar üye olmadığını bildiği ve kabulünün olduğu değerlendirilerek bu aşamada artık 11.05.2016 tarihli kooperatif kararı ile kooperatif üyesi olduğunun tespiti yönündeki talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını, davacının kooperatif birliğine 19.09.2018 tarihli üyelik başvurusunda bulunduğu, birlik tarafından, birlik uhdesinde tahsisi yapılacak arsa bulunmadığından birlik yönetim kurulunca 25.09.2018 tarihli ve 1343 sayılı yazı ile davacıya bildirildiği, 19.09.2018 tarihli başvurusunun red edilmesinin açık kapı ilkesine uygun olmadığı, zira kooperatifin üye sayısı yönünden bir üst sınırının olmadığı, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 14. maddesi şartlarına haiz olması halinde davacıyı üyeliğe kabul zorunluluğunun bulunduğu, davalının red kararında üyelik şartlarına haiz olunmadığına dair bir savunma bulunmadığı ve arsa tashihinin varlığının üyeliğe kabul için şartlar arasında öngörülmediği, davacının birliğe üyelikte menfaatinin olduğu, üyelik şartlarını taşıyanların kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan "açık kapı ilkesi" uyarınca kooperatif üyeliğine kabulünün zorunlu olduğu da nazara alınarak mahkemece davacının davasının kabulüne ve 25.07.2018 tarihinden itibaren davalı birlik üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Genel Kurulunda ...'a katılma kararı bulunmayan kooperatiflerin üye yapılması mümkün olmadığından üyeliğin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararı düzeltilerek 12.05.2016 tarih ve 2016/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının üye yapılmasına ilişkin karar yok hükmünde sayıldığını ayrıca şartları taşımamasına rağmen davacının üyeliğe alınmasını kabul eden eski başkan ..., davacı kooperatifin sahiplerinden birinin babası ve diğeri ...'un kayınpederi olduğunu, eski başkanın ailevi çıkarlar güderek kızı ve damadına ait kooperatifi usulsuz bir şekilde, gerekli şartları taşımamasına rağmen üyeliğe almaya çalıştığını, b. 2018 tarihli arsa tahsisi talepli başvurunun ise birliğin arsa tahsisi işlemlerini bitirdiği ve en son 2017 yılında üye kooperatiflere arsa tahsisi yapılmış olduğun ve başvuru tarihi itibariyle hem tahsisi yapılacak arsa olmadığı hem kooperatif tasfiye aşamasında olduğundan reddedildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kooperatif Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkindir. 1.Davacının, kooperatif birliğine müracaat tarihi olan 19.09.2018 tarihinden itibaren 15 gün sonrası için üyeliğinin kabulü gerektiği anlaşılmış olup "15.10.2018" tarihi itibariyle üyeliğinin tespiti yerine "25.07.2018" tarihi yazılarak hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmektedir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “25.07.2018” ibaresinin çıkartılarak yerine “15.10.2018” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42cf4f820fd97fbc 80fb428b204fcfff

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı