Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3262 E., 2025/1861 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3262 E., 2025/1861 K. (06.05.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3262
Karar No
2025/1861
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/3262 E. , 2025/1861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2011/808 E., 2024/128 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili avukat ... ile davalılardan . .... Konut Yapı Kooperatif vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacının, asıl davada davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yükleniciliğini yaptığı ve davalı kooperatifin arsa sahibi bulunduğu inşaatın, .... ada, ... parsel, A blok, 21 numaralı bağımsız bölümünü yüklenici şirketten 05.10.2000 tarihli satış protokolü ile satın aldığını, inşaatın bitimini müteakiben 20.09.2002 tarihinde dairenin müvekkiline teslim tutanağı ile teslim edildiğini, o tarihten bugüne kadar müvekkilinin tasarrufunda olduğunu ancak tapuda birleşen davalı ...’e devredildiğinin sonradan anlaşıldığını, birleşen davalı ...’e yapılan satış işleminin sahte belgelerle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, A blok, 21 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; iyiniyetli kayıt maliki olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.12.2010 tarihli ve 2007/92 Esas, 2010/503 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 15.12.2010 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı kooperatif ile birleşen davada davalı ... vekillerinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 16.05.2011 tarihli ve 2011/4781 Esas, 2011/6337 Karar sayılı kararı ile fesih sonucu yapılan tasfiyede çekişme konusu 21 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye bırakılıp bırakılmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde ve tapuda diğer davalı ...’e yapılan temlik işleminin yolsuz vekaletnameye dayalı şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesi gerektiği belirtilerek, Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 21 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye bırakılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, davalı ... de dahil bazı kişiler hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/124 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, dosyada mevcut evraklardan anlaşıldığı üzere davalı ... hakkında beraat kararı verildiği, Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/457 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2021 tarihli, 2021/1382 Esas, 2021/6020 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu kararla dava konusu taşınmazın davacı .... Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği belirtilerek, asıl davanın esastan, birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; 20.09.2002 tarihinde dairenin arsa sahibi kooperatif yetkilisinin gözetimi ve bilgisi dahilinde düzenlenen teslim tutanağı ile müvekkile teslim edildiğini ve o tarihten bugüne kadar müvekkilinin daireyi kullandığını, dava konusu bağımsız bölümün yüklenici payına düşen daire olduğunu, yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan edimini ifa ederek inşaatı tamamladığını, müvekkilinin TMK’nın 1023. maddesi kapsamında iyiniyete dayanarak mülkiyet kazanan 3 üncü kişi olduğunu, mülkiyetin kazanımına dayanak ilk işlem dahil olmak üzere ve devam eden işlemler silsilesi yüklenici ile birlikte hareket eden arsa sahibi davalının katılımı ile tesis edildiğinden, dava konusu taşınmazın mahkeme kararıyla davalı arsa sahibine döndüğünden bahisle davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki bahsi geçen davada müvekkili, tarafı olmadığından anılan yargılamaya katılmalarının mümkün olmadığını, 29.11.2007 tarihli “Sulh Sözleşmesi” başlıklı belge nedeniyle her bir taksit için herhangi bir dairenin yükleniciye verilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından: Asıl davada davalılar arsa sahibi kooperatif ile yüklenici şirket arasında 15.09.2000 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 22.03.2001 tarihli paylaşıma dair ek sözleşme imzalanmıştır. Davacı ise asıl davalı yükleniciden 05.10.2000 tarihli ve ön satış protokolü başlıklı belge ile yapılacak olan inşaattan A blok, 21 numaralı bağımsız bölümü satın almıştır. Davalı arsa sahibi kooperatif ile yüklenici şirket arasında yapılan 15.09.2000 tarihli sözleşmenin 22.06.2004 tarihli tespit raporuna göre ancak %65 fiziki seviyeye getirildiği, davalılardan kooperatifin 07.06.2004 tarihinde yüklenici şirkete fesih ihbarında bulunarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, fakat tarafların bir araya gelerek 29.11.2007 tarihinde “sulh sözleşmesi” başlıklı belgeyi düzenledikleri, bu sözleşmenin 2. maddesi ile yüklenici şirketin eksik bıraktığı inşaat işlerinin parasal değerini arsa sahibi kooperatife ödemesi karşılığında, kooperatifin teminat olarak tutulan taşınmazları serbest bırakmasının kararlaştırıldığı, buna karşılık da 36 eşit taksitte ödenmesi koşuluyla yüklenici şirketin kooperatife 2.037.000,00 TL ödeyeceğinin ve her 75.000,00 TL taksit ödemesinden sonra teminat olarak tutulan dairelerden 1 adedinin serbest bırakılacağının hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu bağımsız bölümün sözleşme ile yükleniciye bırakılan yerlerden olduğu anlaşılmış ise de; davalı yüklenici tarafından gerçekleştirilen inşaat seviyesi dikkate alındığında, davalılar arasındaki sulh sözleşmesi uyarınca belirlenen tutar da ödenmemiş olduğundan, davalı arsa sahibinin tapuyu teminat olarak uhdesinde tutmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK’un 438/son maddesi uyarınca mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararına karşı asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Yerel Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aeb56975bf997e74 f9153b0e010dd7f3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı