6. Hukuk Dairesi 2024/748 E. , 2025/1703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/325 E., 2023/1318 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2011/457 E. VE 2009/705 ESAS SAYILI DAVALARDA BİRLEŞEN 2010/564 ESAS VE 2010/551 ESAS SAYILI DAVALARDA İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2008/742 E., 2017/1055 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2011/457 ve 2009/705 E. Sayılı davalarda davacı- birleşen 2010/564 E. Ve 2010/551 K. Sayılı davalarda dav alı ... vekili ile asıl ve birleşen 2011/457 E. ve 2009/705 E. Sayılı davalarda davalı birleşen 2010/564 E. Ve 2010/ 551 E. Sayılı davalarda davacı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş.vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Yunanistan Ulusal Doğalgaz Şirketi (DEPA) arasında 23.12.2003 tarihli doğalgaz alım-satımına ilişkin sözleşmenin akdedildiğini, boru hattının her iki ülke sınırları içinde kalan bölümünün ilgili ülke tarafından inşa edilmesinin, ilk gaz tesliminin 01.07.2006 tarihinde yapılmasının, kesin başlangıç tarihinin 01.01.2006 tarihinden önce ve 31.12.2006 tarihinden daha geç olamayacağının, bu itibarla kesin doğalgaz sevk tarihinin 31.12.2006 tarihi olduğunun, tarafların hattın tamamlandığı ve işletmeye alındığı ile teslimata hazır olduğunu diğer tarafa yazılı olarak bildirmesinin, bildirim yapılmadığı taktirde geciken tarafın günlük 25.000,00 USD gecikme cezası ödemesinin, ilk üç aydan sonra gecikme cezasının 50.000,00 USD olarak ödenmesinin ve kesin başlangıç tarihinden itibaren 12 ay içerisinde bildirim yapılmaması halinde kusurlu olmayan tarafın sözleşmeyi fesih hakkı bulunduğunun kararlaştırıldığını, Türkiye sınırları içerisinde kalan boru hattının 193 kilometre kara ve 17 kilometre deniz geçişi olmak üzere 210 kilometreden oluştuğunu, 193 km kara geçişi boru hattının 01.07.2005 tarihli sözleşmeyle 17.860.000,00 USD + KDV bedelle davalı iş ortaklığı tarafından üstlenildiğini, yer tesliminin 08.07.2005 tarihinde yapıldığını, davalıların 26.07.2005 tarihinde sundukları iş programının müvekkili tarafından 04.08.2005 tarihinde uygun bulunarak iş ortaklığına bildirildiğini, iş programına göre davalıların Anadolu kısmındaki boru hattını 01.04.2006, Avrupa bölümündeki hattı ise 09.08.2006 tarihine kadar tamamlamayı taahhüt ettiklerini, projenin başlangıcından itibaren iş programından sapmalar, iş ortaklığının mali sıkıntı ve temlik talepleri, iş kalemlerinde gecikmeler, taşeronlar ve piyasaya borçları, iş programının Nisan 2006'da revize edilmesine rağmen sapmaların devam etmesi, Avrupa bölümünde çalışmanın başlatılamaması, gümrük bedellerinin ödenememesi, montajların yapılmaması gibi davalılardan kaynaklı sorunlar yaşandığını, müvekkili tarafından projenin çıkmaza gireceği, iki ülke arasında sorunlar yaşanacağı görülerek yönetim kurulunun 07.11.2006 tarihinde sözleşmenin feshine karar verdiğini, feshe ilişkin kararın 08.11.2006 tarihinde onaylandığını, kararın 09.11.2006 tarihinde davalılara tebliğ edildiğini, 12-14.11.2006 tarihlerinde durum tespitinin yapıldığını, sözleşmenin feshine kadar davalılara 9.658.084,00 USD ödeme yapıldığını, fesih tarihinden sonra hesap kesme hakedişine kadar yapılan işler için yükleniciye 75.123,88 USD daha ödeme yapılmakla toplam ödemenin 9.733.207,88 USD olduğunu, bu itibarla sözleşme bedeli 17.860.000,00 USD'den yapılan ödemenin mahsubuyla kalan işlerin sözleşmesel değerinin, KDV ve stopaj hesaba dahil edildiğinde 9.345.810,94 USD olduğunu, dilekçede ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde kalan işlerin müvekkili tarafından dava dışı .... Şirketiyle, .... Şirketlerine yaptırıldığını, yüklenicinin gümrükten çekmediği malzeme bedelleri, ... sigorta masrafları, fesih ile yeni ihale dönemi arasındaki ofis ve depo masrafları ile davalıların işi tamamlamayı taahhüt ettiği 08.10.2006 tarihi ile sözleşmenin feshedildiği 08.11.2006 tarihleri arasındaki 31 günlük süre için sözleşmenin 10.2. maddesi gereğince sözleşme bedelinin onbinde altısı oranında günlük gecikme cezası 332.196,00 USD ile birlikte müvekkilinin toplam 3.205.196,00 USD + 15.153.868,83 TL ödeme yaptığını, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle sözleşme kapsamındaki bakiye iş bedeli 9.345.810,94 USD'yi aşan tutarın müvekkilinin zararını oluşturduğunu, 05.08.2008 tarihli kur itibariyle müvekkili zararının 7.989.998,52 TL olduğunu öne sürerek bu tutarın 08.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen 2010/564 Esas sayılı davada davacılar vekili dilekçesinde; ihale dokümanları ve uygulama projelerinde iş mahalli koşulları ile ilim ve fen kurallarının gözetilmediğini, çeltik ekim alanlarında yapılacak uygulamanın dikkate alınmadığını, Avrupa güzergahındaki 8,5 km uzunluğundaki çeltik geçişiyle ilgili alınacak önlemlerin davalıya bildirildiğini, davalının çözüm getirmediğini, hasat sonuna kadar çeltik ekili alanlarda imalat yapılamadığını, köy muhtarlığının çeltik ekili alanlarda boru hattının en az 4 metre derinlikten geçmesini istediğini, projede ise derinliğin 1,20 metre olduğunu, ÇED raporunu hazırlayan şirketin ise halkı bilgilendirme toplantılarında derinliği 1,5 - 2,5 m olarak açıkladığını, projede 11 ayrı geçiş saptandığını, davalının sözleşmenin feshinden sonra çeltik tarlalarından geçecek hatla ilgili proje eksikliklerini kısmen gidermeye çalıştığını, oysa ilave iş mahiyetinde müvekkillerine tamamlatılması, ilave süre ve fiyat farkı ödenmesi gerekirken müvekkillerinin geciktirdiği yönünde haksız isnatlarda bulunduğunu, davalının 2009/705 Esas sayılı davada kabul ettiği üzere proje müellifi şirketin kusuruyla güzergahın 7. kilometresinde heyelan meydana geldiğini, proje hatalarının müvekkillerinin kaybına neden olduğunu, Koru Dağı Devlet Ormanı kesiminde gerekli izinlerin alınmadığını, kamulaştırmanın sözleşmeden 1 yıl sonra tamamlanabildiğini, uygulama projesi tamamlanmamış hiçbir işin götürü bedelle ihale edilemeyeceğini, Trakya'da Aralık 2005 - Mayıs 2006 döneminde yaşanan ağır kış şartlarının dikkate alınmadığını, aşırı yağış nedeniyle balçık zeminin su tuttuğunu, paletli makinelerin dahi çalışmasının imkansız hale geldiğini, son 24 yılın en yoğun yağışlarının yaşandığını, valilikçe doğal afet kabul edilerek olağanüstü tedbirler alındığını, yine Bakanlar Kurulu'nca afet yardımı yapılmasına karar verildiğini, çeltik tarlalarında Mayıs - Kasım 2006 döneminde çalışma yapılamadığını, Nisan 2006 ayına ait hakediş ödemesinin gecikmeli yapıldığını, müvekkillerinin malzeme ve ekipman temini için alacağın temliki taleplerinin sürüncemede bırakıldığını, davalının bilgisi dahilinde siparişi verilen, imalatı hatta sevkıyatı yapılan malzemelerin ödemesinin yapılmadığını, malzemeler için iş ortaklığına %15 oranında avans verilebileceği kararlaştırılmış iken müvekkillerinin avans alamadıklarını, sevk edilen malzemeler de dahil edilerek hesaplama yapıldığında imalâtın %88 oranından fazla tamamlandığını, sözleşmenin feshini takiben davalının iş ortaklığının 1.071.600,00 USD tutarlı teminat mektubunu nakde çevirmesinin telafisi imkansız zararlara neden olduğunu, davalının 2006 yılında gaz arzının sağlanacağı bahanesiyle süre uzatım taleplerini karşılamadığını, oysa bitim tarihi 15.11.2006 olan faz II için 245 gün ilave süre verilerek teslim tarihinin 31.08.2007 tarihine ötelendiğini, faz III işinin de fesihten 330 gün sonra tamamlanabildiğini, gaz arzının başlayacağından bahisle sözleşmenin feshinin haklı olmadığını öne sürerek sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine, müvekkillerinin kar mahrumiyeti/kazanç kaybına ilişkin zararlarının tespitine, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle teminat mektupları ile banka tarafından teminat mektup bedellerine yürütülen faiz ve cezai şartlardan doğan her türlü zararın tespitine, yasaklılık kararı nedeniyle doğan zararın tespitine, haksız fesih nedeniyle doğmuş ve doğacak belirtilen her türlü zarar ve alacağın karşılanması amacıyla şimdilik kar mahrumiyeti ve kazanç kaybı için 10.000,00 USD, teminat mektubu bedeli ve zararlar için 10.000,00 USD, yasaklılık kararından doğan zararlar için 10.000,00 USD olmak üzere toplam 30.000 USD'nin haksız fesih tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı .... Şirketi vekili 04.11.2011 tarihinde UYAP'ta oluşturduğu dilekçesinde 2010/564 ve 2010/551 Esas sayılı davalarını HMK'nın 107. maddesi gereğince kısmi eda davası, belirsiz alacak ve külli tespit davasına çevirdiklerini beyan etmiş; davacı vekilleri ayrı ayrı sundukları 02.11.2017 tarihli dilekçelerinde değer artırımı yoluyla kâr mahrumiyeti nedeniyle alacak taleplerini 307.268,00'er USD'ye, teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle alacak taleplerini 540.800,00'er USD'ye artırmışlardır. 3.Birleşen 2010/551 Esas sayılı davada davacılar vekili dilekçesinde; davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, fesih öncesinde müvekkillerinin 08.11.2006 tarihli 15 numaralı hakedişi hazırladıklarını, ancak davalının bu hakedişte haksız ve art niyetli olarak kesintiler yaptığını, alacağın ödenmediğini öne sürerek kesin hesap hakediş alacağının tespiti ile şimdilik 30.000,00 USD alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı .... Şirketi vekili 04.11.2011 tarihinde UYAP'ta oluşturduğu dilekçesinde 2010/564 ve 2010/551 esas sayılı davalarını HMK'nın 107. madde gereğince kısmi eda davası, belirsiz alacak ve külli tespit davasına çevirdiklerini beyan etmiş ve 14 adet hakedişten yapılan %3 oranındaki geçici kabul noksanları ile hesap kesme hakedişinden doğan alacakları 30.000,00 USD'nin tahsilini talep etmiş; davacı vekilleri ayrı ayrı sundukları 02.11.2017 tarihli dilekçelerinde değer artırımı yoluyla 15 numaralı hakediş tutarı ile iadesi gereken %3 oranındaki geçici kabul kesintisi alacağını 197.998,00'er USD'ye artırmışlardır. 4.Birleşen 2009/705 Esas sayılı davada davacı ... vekili dilekçesinde; 21.02.2006 tarihinde heyelan meydana geldiğini, Kesin Kabul Komisyonu kararının Genel Müdürlük tarafından onaylanmadığını, bu nedenle kurulan nihai komisyonun boru hattının 7. km'sinde meydana gelen heyelan nedeniyle ...'ın ödediği ilave maliyetin yarısının .... Şirketinden, yarısının boru hattını yapan yüklenici şirketlerin alacaklarından veya teminatlarından kesilmesine karar verdiğini, kararın Genel Müdürlük tarafından onaylandığını, heyelanın yol açtığı hasar nedeniyle müvekkilinin 450.098,11 USD ilave maliyete katlandığını, iş ortaklığının heyelan sonrasında düzenlediği saha raporundaki açılan piste, bölgenin heyelan alanı olduğunun göstergesi olan dere akış yönüne yaklaşık 150-200 metre mesafede toprakta çatlaklar tespit edildiği, bu durumun .... Şirketi raporunda yer almadığı yönündeki ifadelerden pistin açılmasından önce bölgenin heyelan bölgesi olduğuna dair kanıtların saptandığını gösterdiğini, iş ortaklığının gerekli önlemleri almadığını ve heyelanı tetikleyen kontrolsüz kazı yapmakla kusurlu olduğunu öne sürerek ilave maliyetin yarısı olan 225.046.055,00 USD'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 5.Birleşen 2011/457 Esas sayılı davada davacı ... vekili dilekçesinde; iş ortaklığı tarafından yapılan imalatlarda hata ve eksiklikler tespit edildiğini, boru hattı üzerinde yarılma olan ve teraslama gerektiren yerler bulunduğunu, dere geçişlerinde konteynerler içerisinde olması gereken otomatik şamandıralı su tahliye pompalarının bulunmadığının belirlendiğini, bu kusur ve eksikliklerin 29.12.2009 tarihine kadar giderilmesinin iş ortaklığından talep edildiğini, iş ortaklığının cevabi ihtarnamesinde Durum Tespit Tutanağının geçici kabul yerine geçtiğini, tutanakta giderilmesi istenen eksik ve kusurların yer almadığını, sorumlu olmadıklarını belirttiği, müvekkilinin eksik ve kusurları gidermek için 16.015,20 TL harcama yaptığını, müvekkili banka hesabına yatırılmasının ihtar edildiğini öne sürerek 16.015,20 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin imzalanmasından sonra ihale dokümanları ile verilen uygulama projelerinden ayrı olarak ilave maliyet ve süre gerektiren çalışmaların yapılması gerekliliğinin doğduğunu, uygulama projelerinin bir kısmının eksik, yetersiz, yanlış ve uygulanmasının sakıncalı olduğunun görüldüğünü, yol geçişleri ve çeltik tarlalarıyla ilgili engeller çıktığını, çeltik tarlalarında hasat dönemi sonuna kadar hiçbir çalışma yapılmadığını, davacıya çözüm önerileriyle bildirildiğini, davacının taleplere geç cevap verdiğini ya da hiç cevap vermediğini, kamulaştırma ve orman kesimlerinin zamanında yapılmadığını, 2006 Şubat ayında meydana gelen heyelan sonucu boru hattında hasar oluştuğunu, heyelanın bölgenin doğal yapısından kaynaklandığının saha raporuyla belgelendiğini, yine Aralık 2005 - Mayıs 2006 döneminde yaşanan ağır kış şartları, meydana gelen sel ve su baskınları sonucu bölgenin uzun süre su altında kaldığını, afet bölgesi hususunun Bakanlar Kurulunda görüşüldüğünü, kullanılacak malzeme ve ekipmanın temini için yapılan alacak temlikleri ile ilgili taleplere davacının geç cevap verdiğini, onaylı iş programının aksine iki ayrı organizasyonla çalışma mecburiyetinde bırakıldıklarını, Nisan 2006 hakedişinin geciktirilerek ödendiğini, sözleşme ve şartname gereğince tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sözleşmenin tasfiye edilmesi gerekirken davacının kendi kusur ve eksiklikleri ile her türlü geciktirici unsuru görmezden gelerek sözleşmeyi feshettiğini, 1.071.600,00 USD tutarlı teminat mektubunun 08.11.2006 tarihinde mahsup edilmeksizin doğrudan nakde çevrilmesiyle iş ortaklığının zor duruma düştüğünü, sözleşmenin 31.18. maddesi gereğince idarenin yaptığı feshin haklı olabilmesi için yüklenicinin mali acz içerisinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak bildirmesi veya yüklenicinin taahhüdünün ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere idarenin en az 20 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen idari ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi ya da 4735 sayılı Kanun'un 20, 21 ve 25 maddelerinde belirlenen feshe ilişkin koşulların gerçekleşmesi gerektiğini, somut olayda fesihte bahsedilen hususların hiçbirinin gerçekleşmediğini, taraflarca kesin hesap ve hesap kesme hakedişi mutabakatı yapılmaksızın sözleşmenin tek taraflı olarak ve haksız biçimde feshedildiğini, iş ortaklığını temsilen şantiye şefinin Durum Tespit Tutanağı çalışmalarına katıldığını, ancak itirazlarının tutanağa aktarılmadığını, bu nedenle 01.12.2006 tarihinde yazılı olarak itiraz ettiklerini, itirazlar göz önüne alınmaksızın düzenlenen durum tespit tutanağını kabul etmediklerini, davacının hem sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, hem de yapılan işlerin korunmasına ilişkin olmayan eksik ve yeni işlerin tespitini yaptığını, iş ortaklığı tarafından düzenlenen 15 numaralı hesap kesme hakedişinde davalı tarafça yapılan düzeltmeleri kabul etmediklerini, 26.01.2009 tarihli ihtarnameyle itiraz edildiğini, hesap kesme hakedişine ilişkin iş ortaklığına gönderilen 31.12.2008 tarihli, 7.989.998,52 TL ve 2.003,56 USD tutarlı faturaların 23.01.2009 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, itiraz edilerek faturaların iade edildiğini, davacının yaptığı harcamalara ilişkin faturaları ve üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmeleri göndermediğini, bunlara itiraz imkanı bulamadıklarını beyanla davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Birleşen 2010/564 Esas Sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/628 esas sayılı davasında aynı alacak kalemlerinin dava edildiğini, davadan feragat edilmekle eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların iş programına uymadıklarını, projenin %88 oranında gerçekleştiğine dair iddianın doğru olmadığını, davacıların 193 km hattın imalâtını üstlendiklerini, çeltik tarlalarının 4,65 km'den ibaret olduğunu, çeltik tarlalarıyla ilgili kısmın 23.01.2007 tarihinde yeniden ihale edildiğini, özel bir önlem alınmaksızın 23 günde ve 930.000,00 USD bedelle tamamlandığını, oysa davacıların bu bölüm için 1.751.175,00 USD artış yapılmasını talep ettiklerini, 7. km'de meydana gelen heyelanın hattın 300 metrelik bölümünü etkilediğini, davacının talimat talep ettiğini, talimat verildiğini, ancak çalışma yapmadıklarını, heyelanın yüklenicinin hatalı çalışmasından ve yanlış uygulamasından kaynaklandığını, proje müellifinin kusurunun davacıların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, kamulaştırma işlemlerinin süresinde yapıldığını, pig istasyonu ve hat vanalarında çalışma yapılabilmesi için öncelikle davacıların sahaya gerekli malzemeleri getirmelerinin gerektiğini, sözleşmenin feshinden sonra davacılara ihale edilen işlerin kalan kısmının aynı koşullarla başka yüklenicilere ihale ettirilerek aynı uygulama projeleri ve sözleşme şartlarıyla yaptırıldığını, sözleşmenin 19. maddesi gereğince afet nedeniyle davacıların süresinde ve yazılı olarak müvekkiline bildirimde bulunması gerekirken yapmadıklarını, trakya bölgesinde çeltik tarımı yapıldığının herkes tarafından bilindiğini, fen noktasında çalışmaya uygun olmayan günlerin sözleşmenin 10.1.2. maddesinde açıkça belirtildiğini, yağışların da bu döneme denk geldiğini, davacıların toplam 80 gün süre uzatımı talep ettiklerini, bu sürenin 50 günü geçtiği halde sahada çalışma yapılmadığını, müvekkilinin davacıların çektiği finans sıkıntısı nedeniyle yerel esnaf, işçiler ve SGK'den gelen şikayetlere maruz kaldığını, Nisan 2006 hakediş ödemesinin davacıların aralarındaki problem nedeniyle geciktiğini, davacıların sorunlarını çözdüklerinde ödemelerin yapıldığını, temlik taleplerinin titizlikle incelendiğini ve azami ölçüde karşılandığını, davacıların malzeme temini hususunda ciddi gecikmeler yaşadıklarını, davacılar tarafından eksik bırakılan işlerin yapılmasında en ekonomik şartlar için gerekli özenin gösterildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ve yasaklılık kararının mevzuat gereği olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen 2010/551 Esas sayılı davada davalı ... vekili dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle doğan zararın tahsili için açılan davanın derdest olduğunu, 2006/628 Esas sayılı davada aynı talebin dava konusu yapıldığını ve davadan feragat edilmekle kesin hüküm oluştuğunu, yine davacıların 2010/564 Esas sayılı davada sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiasıyla alacak talebinde bulunduklarını, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların iş programını aksattıklarını, uyarı ve ikazlara rağmen işin süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, hesap kesme hakedişinin düzenlendiğini, sözleşme hükümlerine göre sonuçlandırılan hakedişle ilgili olarak davacıların itiraz haklarının bulunmadığını ve müvekkilinden alacaklı olmadıklarını beyanla davanın reddini istemiştir. 4.Birleşen 2009/705 Esas sayılı davada davalı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ...'ın açmış olduğu 2008/742 Esas sayılı davada talep ettiği tazminat talebi içerisinde eldeki davaya konu heyelan nedeniyle oluşan zararın da bulunduğunu, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, proje müellifi .... Şirketi tarafından hazırlanan projede heyelanlı bölge olduğuna dair tespit bulunmadığını, heyelan sonucu mevcut boru hattında hasar oluştuğunu, heyelanın oluşumunda iş ortaklığının kusurunun bulunmadığını, projenin uygulama şartları ve özelliklerinin değiştiğini, sözleşme ve eki proje dışında özel bir imalatın ortaya çıktığını, ilave maliyet ve süre uzatımı gerektirdiğini, idarenin heyelanı kabul etmediğini, süre uzatımı da vermediğini, proje müellifi şirketin heyelanla ilgili düzenlediği raporda kendi kusurunu gizlemek için iş ortaklığına kusur atfettiğini, idareye yazılan çeşitli yazılarda heyelanın bölgenin jeolojik özelliğinden kaynaklandığının belirtildiğini, ... Jeoloji Mühendisliği bölümünün hazırladığı raporda arazi gerçekliğinin açıkça ortaya konulduğunu, ayrıca ... tarafından yaptırılan komisyon incelemesinde üye Adem Koçak'ın iş ortaklığını yaptığı 15-20 cm sıyırma işleminin kayma yüzeyi derinliğine kadar olmadığını, kayma yüzeyine etkisinin bulunmayacağını, güzergah veya pist açmanın heyelan oluşumuna katkısının olmayacağını belirttiğini, iş ortaklığının kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 5.Birleşen 2011/457 Esas sayılı davada davalı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... tarafından açılan 2008/742 ve 2009/705 Esas sayılı davalar nedeniyle eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin 07.11.2006 tarihinde feshedildiğini, Durum Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanakta yapılan imalatın belirlendiğini, tutanağın geçici kabul tutanağı mahiyetinde olduğunu, eldeki davaya konu imalatların tutanakta belirtilmediğini, kalan işlerin ikmali için .... Şirketiyle sözleşme akdedildiğini, ikmal işinin tamamlandığını, ikmal işine ait kabul çalışmaları sırasında düzenlenen durum tespit tutanağı ile iş ortaklığının yaptığı imalatlardaki eksik ve kusurların tespitinin kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ile ... İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.'den oluşan İş Ortaklığı arasında Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattı Projesi Faz-1 Kara Kısmının Yapımı İşi için 01.07.2005 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme kapsamında yer tesliminin 08.07.2005 tarihinde yapılarak yüklenici İş Ortaklığınca işe başlandığı, çalışmalar devam ederken sözleşmenin iş sahibi ... tarafından tek taraflı olarak 07.11.2006 tarihinde feshedildiği, yüklenici İş Ortaklığının işin yapımı sırasında iş programının gerisinde kaldığı, taahhütlerini yerine getirmediği, işin ilerlemesi konusunda gerekli ivmenin yakalanamadığı, sözleşme ile belirlenen teslim süresi üzerinden 1 aydan daha fazla süre geçmesine rağmen işin, sadece hakediş bazında fesih tarihi itibariyle %54,45 oranında gerçekleştirilebildiği, yüklenici iş Ortaklığının mali acz içinde bulunduğu, işin Avrupa Yakası kısmına hiç başlanmadığı, yüklenici İş Ortaklığının temerrüde düştüğü, taraflar arasında düzenlenen 01.07.2005 tarihli sözleşmenin 26. maddesi, 27. maddesi, 3.18. maddesi, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 19,20 ve 21. maddeleri ile YİGŞ'nin 47/2. maddeleri dikkate alındığında iş sahibi ... tarafından sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiğinin kabulü gerektiği, sözleşme, iş sahibi ... tarafından sözleşme hükümleri ve ekleri kapsamında haklı sebeplerle tek taraflı olarak feshedilmekle, 01.07.2005 tarihli sözleşmenin 3.18. maddesi 5. fıkrasına göre yüklenici İş Ortaklığının kesin teminat ve ek kesin teminatların gelir kaydedilerek kesin hesabın genel hükümlere göre yapılması gerektiği, iş sahibi ...'ın sözleşmeyi haklı sebeplerle tek taraflı olarak feshettiği ve kusursuz olduğu dikkate alındığında fesih tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 108/2. maddesine göre iş sahibi ...'ın sözleşmenin haklı sebepten feshinden doğan menfi zararını talep edebileceği, iş sahibi ...'ın sözleşme feshinden doğan menfi zararının ise 6.567.255,48 TL olduğu, her ne kadar yüklenici İş Ortaklığınca çalışma alanında meydana gelen heyelan ve ağır kış şartları sebebiyle boru hattı güzergahında bulunan çeltik tarlalarında çalışma yapılamadığı, bu durumun mücbir sebep olup süre uzatımı verilmesi gerektirdiği gerekçesiyle sözleşmenin idarece kusurlu olarak tek taraflı feshedildiği ileri sürülmüş ve birleşik Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/564 esas sayılı davada tazminat talep edilmiş ise de 01.07.2005 tarihli sözleşmenin 19. maddesine göre bu hallerin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, tüm dosya kapsamı, alınan 3. bilirkişi heyet raporu, uzman görüşü ve Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 2007/295 esas-2008/686 karar sayılı ve 31.03.2008 tarihli kesinleşmiş karar içeriği ile sabit olduğu, diğer yandan, yüklenici İş Ortaklığınca mücbir sebep halleri iddiasıyla sözleşmenin 19.2. maddesi anlamında belgeleri ile birlikte süresi içinde ve usulüne uygun süre uzatım talebi de yapılmadığı, bu durumda, sözleşmenin iş sahibi ... tarafından sözleşmeye aykırı olarak ve kusurlu bir şekilde tek taraflı feshedildiğinin kabul edilemeyeceği, bu gerekçelerle yüklenici İş Ortaklığınca sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası ile açtığı tazminat talebinin reddi gerekeceği, aynı davada yüklenici İş Ortaklığınca sözleşmenin feshinden sonra teminat mektubunun irat kaydedildiği gerekçesiyle oluşan zararın tazmini talep edilmiş ise de 01.07.2005 tarihli sözleşmenin 26. maddesi, 27. maddesi ve 3.18. maddesi ve sözleşmenin iş sahibince haklı sebeplerle feshedildiği dikkate alındığında bu yöndeki talebin de reddi gerektiği, aynı davada yüklenici İş Ortaklığınca ihaleden yasaklılık kararı sebebiyle oluşan zararın tazmini de talep edilmiş ise de ihaleden yasaklılık kararının iptali talebiyle Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 2007/298 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla bu talebin de reddi gerektiği, her ne kadar iş sahibi ... tarafından birleşik Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/705 Esas sayılı dosyası ile çalışma alanında meydana gelen heyelan sebebiyle oluşan zararın 1/2 oranında yüklenici İş Ortaklığından tazmini talep edilmiş ise de, meydana gelen heyelan sebebiyle yüklenici İş Ortaklığının kusurunun bulunmadığının tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, bu gerekçelerle adı geçen birleşik davanın reddi gerektiği, davacı işveren ... tarafından yüklenici İş Ortaklığı aleyhine birleşik Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/457 esas sayılı dava dosyası ile eksik ve ayıplı imalat sebebiyle alacak talebi ile açılan davada; sözleşmenin feshinden önce, yapılan imalatlardaki eksik iş bedelinin 4.572,70 TL olduğu, bu gerekçelerle birleşik davanın kısmen kabul kısmen reddi gerektiği, her ne kadar; birleşik Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/551 esas sayılı dava dosyası ile yüklenici İş Ortaklığınca kesin hakediş alacağı niteliğindeki 15 no'lu hakediş de dikkate alınarak bakiye yüklenici alacağının tahsili talebi ile dava açılmış ise de; iş sahibi ... tarafından açılan asıl davada sözleşmenin feshi sebebiyle işin tasfiyesinin genel hükümlere göre yapılacağı, ana davada genel hükümlere göre yapılan hesaplama sonucu hesaplanan 365.995,34 USD yüklenici alacağının tazminattan mahsup edildiği dikkate alınarak adı geçen birleşik davanın reddi gerektiği, her ne kadar; iş sahibi ... tarafından aleyhine açılan davaların, daha önce bu konulara ilişkin Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/628 Esas sayılı dosyasında açılan davaların feragat sebebiyle reddedildiği ve reddin kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/628 Esas-2007/117 karar ve 09.04.2007 tarihli kararının incelenmesinde, yüklenici İş Ortaklığını oluşturan ... İnşaat A.Ş. tarafından davalılar ... İnşaat A.Ş. ve ... aleyhine sözleşmede belirlenen sürede işe başlanmış olmasına rağmen, davalılardan karşılaşılan engellerin ortadan kaldırılmaması nedeniyle oluşan zararın tazmini talebi ile dava açıldığı, davanın feragat sebebiyle reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, yüklenici Adi Ortaklığı oluşturan şirketlerin ... İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş. olduğu, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunun tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, mecburi dava arkadaşlığında hakkın esasına ilişkin Adi Ortaklığı oluşturan şirketlerden birisinin feragatinin hukuki sonuç doğurmayacağı, bu sebeple bu yöndeki beyanlara itibar edilmediği, her ne kadar; yüklenici İş Ortaklığını oluşturan ... İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş. tarafından sunulan iki ayrı 02.11.2017 tarihli dilekçe ile talep sonuçları arttırılmış ve talep arttırım dilekçeleri sunulmuş ise de, davalı taraflar arasındaki uyuşmazlık ... ile ... İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.'den oluşan İş Ortaklığı arasında Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Boru Hattı Projesi Faz-1 Kara Kısmının Yapımı İşi için 01.07.2005 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve alacak talepli uyuşmazlıklardan davanın açıldığı tarihte talep sonucunun miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi her zaman imkan dahilinde olduğu, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olmadığı dikkate alındığında sunulan dilekçelerin ancak ıslah dilekçesi olarak değerlendirilebileceği, adı geçen İş Ortaklığını oluşturan davacı şirketler tarafından yargılamanın önceki aşamalarında ıslah dilekçesi sunulduğu, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri, bu durumda İş Ortaklığını oluşturan ... İnşaat A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş. tarafından sunulan 02.11.2017 tarihli dilekçelerin ıslah dilekçesi olarak da kabul edilemeyeceği, yargılamalar sırasında değerlendirmeye esas alınmadıkları gerekçeleriyle asıl davada; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 6.567.225,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşik 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/564 Esas sayılı dosyasında; davanın reddine; birleşik 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/551 Esas sayılı dosyasında; davanın reddine; birleşik 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/705 Esas sayılı dava dosyasında; davanın reddine; birleşik 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/457 Esas sayılı dosyasında; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 4.572,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dava ile birleşen 2011/457 E. ve 2009/705 E. sayılı davalarda davacı / birleşen 2010/564 E. ve 2010/551 E. sayılı davalarda davalı ... Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; 2008/742 Esas sayılı asıl dava bakımından; sözleşmenin haklı ve mevzuata uygun feshi nedeniyle müvekkilinin uğradığı 7.989.998,52 TL zararın tahsilinin dava edildiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüyle 6.567.255,48 TL'nin tahsiline karar verildiğini, hükme esas alınan 13.09.2017 tarihli bilirkişi ek raporunun doğru tespit ve hesaplamalar içermediğini, rapordaki tablonun yedinci sırasında yer alan eksik kalan işlerin .... Şirketi'yle yapılan sözleşme kapsamında giderimi nedeniyle yapılan bir kısım kalemlerin iş ortaklığından talep edilemeyeceğinin değerlendirildiğini, dilekçesinde listelediği alacak kalemleri itibariyle .... Şirketi'yle yapılan sözleşme bedeli olan 5.700.000,00 USD'yi aşan ilave işler bedeli 293.123,15 USD'nin iş ortaklığından istenemeyeceğinin ve .... Şirketine tamamlatılan iş bedelinin 5.683.409,33 USD alınması gerektiğinin belirtildiğini, oysa davanın açılması sırasında, idare tarafından teslim edilen borudan kaynaklanan iş artışı ile şantiye binalarına ilişkin negatif iş değişikliği tutarlarının zaten dikkate alınmış olduğunu, bu itibarla kalan işlerin ikmali için .... Şirketi'yle yapılan sözleşme kapsamında yapılan harcamalar yönünden iş ortaklığından talep edilen toplam tutardan revize edilmesi gereken bir husus bulunmadığını, heyelan sonucu oluşan zararın giderimi için .... Şirketine ödenen bedel yönünden de revizyon gerekmediğini, zira 2009/705 Esas sayılı davada talep edilen bedelin .... Şirketine ödenmek zorunda kalınan bedel dışındaki talepleri içerdiğini, yine raporda yer alan .... Şirketine yapılan ödemelere ilişkin tabloda ödeme kalemlerinden (-) işaretli olanların iş değişikliği için ilave eksiltme yapıldığını, pozitif iş değişikliği Gönen yol geçişi ve eksik yapılan HDPE işleri ile ilgili 13.381,10 USD'nin gerekçe gösterilmeksizin hesaplamaya dahil edilmediğini, 7.973,45 TL tutarlı ofis ve depo kirası harcamasının da uyumsuzluk tespit edildiği/ kayıt bulunmadığı belirtilerek hesaba katılmadığını, oysa tevsik edici belgelerin dosyaya sunulmuş olduğunu, bunun yanı sıra yer teslimi 08.05.2005 tarihinde yapıldığından 15 aylık iş süresinin 08.10.2006 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin feshinin tebliğ edildiği 08.11.2006 tarihine kadar 31 günlük süre için sözleşme bedelinin onbinde altısı oranında olmakla tahsili gereken 332.196,00 USD gecikme cezasının da hesaba katılmadığını, raporda müvekkilinin eksik işlerin tamamlanması için yaptığı sözleşme bedelini aşan harcamanın tespitine ilişkin tablo ve değerlendirmede hesaplanan 6.567.225,48 TL hesaplanırken hesap kesme hakediş bedeli 74.263,62 USD ile geçici kabul eksiklikleri için % 3 oranında yapılan 291.731,72 USD kesinti toplamı 365.995,34 USD'nin iş ortaklığı alacağı sayılarak müvekkili tarafından yapılan harcama tutarından düşüldüğünü, oysa davaya konu alacak hesabı yapılırken hesap kesme hakediş bedelinin hesaba katılarak mahsup edildiğini ve 4735 sayılı Kanun hükümleri gereğince hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle teminat alındığı hallerde alıkonulan tutar gelir kaydedilip, güncellenerek yükleniciden tahsil edileceği ve gelir kaydedilen teminatların yüklenici borcuna mahsup edilmeyeceğinden geçici kabul eksiklikleri için hakedişlerden yapılan nakdi kesintinin iş ortaklığı hanesine alacak kaydedilemeyeceğini, müvekkili alacağının eksik hesaplandığını, 7.989.998,52 TL'nin tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kısmen kabule karar verilmekle davalı lehine fazla ve müvekkili aleyhine az vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verildiğini, 2009/705 Esas sayılı dava bakımından; heyelan nedeniyle oluşan zararın tazmininin talep edildiğini, heyelanın meydana gelmesinde iş ortaklığının da kusurlu olduğunu, heyelan sonucu oluşan zarar nedeniyle müvekkilinin 450.092,10 USD ilave maliyete maruz kaldığını, sözleşme ve sözleşmenin eki olan YİGŞ hükümleri gereğince iş ortaklığının projenin, malzemenin ve kendisine verilen talimatın uygunluğunu incelemek, fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı görüşüne varırsa idareye bildirmek zorunda olduğunu, İdari Şartname gereğince yüklenicinin işin yapılacağı yeri incelediğinin ve teklifini buna göre hazırladığının kabul edildiğini, bu itibarla iş ortaklığının sözleşme, diğer ihale dokümanı ve işin kapsamına göre .... Şirketi tarafından hazırlanan belgelerde eksiklik veya hata bulunup bulunmadığını incelemesi gerektiğini, tespit edemediği eksik ve hatalardan kendisinin sorumlu olduğunu, hatta işin kapsamının yanı sıra keşif özeti içerisinde .... Şirketi tarafından hazırlanan kalemlerin de yer aldığını, iş ortaklığına yapılan 1 numaralı hakediş icmalinde bu iş kaleminin de yer aldığını, bu itibarla heyelan riskinin yüklenici sorumluluğunda bulunmadığına dair tespitin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki iş ortaklığının heyelan sonrasında hazırladığı saha raporunun 4. maddesindeki ifadelerden çalışma alanında heyelan olabileceği konusunda tereddüt oluştuğunun anlaşıldığını, ancak iş ortaklığının durumu müvekkiline bildirmediğini ve önlem almadığını, 2011/457 Esas sayılı dava bakımından; iş ortaklığı tarafından yapılan imalatlardaki eksik ve kusurlu işler bedeli 16.015,20 TL'nin talep edildiğini, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.572,70 TL'nin tahsiline karar verildiğini, hükme esas alınan ek rapordaki tespit ve hesaplamaların doğru olmadığını, .... Şirketine ilişkin Durum Tespit Tutanağının 2. ve 3. maddelerindeki boru hattı üzerinde yarılma olan ve teraslanma gerektiren yerler ile kilometresi verilen dere geçişlerinde önlem alınmasına ilişkin tespitlerin fesih sonrasında eksik işlerin ikmalini üstlenen .... Şirketinin sorumluluğu dışındaki eksik ve kusurlu işler olduğunu, raporda 6 kalem olarak listelenen toplam 16.015,20 TL tutarlı harcamadan altıncı sıradaki .... Şirketine yapılan ... Köyü Boru Koruma Sanat Yapısı İşi bedeli 11.442,50 TL'nin Durum Tespit Tutanağı çalışmaları sırasında tespit edilemeyecek mahiyette ve sonradan ortaya çıkan eksik bir iş olmadığını, dolayısıyla gizli ayıp kabul edilemeyeceğini, bu nedenle iş ortaklığından talep edilemeyeceği tespitinin hatalı olduğunu, zira sözleşmenin 23. maddesi ile YİGŞ ve 4735 sayılı Kanun hükümleri gereğince açık veya gizli ayıplardan ihbar yapılmasına gerek olmaksızın, kesin kabul yapılmış olsa bile kesin kabul onay tarihinden itibaren yüklenicinin 15 yıl süreyle sorumlu olduğunu beyan etmektedir. Asıl dava ile birleşen 2011/457 E. ve 2009/705 E. sayılı davalarda davalı / birleşen 2010/564 E. ve 2010/551 E. sayılı davalarda davacı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğine dair itirazlarının karşılanmadığını, ihale dokümanları ve uygulama projelerinden ayrı olarak ilave maliyet ve süre uzatımı gerektiren birtakım çalışmaların yapılması gerekliliğinin doğduğunu, engellerin zaman kaybedilmeksizin idareye bildirildiğini, alınması gereken ilave tedbirlerin, çözüm önerileri de getirilerek sorulduğu halde idarenin acil çözüm gerektiren bildirimlere ya çok gecikmeli cevap verdiğini, ya da bazı taleplere hiç cevap vermediğini, iş ortaklığını işi aksatmakla itham ettiğini, ek süre verilmediğini, projelerde görülmeyen, özellik arz eden çeltik tarlaları ile uygulama projelerinden farklı olarak bulunan yol geçişlerinin mevcudiyeti, kamulaştırma işlemleri ile orman kesimlerinin süre kaybına ve iş programının aksamasına neden olması, heyelan ve sonucunda oluşan hasar ile bölgede alınması gereken önlemler konusunda idare ile bir çözüme varılamaması saha raporuyla belgelenmesine rağmen çalışmalarıyla ilişkilendirilerek ve sözleşmenin feshine ilişkin maddeler sürekli hatırlatılmak suretiyle haksız fesih niyetinin defalarca vurgulandığını, kontrol müdürünün bilgi ve talimatıyla rapor hazırlanmak üzere çalışmalara ara verildiğini, idarenin raporları dikkate almadığını, yaptıkları çalışmaları heyelan nedeni olarak gösterdiğini, süre ve maddi kayba neden olduğunu, Aralık 2005 - Mart 2006 döneminde yaşanan ve mutat olmayan ağır kış şartları ile Mart ila Mayıs 2006 döneminde çok sık aralıklarla meydana gelen seller ve su baskınları sonucunda bölgenin uzun süre su altında kaldığını, Nisan 2006 hakedişinin ödenmesinin geciktirildiğini, iş ortaklığının proje kapsamında kullanılacak malzeme ve ekipman bedellerini ödemelerini temin için bir kısım alacaklarını temlik etme hususundaki 28.02.2006 ve 17.04.2006 tarihli temlik taleplerinin idare tarafından 23.06.2006 tarihinde olmakla çok geç yanıtlandığını, malzeme bedelleri ve KDV tutarının yüklenici adına idarece ödenmesi uygun görülen malzemelerin gümrüğe getirilerek gerekli yasal işlemler yapılmasına rağmen idarenin ödemeleri geciktirdiğini, işin yürütülmesinin sekteye uğratıldığını, bölgede ekim ve hasadın yapıldığı Mayıs ayından Ekim ayı sonuna kadar çeltik tarlaları nedeniyle çalışma yapılamadığını, 2005 yılının son aylarından 2006 yılının ilk beş ayında ağır kış şartları ve yoğun yağışlar yaşandığını, Meriç nehri üzerindeki barajlardan su bırakılmasının sebep olduğu taşkın ve su baskınlarının uzun sürdüğnü, valiliğin durumu doğal afet olarak nitelendirdiği, durumun Bakanlar Kurulu'nda birçok kez gündeme alındığını, bu itibarla Kasım 2006 başlarında çeltik hasadının başlaması nedeniyle Kasım sonuna doğru çeltik tarlalarında çalışma yapılması planlanırken idarenin sözleşmeyi haksız olarak 07.11.2006 tarihinde feshettiğini, onaylı ilk iş programının aksine idarenin ısrarlı talebi doğrultusunda maliyet artışlarına bakılmaksızın iş ortaklığının aynı anda Anadolu ve Avrupa yakasında iki ayrı organizasyon ile çalışma mecburiyetinde bırakıldığını, ağır kış koşulları nedeniyle Ocak ila Mart 2006 döneminde hiçbir ilerleme sağlanamamasına, donanım ve iş gücünün çalışamamasına rağmen tüm donanım ve iş gücünün sahada hazır bulundurulduğunu, sözleşme ve YİGŞ hükümleri gereğince tarafların karşılıklı anlaşması halinde sözleşmenin tasfiye edilmesi gerekirken iyi niyetli olmayan bir yaklaşımla tasfiye değerlendirilmeksizin doğrudan sözleşmenin feshedildiğini, hükme esas alınan 13.09.2017 tarihli ek raporda çeltik tarlaları geçişinin yapılamamış olmasının mücbir sebeplerden doğal afet olduğu ve sorumluluğu yükleniciye ait olmayan, yüklenicinin ortadan kaldırmaya gücünün yetmediği hal olarak kabul edilmesi gerektiği, heyelanlı bölgenin ıslahı, mevcut 16 inç boru hattında meydana gelen hasar ve işlemlerin belirlenmesinin ilave iş mahiyetinde olduğu, ilave süre verilmesi gerektiği, aşırı yağış, çeltik tarlaları geçişleri ve heyelan olguları hariç tutulduğunda idarenin sözleşmeyi fesih için geçerli nedenlerinin bulunduğu, ancak süre uzatımı verilmeksizin sözleşmenin feshinin yerinde olmadığı tespitlerinin yapıldığını, mahkemece tüm bu tespitler yok sayılarak iş ortaklığının süre uzatım talebi bulunmadığı gerekçesiyle feshin haklı olduğuna karar verildiğini, oysa dayanak raporun 51. sayfasında iş ortaklığının 80 gün süre uzatım talep ettiğinin belirlendiğini, mahkeme gerekçesinin maddi bulgulara aykırı ve hukuki isabetten yoksun olduğu, mahkemece 19.10.2017 günlü duruşmada değer artırımı için 2 hafta kesin süre verildiğini, bilirkişi raporunda taktiri mahkemeye ait olmak üzere terditli hesaplama yapıldığını, 04.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile iş ortaklığının davacı olduğunu davaların belirsiz alacak davasına dönüştürülmesinin talep edildiği ve 02.11.2017 tarihli dilekçe ile değer artırım talebinde bulunulduğunu, harcın ikmal edildiğini, 02.11.2017 tarihli dilekçenin davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve daha önce ıslah edildiğinden değer artırımı olarak kabul edilemeyeceği, ikinci kez ıslah yapılamayacağı gerekçeleriyle dikkate alınmadığını, yatırılan harçla ilgili hüküm de kurulmadığını, tavzih talebinden de sonuç alınamadığını, yargılamanın 2008 yılından beri sürdüğünü, 10 yılda hesabı temin edilebilen bir alacağın müvekkilince hesap edilebilirliğinin kabul edilemeyeceğini, bu itibarla davanın belirsiz alacak davası olamayacağı yönündeki gerekçesinin hakkaniyet ve hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve gerekçe Uyuşmazlık, dava ve birleşen davalarda eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacı birleşen davada davalı ... Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş.'ye yükletilmesine, Davalı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aa3406737919cef7 0d84a035f1845e36