6. Hukuk Dairesi 2024/608 E. , 2025/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1153 E., 2023/1328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/501 E., 2023/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ...nin gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen sözleşme ve protokoller kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, yapılan iş nedeniyle düzenlenen faturaların davalı borçlu tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlendiğini, davalının iş bedelinin bir kısmını ödemediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının itirazın iptaliyle %20 oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 19.02.2010 tarihli sözleşmeye göre davacının yapımını üstlendiği işlerde eksik işlerin bulunduğunu, uyuşmazlığın bu eksik işlere dayandığını, tespit edilen eksik işler nedeniyle müvekkilince davacıya 11 adet yazılı bildirim yapılmasına rağmen eksik işlerin davacı tarafından ikmal edilmediğini, davacıya yapılan ödemelerde kesinti yapıldığını, uyuşmazlığın davacının yapımını taahhüt etmiş olduğu işleri eksik yapmış olmasından kaynaklandığını, yanlar arasında imzalanan sözleşmenin eki olan 15.02.2010 tarihli teklif mektubunun 9. sırasında ...154 KV Şalt Sahası ana barası çift bara sistemli ve 954 MCM ACSR iletkenliği yapılacaktır hükmünün bulunduğunu, oysa davacının sistemi tek baralı olarak yaptığını, davacı sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin eki olan davacının düzenlediği, teklif bedellerinin de geçerli olduğu teklif mektubunda "...154 kV şalt sahası ana barası çift bara sistemli ve 954 MCM ACSR iletken ile yapılacağı" taahhüt edildiği, sözleşme ile götürü bedelle çift bara sistemine göre kararlaştırıldığı halde, tek bara sistemi teslim eden davacının, tek bara ile çift bara sistemi imalat bedeli arasındaki fark kadar haksız zenginleştiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacı tarafından Euro para birimi yönünden yapılan sözleşme konusu işlerin toplam bedeli KDV dahil 2.281.812,52 Euro olarak hesaplandığı, ...154 kV şalt sahası ana barasının çift sistemli yapılmaması nedeniyle davacı alacağından KDV dahil 54.274,08 Euro yapılan malzeme ve işçilik bedelinden düşülmesi gerektiği, buna göre davacının sözleşme konusu iş ile ilgili olarak toplam (2.281.812,52-54.274,08=)2.227.538,44 Euro alacağı olduğu, ayrıca tarafların ticari defterlerinden de tespit edildiği üzere, davacının 10.459,15 USD alacağı olduğu, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,davacıya yapılan ödemeler toplamı 2.161.676,01 Euro düşüldüğünde, davacının (2.227.538,44-2.161.676,01=) 65.862,43 Euro davalıdan alacaklı olduğu, davacı yanca takip dosyasında alacak TL cinsinden talep edildiğinden, takip tarihi olan 03.07.2013 tarihi itibariyle geçerli TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının; (65.862,43 x 2,5324=) 166.790,01 TL Euro cinsinden alacağı, (10.459,15 x 1,9541=) 20.438,22 TL USD cinsinden alacağı olmak üzere toplam 187.228,23-TL. alacağı olduğu, icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2. maddesinde öngörülen ödeme zamanının “kesin vade” niteliğinde olmadığı ve dosya kapsamından temerrüt ihtarına rastlanılmadığı, takip öncesi işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı, mahkememizce verilen ilk karar sadece davacı tarafça istinaf edildiğinden, ilk karardaki miktar yönünden davacı tarafın usulü kazanılmış hakkı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/10529 E. sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 212.485,37 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75'i aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının toplam 187.228,23 TL alacağı olduğu, icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2. maddesinde öngörülen ödeme zamanının “kesin vade” niteliğinde olmadığı ve dosya kapsamından temerrüt ihtarına rastlanılmadığından, takip öncesi işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince mahkemece verilen ilk kararın sadece davacı tarafça istinaf edilmesi ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 212.485,37 TL üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmiş ise de, mahkemenin verdiği ilk kararın davalı tarafça da süresinde istinaf edildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/10529 E. sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 187.228,00 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75'i aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar; davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dosyadaki yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarının tamamının yalnızca bilirkişi raporlarındaki hukuki olmayan tespitlere dayandığını ve sonuçlarında da hiç bir hukuki nitelendirme yapmadığını, b. Davalının davacıya düzenlediği 07.12.2012 tarihli 215.814,71 € tutarlı iade faturasının sebebinin eserdeki bir ayıp mı yoksa eserdeki bir eksiklik mi olduğu ile sözleşme bedelinin götürü mü yoksa birim fiyatlı şekilde mi kararlaştırıldığı tespit edilerek sonuca gidilmesi gerektiğini, c.Götürü bedel sözleşmelerde yüklenici eserin sözleşme aşamasında ön görülenden daha fazla maliyet ile meydana gelme riskini, iş sahibi de ön görülenden daha az maliyete meydana gelse bile bedelden indirim isteyememe riskini aldığını, d.Somut uyuşmazlıkta eserlerin tümünün projelerinin sözleşmeler imzalandıktan sonra onaylandığını, bu projelerin davalı tarafından onaylatıldığını, eserlerin tamamının projelerine uygun olarak inşa edilerek davalıya teslim edildiğini, e. Müvekkili yüklenicinin sözleşme bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığına inanarak birim fiyat esasına göre her ne kadar götürü kararlaştırılan bedelin çok üstünde bir bedele hak kazanmasına rağmen davalıdan yalnızca götürü bedeli talep ettiğini, f. Müvekkili yüklenicinin birim fiyat esasının kabul edildiği halde ilave bedele hak kazanacağına dair bir hesaplama yapılmadığını, h. Bara sistemine konu olan eserin davalıya 13.02.2012 tarihinde teslim edildiğini, dolayısıyla davalının iade faturasını en son teslim edilen eserden 114 gün sonra bara sisteminin içerisinde yer aldığı TM'nin tesliminden ise 298 gün sonra düzenleyerek ayıp iddiasını ileri sürdüğünü, ı. Projenin sözleşmenin imza tarihinden 278 gün sonra bizzat davalı tarafından onaylatılan projesinde davalıya teslim edildiği gibi ana bara + transfer bara şeklinde projelendirildiğini, i. Hem yapılan işlerin toplam bedeli tespit edilir iken bara sistemleri arasındaki farkın toplam iş bedelinden düşülmesi hem de aynı bedelin yeniden tespit edilen toplam iş bedelinden sonradan ayrıca düşülmesinin mükerrerlik arz ettiğini beyan etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel niteliğinde bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin niteliği gereği hesaplama yapıldığında davacının bir alacağının olmadığını, b. Müvekkili iş sahibi tarafından düzenlenen iade faturalarının bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, c. Bara sistemi bedelinin anahtar teslim sözleşme sonucu ödenecek bedelden mahsup edilmesi gerektiğini, d. Götürü bedelli sözleşmeden kaynaklı alacak hesabında eksik ifadan doğan iş bedelinin alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşme eki teklif mektubunda yer alan şalt sahasının "çift bara sistemi" yapılacağının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 13.04.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu görülmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 961387ba6695007e 10b3828c73e6fe55 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/608 E. , 2025/1239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1153 E., 2023/1328 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/501 E., 2023/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ...nin gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen sözleşme ve protokoller kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, yapılan iş nedeniyle düzenlenen faturaların davalı borçlu tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlendiğini, davalının iş bedelinin bir kısmını ödemediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının itirazın iptaliyle %20 oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 19.02.2010 tarihli sözleşmeye göre davacının yapımını üstlendiği işlerde eksik işlerin bulunduğunu, uyuşmazlığın bu eksik işlere dayandığını, tespit edilen eksik işler nedeniyle müvekkilince davacıya 11 adet yazılı bildirim yapılmasına rağmen eksik işlerin davacı tarafından ikmal edilmediğini, davacıya yapılan ödemelerde kesinti yapıldığını, uyuşmazlığın davacının yapımını taahhüt etmiş olduğu işleri eksik yapmış olmasından kaynaklandığını, yanlar arasında imzalanan sözleşmenin eki olan 15.02.2010 tarihli teklif mektubunun 9. sırasında ...154 KV Şalt Sahası ana barası çift bara sistemli ve 954 MCM ACSR iletkenliği yapılacaktır hükmünün bulunduğunu, oysa davacının sistemi tek baralı olarak yaptığını, davacı sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin eki olan davacının düzenlediği, teklif bedellerinin de geçerli olduğu teklif mektubunda "...154 kV şalt sahası ana barası çift bara sistemli ve 954 MCM ACSR iletken ile yapılacağı" taahhüt edildiği, sözleşme ile götürü bedelle çift bara sistemine göre kararlaştırıldığı halde, tek bara sistemi teslim eden davacının, tek bara ile çift bara sistemi imalat bedeli arasındaki fark kadar haksız zenginleştiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacı tarafından Euro para birimi yönünden yapılan sözleşme konusu işlerin toplam bedeli KDV dahil 2.281.812,52 Euro olarak hesaplandığı, ...154 kV şalt sahası ana barasının çift sistemli yapılmaması nedeniyle davacı alacağından KDV dahil 54.274,08 Euro yapılan malzeme ve işçilik bedelinden düşülmesi gerektiği, buna göre davacının sözleşme konusu iş ile ilgili olarak toplam (2.281.812,52-54.274,08=)2.227.538,44 Euro alacağı olduğu, ayrıca tarafların ticari defterlerinden de tespit edildiği üzere, davacının 10.459,15 USD alacağı olduğu, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,davacıya yapılan ödemeler toplamı 2.161.676,01 Euro düşüldüğünde, davacının (2.227.538,44-2.161.676,01=) 65.862,43 Euro davalıdan alacaklı olduğu, davacı yanca takip dosyasında alacak TL cinsinden talep edildiğinden, takip tarihi olan 03.07.2013 tarihi itibariyle geçerli TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının; (65.862,43 x 2,5324=) 166.790,01 TL Euro cinsinden alacağı, (10.459,15 x 1,9541=) 20.438,22 TL USD cinsinden alacağı olmak üzere toplam 187.228,23-TL. alacağı olduğu, icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2. maddesinde öngörülen ödeme zamanının “kesin vade” niteliğinde olmadığı ve dosya kapsamından temerrüt ihtarına rastlanılmadığı, takip öncesi işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı, mahkememizce verilen ilk karar sadece davacı tarafça istinaf edildiğinden, ilk karardaki miktar yönünden davacı tarafın usulü kazanılmış hakkı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/10529 E. sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 212.485,37 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75'i aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının toplam 187.228,23 TL alacağı olduğu, icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2. maddesinde öngörülen ödeme zamanının “kesin vade” niteliğinde olmadığı ve dosya kapsamından temerrüt ihtarına rastlanılmadığından, takip öncesi işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince mahkemece verilen ilk kararın sadece davacı tarafça istinaf edilmesi ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle 212.485,37 TL üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmiş ise de, mahkemenin verdiği ilk kararın davalı tarafça da süresinde istinaf edildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/10529 E. sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 187.228,00 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75'i aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar; davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dosyadaki yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarının tamamının yalnızca bilirkişi raporlarındaki hukuki olmayan tespitlere dayandığını ve sonuçlarında da hiç bir hukuki nitelendirme yapmadığını, b. Davalının davacıya düzenlediği 07.12.2012 tarihli 215.814,71 € tutarlı iade faturasının sebebinin eserdeki bir ayıp mı yoksa eserdeki bir eksiklik mi olduğu ile sözleşme bedelinin götürü mü yoksa birim fiyatlı şekilde mi kararlaştırıldığı tespit edilerek sonuca gidilmesi gerektiğini, c.Götürü bedel sözleşmelerde yüklenici eserin sözleşme aşamasında ön görülenden daha fazla maliyet ile meydana gelme riskini, iş sahibi de ön görülenden daha az maliyete meydana gelse bile bedelden indirim isteyememe riskini aldığını, d.Somut uyuşmazlıkta eserlerin tümünün projelerinin sözleşmeler imzalandıktan sonra onaylandığını, bu projelerin davalı tarafından onaylatıldığını, eserlerin tamamının projelerine uygun olarak inşa edilerek davalıya teslim edildiğini, e. Müvekkili yüklenicinin sözleşme bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığına inanarak birim fiyat esasına göre her ne kadar götürü kararlaştırılan bedelin çok üstünde bir bedele hak kazanmasına rağmen davalıdan yalnızca götürü bedeli talep ettiğini, f. Müvekkili yüklenicinin birim fiyat esasının kabul edildiği halde ilave bedele hak kazanacağına dair bir hesaplama yapılmadığını, h. Bara sistemine konu olan eserin davalıya 13.02.2012 tarihinde teslim edildiğini, dolayısıyla davalının iade faturasını en son teslim edilen eserden 114 gün sonra bara sisteminin içerisinde yer aldığı TM'nin tesliminden ise 298 gün sonra düzenleyerek ayıp iddiasını ileri sürdüğünü, ı. Projenin sözleşmenin imza tarihinden 278 gün sonra bizzat davalı tarafından onaylatılan projesinde davalıya teslim edildiği gibi ana bara + transfer bara şeklinde projelendirildiğini, i. Hem yapılan işlerin toplam bedeli tespit edilir iken bara sistemleri arasındaki farkın toplam iş bedelinden düşülmesi hem de aynı bedelin yeniden tespit edilen toplam iş bedelinden sonradan ayrıca düşülmesinin mükerrerlik arz ettiğini beyan etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel niteliğinde bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin niteliği gereği hesaplama yapıldığında davacının bir alacağının olmadığını, b. Müvekkili iş sahibi tarafından düzenlenen iade faturalarının bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, c. Bara sistemi bedelinin anahtar teslim sözleşme sonucu ödenecek bedelden mahsup edilmesi gerektiğini, d. Götürü bedelli sözleşmeden kaynaklı alacak hesabında eksik ifadan doğan iş bedelinin alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Taraflar arasındaki sözleşme eki teklif mektubunda yer alan şalt sahasının "çift bara sistemi" yapılacağının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 13.04.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu görülmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 961387ba6695007e 10b3828c73e6fe55 ... ...