Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1011 E., 2025/3656 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1011 E., 2025/3656 K. (30.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1011
Karar No
2025/3656
Karar Tarihi
30.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/1011 E. , 2025/3656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1171 E., 2025/208 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1215 E., 2022/239 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen özel mukavele ile D blok 18 nolu bağımsız bölümün müvekkiline satıldığını ve kooperatife üye kaydedildiğini, taşınmazın bedeli ödenmiş ve aynı durumda olan kişilere daire tapuları verilmiş olmasına rağmen, müvekkiline dairesinin tapusunun verilmediğini, dairenin diğer davalı şirkete devredildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 90.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ödemelerini yapmayan davacının, kooperatif yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edildiğini, ihraç kararına karşı süresinde dava açmadığını, kooperatife sadece 25.370,00 TL ödeme yaptığını, diğer yandan bu inşaatların yapımı konusunda davalı kooperatif ile dava dışı arsa sahibi başka bir kooperatif arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, davalı kooperatifin bu sözleşmeyi yüklenici olarak imzaladığını, ancak üyelerin aidatlarını ödememesi nedeniyle inşaatın tamamlanamadığını ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafların anlaşması ile aynı zamanda inşaatın taşeronu olan davalı müvekkili ... Müh. Haf. İnş.. Ltd. Şti.'ye devredildiğini, bunun sonucu olarak davalı kooperatifin tasfiyeden başka işlevi kalmadığını, davacının ancak ödediği bedeli davalı kooperatiften talep edebileceğini, davalı şirkete husumet yöneltemeyeceğini savunarak, davacının, davalı kooperatife yönelik tapu iptal ve tescil isteminin reddine, ödediği 25.370,00 TL düşüldükten sonra kalan kısma ilişkin talebin reddine ve davalı şirket yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki özel mukavele ile kooperatif üyeliğine kabul edildiği, bu mukavelede daire bedeli 90.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olup, davacının toplam 25.370,00 TL ödeme yaptığı, bundan fazla ödeme yaptığını ispat edemediği, davalı hakkında ihraç prosedürü başlatılarak gönderilen birinci ve ikinci ihtarnameler üzerine, ihtarnamelerde belirtilen borcun ödenmemesi sebebiyle yönetim kurulu tarafından ihraç kararı alınmış ise de davalıya tebliğ edilen ihraç kararının bir başka üyeye ilişkin olduğunun anlaşıldığı, hakkında alınan ihraç kararının davalıya tebliği edilmediği, dolayısıyla ihraç kararının henüz kesinleşmediği ve davacının üyeliğinin devam ettiği, davalı kooperatifin söz konusu inşaatların yapımını arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile üstlendiği, ancak edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmenin aynı zamanda bu inşaatın taşeronu olan davalı ... Müh. Haf. İnş...Ltd. Şti.'ye devredildiği ve bunun karşılığı olarak bağımsız bölümlerin tapuda davalı şirkete devredildiği, davalı kooperatifin amacına ulaşamadığı, herhangi bir ortağına taşınmaz tahsis ya da tescili yapamadığı, davacının tapu iptal ve tescil isteminin yerinde olmadığı, ancak giderler düşüldükten sonra kooperatife yaptığı ödemenin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle, davalı ... Müh. Haf. İnş... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespitine, 24.208,00 TL tasfiye alacağının davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğini, b. İlk Derece Mahkemesince bildirdikleri tanıkların dinlenmediğini, c. Tüm taleplerine rağmen üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmadığını, d. Müvekkilinin yaptığı ödeme miktarının 90.000,00 TL olduğunu, ödemelerin kayıtları işlenmemiş olmasının kooperatifin kusuru olduğunu, inşaatların devam sırasında müvekkili tarafından kooperatife demir gönderildiğini, demirin bedelinin müvekkilince ödendiğini, bunun üyelik borcundan düşüleceği bildirildiğini, tüm fatura ve irsaliyelerin kooperatif kayıtlarında mevcut olduğunu, e. Kooperatifin diğer üyelerine tapu devirleri yaptığını, arsa payı karşılığı inşaat sözlemesini devralan davalı ... Müh. Haf. İnş... Ltd. Şti. üzerinden bu devirleri yapmış olabileceğini, tüm taşınmazların bu şirkete devrenin kooperatif üyelerinin haklarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu, bu husustaki itirazlarının incelenmediğini, davalı ... Müh. Haf...Ltd. Şti. inşaatı devralmadan önce davalı kooperatif tarafından %40 seviyesinde imalat yapıldığını, buna rağmen tüm dairelerin yüklenici şirkete devrinin yasal olmadığını, f. Müvekkiline ödenecek tazminatı hesabının hatalı yapıldığını, Yargıtay içtihatlarında belirtilen formüle göre hesap yapılması gerektiğini, kooperatifin tüm kayıtlarının incelenmediğini, tapuda kayıtlı bir parseli daha olduğunu, müvekkili lehine hükmedilen tazminata, kooperatif tacir olduğundan, yasal değil avans faizi işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, davalıların vekili tek olduğundan lehlerine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Kendisine konut tahsis edilemeyen ortağın konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelmesi ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, bu tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, üye için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiği tespit edildikten sonra, davalı kooperatifin inşaatları tamamlayamadığı, amacına ulaşamadığı ve herhangi bir ortağına taşınmaz tahsis ya da tescili yapamadığı belirlenmiştir. Bu durumda, davacıya konut karşılığı tazminat verilmesi mümkün değildir. Bunun yanında, kooperatif üyeliği devam ettiğinden, kooperatife yatırdığı paranın iadesi de mümkün değil ise de karar davalı kooperatif tarafından temyiz edilmediğinden, aleyhe bozma yasağı gözetilerek, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı