6. Hukuk Dairesi 2025/969 E. , 2025/3677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1940 E., 2025/55 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/410 E., 2024/790 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.05.2011 günü davalı kooperatife ortak olmak ve konut edinmek amacıyla 29.719,50 TL ödeme yaptığını, bu ödemeden birkaç gün sonra yönetim kurulu üyelerinin talebi ile kooperatife ait arsa üzerine inşaat yapılması için dava dışı .... İnş. ile satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, aradan geçen zaman zarfında kooperatiften hiçbir haber alamadığını, haricen öğrendiği genel kurul toplantısına katılımının ortak olmadığı gerekçesiyle engellendiğini ileri sürerek, davacının davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitini mümkün olmaz ise ödenen bedelin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili kooperatif ile daha önce kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamış olan .... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den, alacağın temliki yolu ile bir bağımsız bölüm satın aldığını, bu sözleşmeye dayalı olarak da 30.000,00 TL tutarında peşin ödeme yaptığını, davacının bu ödemeyi satıcı yükleniciye ödenmek üzere müvekkili kooperatife gönderdiğini, geri kalan 90.000,00 TL tutarında ödemeyi ise vadeli olarak ve kredi kullanma şartına bağladığını, dava dilekçesinden ve eki sözleşmeden anlaşılacağı üzere davacının, müvekkili kooperatife ortak olmak gibi bir istek ve irade ortaya koymadığını, böyle bir talep olmadığı için de herhangi bir ortaklık işlemi yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin incelenebilen mevcut kayıtlarında davacının 'üye' olarak geçtiği, buna karşılık mahkemece verilen kesin mehil içerisinde bu kaydın aksini ispata yarayan herhangi bir belge ve/veya delil ile başkaca kayıtların sunulmadığı, bu hali ile mevcut defter kayıtların zımnen üyeliğe kabul olarak yorumlanabileceği (benzer yönde bknz. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2012/5565 Esas, 2012/7728 Karar-2013/8573 Esas, 2014/1851 Karar) aksi ispat edilemediğinden davacının, davalı kooperatife üye olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek, davacının ortaklığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı şirketle imzalanan satış vaadi sözleşmesinin ortaklık kaydı ya da başvurusu olarak kabul edilemeyeceğini, sunulan ödeme belgesinin satış vaadi sözleşmesinde belirtilmiş olan peşinat ödemesine ilişkin olduğunu, davacının gerçek iradesinin .... İnşaat Ltd. Şti.'den satış vaadi ile bir daire satın almak olduğunu, bilirkişi raporundaki saptamaların hukuka, Kooperatifler Kanunu'na ve anasözleşmeye uygun olduğunu, kooperatif hesabına para yatmış olmasının tek başına ortaklığı kanıtlamayacağını, davacının, binalar yapılmayınca, sözleşme yaptığı şirketin ortada olmadığını da anlayınca kooperatife dosyada bulunan ihtarı keşide ederek yatırmış olduğu paranın iadesini istediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, kooperatif ortaklığının tespiti mümkün olmaz ise ödenen bedelin iadesi istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ca6a92ab14ddccde 96876a0d69b4e46a