6. Hukuk Dairesi 2024/1030 E. , 2025/1836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1323 E., 2023/1451 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1041 E., 2020/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile aralarında 06.12.2013 tarihli müşavirlik sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davacının Bakanlar Kurulu'nun 24.12.2012 tarihli kararnamesi ile riskli alan olarak ilan edilen Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan ve sözleşmenin eki listede yer alan ada/parsel nosu belirtilen taşınmazlara yönelik kentsel dönüşümü esas alan gayrimenkullere ilişkin hak sahipleri ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayacağını ve sözleşmeleri müşavirlik hizmet sözleşmesi içeriğindeki maddelere göre davalıya yüklenici olarak devredileceğinin kararlaştırıldığını, ancak sözleşmenin ihlal edildiğini, davalının kusurlu davranışları sebebi ile sözleşmenin ifasının ve işbirliğinin imkansız hale geldiğini, davalı gerçek kişilerin sorumluluklarından dolayı tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak sorumluluklarının tespiti gerektiğini, sözleşme kapsamında yapılan masrafların ve zararların tespiti ile bu sözleşme nedeni ile kaçırılan başka sözleşme fırsatları nedeni ile uğradıkları kar mahrumiyetleri ve çalışamadıkları süreler boyunca uğranılan maddi manevi zararlarına ilişkin üçüncü kişilere ödenen tazminat ve cezalar dahil olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte; ayrıca sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı davranışlarla ihlali nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan müşavirlik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin ödemesi gereken 2.500.000,00 USD ve 270.000,00 USD tutarındaki master plan bedelinin davacı şirket hesabına yatırıldığını, davacı şirketin müşavirlik sözleşmesindeki edimlerinin hiçbirisini yerine getirmediğini, iddiasının aksine sözleşmeye aykırı davrandığını, yine davacının sözleşmeden itibaren geçen 3 yıllık süreye rağmen görevlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 5.2.15 maddesine göre davalının edimlerini yapmama hakkı bulunmasına rağmen edimlerini yerine getirdiklerini, ancak Kadıköy .... Noterliği'nin 17.06.2016 tarihli ve 05278 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin ve yapılan ödemeleri iade etmeden, maddi ve manevi zararlarını tazmin etmeden sözleşmenin 5.2.10 maddesine rağmen müşavirlik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, fesih ihtarına karşı olarak Bakırköy 33. Noterliğinin 24.06.2016 tarih, 32595 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih ihtarının sözleşmeye, hukuka ve gerçeklere aykırı olduğunu bildirdiklerini, sözleşmeye aykırı fesih bildiriminin 3 gün içerisinde geri alınmasının feshin geçersizliğinin müvekkili şirkete bildirilmesinin, aksi takdirde feshin haksız olacağının bildirilmesine karşın davacının herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacı GOPAŞ şirketinin müşavirlik sözleşmesine tümüyle aykırı davrandığını, 5.1.16 maddesine göre 1 yıllık süre içerisinde sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye istinaden ödenen 2.770.000,00 USD nin iadesi için İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1137 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar vekili, davalı gerçek kişilerin sözleşmenin tarafı olmadığını, davalı şirketin ortak/ yönetim kurulu üyesi olduklarını, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği kendilerine husumet yöneltilmeyeceğini belirterek, öncelikle davanın usulden, aksi halde ise sözleşmeye aykırı davranan davacının edimlerini yerine getirmediğinden davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, gerçek kişi davalılar olan şirket yönetim kurulu üyeleri ve ortaklarına karşı açılan davada tüzel kişilik perdesinin aralanmasının istisnası olan öz kaynak yetersizliği ve sorumlu şirketin içinin boşaltılması hususunun somut olayda bulunmadığı ve davacı tarafından ispatlanmadığı, sözleşmenin nisbiliği gereği şirketler arasında sözleşme yapıldığından açılan davanın pasif husumetten reddi gerektiğini, sözleşmenin 5. maddesi kapsamında davacının süresi içerisinde imâr planı hazırlamasına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu rağmen edimini yerine getirmeden sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirerek edimi yerine getirdiğini, davacının imar planı ve notlan, tadilaü, İmar durumu alımı, ruhsat alımı, alt yapı tadilat ve izinlerin alımı ile tapu tevhit ve ifraz işlemleri ile ilgili belediyeler, tapu daireleri, Tedaş, İski, tgdaş, Telekom ve diğer resmi-özel makam ve kuruluşlar nezdinde takip ederek sonuçlandırması gerekirken bu işlemlerin sonuçlandınldığına ilişkin de dosyaya herhangi bir somut delil sunulmadığını, inşaat ve imâr hukuku bakımından imâr planları olmayan bir yer için vaziyet planı, avan proje, inşaat ruhsalı vs. hazırlanmasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı gerçek kişiler yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. 06.12.2013 tarihli müşavirlik sözleşmesinin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve bu Kanu'nun uygulama yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm iş ve işlemlerini içerir bir sözleşme olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde 6306 sayılı kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliği hükümlerinin (öncelikle) esas alınması gerektiğini, mahkemece planlama sürecine ilişkin 6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliğinde yer alan ��zel hükümlerin dikkate alınmadığını, Bükümlerin dikkate alınmadığını, b. 6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği kapsamında olmayan normal bir planlama süreci bakımından kentsel tasarım projesinin yapılma zamanına dair emredici hüküm olmadığını, kentsel tasarım projeleri 1/1000 ölçekli plandan önce yapılabileceği gibi birlikte veya sonrasında da yapılabileceğini, c. 6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği kapsamında olan somut sözleşmeye ilişkin ise riskli alan ve rezerv yapı alanlarına dair inşaatlarda plan tekliflerinin kentsel tasarım projeleri ile birlikte hazırlanıp onaylamaya yetkili Bakanlığa iletilmesi gerektiğini d. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, e. Dava dilekçesindeki talepleri karşılamadığını, uyuşmazlık konusu kentsel dönüşüm alanında uzmanlığı bulunmayan heyet tarafından tanzim edilen rapora dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, müşavirlik sözleşmesinin feshi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 04fc6647f3e6a749 5ad764999c70047d