Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/104 E., 2025/1232 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/104 E., 2025/1232 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/104
Karar No
2025/1232
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/104 E. , 2025/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/616 E., 2023/1148 K. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/697 E., 2021/402 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 22.05.2017 tarihinde güneş enerjisi santralleri mühendislik, tedarik ve yapım yüklenici sözleşmesi imzalandığını,davalı şirketin Ges tesislerini geç teslim ettiğini sözleşmenin 9. maddesine göre hesaplanan 66.800,00$ gecikme cezası olduğunu, müvekkili şirketin bu sürede üretim kaybına uğradığını, davalı şirketin sözleşmenin açık hükmüne göre vermesi gereken bakım ve onarım hizmetini de vermediğinden başka firmalara yaptırmak zorunda kaldığını, ilgili mevzuat gereği GES'lerin ve invertör güçlerinin en fazla 1 megavat güce göre sınırlandırılması gerekmekte olup davalı şirketçe bu sınırlandırma yapılmadığından müvekkili şirketin güç aşımından dolayı üretim bedelini tahsil edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 $ gecikme cezası, 5.000,00 $ üretim kaybı, 50,00 $ bakım hizmet bedeli, 5.000,00 $ üretim bedeli talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçelerinde; eserin teslimi için iş emri sözleşmesinin akdi olarak tayin edilen geciktirici koşulunun gerçekleşmediğini, eseri teslim borcunun doğduğunun kabul edilemeyeceğini, ifanın cezai şart alacağı saklı tutulmaksızın kabul edildiğini, üretim kaybı olarak tanımlanan zarar kalemine ilişkin de eseri teslim borcu doğmadığından ve ifa da iş sahibi tarafından muacceliyet bildirimi ile talep edilmediğini, eserin dava dilekçesindeki tarihten önce teslim edildiğini, güç aşımı olarak tanımlanan zarar kalemi yönünden ise gücü sınırlamak için gerekli sayıda eviricinin santrale takıldığını, çıkış gücünün sınırlandığını, kabul tutanaklarına göre santralin ürettiği gücün muayenesinin hem davacı hem de DEDAŞ ve TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiğini, ifanın edime uygun olduğunun kabulüne ilişkin tutanaklar altında davacı imzası bulunduğunu, bakım onarımın üçüncü kişi Enerparc tarafından hazırlanmış şartnameye göre yapılacak olup şartnamenin verilmediğini, yüklenicinin santrale alınmadığını, bakım onarım yaptığı diğer tesisler için ise onarım bedeli faturalarının “bu yönde talepleri olmadığından bahisle”iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geç teslimden dolayı gecikme cezasına yönelik taleple ilgili taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde "İşin bitiş tarihinin belirtilen iş süresini aşması durumunda yüklenici her gün için MWP başına yüz (100) USD gecikme cezası ödeyecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde ifaya ekli cezai şart kapsamında olduğu, davacının söz konusu cezai şartı talep etmesi için ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olmasının gerektiği, mevcut olayda davacı tarafından da belirtildiği ve kabul edildiği üzere davalı....A.Ş'nin aralarındaki anlaşma şartlarına uygun bir şekilde işi tamamladığı, geçici kabulün yapıldığı, geçici kabul tutanağında cezai şart hakkının açıkça saklı tutulduğuna yönelik herhangi bir kaydın bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından söz konusu eser, davalıca tamamlandıktan sonra santralin davacı tarafından dava dışı ...Elektrik Dağıtım A.Ş. ile sözleşme imzalanarak elektrik üretim sistemine dahil edildiği, bu husus dikkate alındığında davacının eseri teslim aldığının anlaşıldığı, davacı tarafından çekincesiz olarak eseri teslim almadığına dair dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, davacının ifaya ekli cezai şart talebinin TBK'nın 179/2. maddesi gereğince reddinin gerektiği; üretim kaybına yönelik talep değerlendirildiğinde ise taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1. maddesinde tarafların yükümlülüklerinin iş emri sözleşmesinin imzalanması ile başlayacağı, iş emri sözleşmesi imzalandıktan sonra iş programının düzenleneceğinin belirtildiği, 5.2. maddesinde ise işin süresinin, iş emri sözleşmesi imzalandıktan sonra madde 15'te belirtilen mücbir sebepler hariç olmak üzere 120 gün olarak belirlendiğinin görüldüğü, 28.01.2021 tarihli celsede iş emri sözleşmesinin dosyaya sunulması için davacı vekiline süre verildiği, söz konusu vekil tarafından süresinde iş emri sözleşmesinin sunulmadığı, bu nedenle iş emri sözleşmesinin imzalanmadığının kabul edildiği, iş emri sözleşmesinin imzalanmaması nedeniyle tarafların arasındaki sözleşmenin 5.2. maddesinde belirtilen 120 günlük iş süresinin de başlamayacağı, iş süresinin başlamaması nedeniyle herhangi bir geç teslimden söz edilemeyeceği, davacının herhangi bir üretim kaybının bulunmayacağı; bakım hizmet bedeline yönelik talep değerlendirildiğinde; sözleşmenin 13.3. maddesinde "GES'in bakım ve onarım hizmeti TEDAŞ kabulünden sonraki ilk 2 (iki) yıl süre ile yüklenici tarafından verilecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı gibi yüklenicinin bakım ve onarım hizmetini ücretsiz vereceğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, tacirler arasındaki mal ve hizmet alımında asıl olanın ücret karşılığında yapılması olduğu, mevcut olayımızda da yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bakım ve onarım hizmetini 2 yıl süre ile ücret karşılığında vermesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede bakım ve onarım hizmetinin ücretine yönelik herhangi bir belirlemenin yapılmadığı, ücrete yönelik belirleme yapılmaması nedeni ile verilecek bakım ve onarım hizmeti bedelinin verildiği yıl piyasa rayiç fiyatı olması gerektiği, davacı tarafından söz konusu hizmetin dava dışı firmalardan alındığı belirtilse de alınan bakım ve onarım hizmetinin piyasa koşullarından daha yüksek bir bedelle alındığı yönünde bir iddiası olmadığı gibi şayet böyle bir durum olsa dahi davacının kendisinin basiretli bir tacir gibi davranarak piyasa koşulları fiyatında bakım ve onarım hizmeti alması gerektiği, piyasa koşullarında alınan bakım ve onarım hizmetinden dolayı ödemiş olduğu ücret nedeniyle de herhangi bir zararının ortaya çıkmayacağı çünkü aynı ücreti yüklenici konumundaki davalıya da ödeyeceği, bundan dolayı davacı tarafın, davalıca verilmeyen bakım ve onarım hizmetinden dolayı herhangi bir zararının bulunmadığı; davacının GES' lerin ve inventör güçlerinin en fazla 1 megavat güce göre sınırlandırılmaması kapsamında tahsil edilemeyen üretim bedeli kaybı, mahiyeti gereği ayıp iddiasına dayanmakta olup, davacı tarafından TTK'nın 23/c maddesi hükmü yollaması ile Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. maddesi uyarınca, ortaya çıkan ayıbın davalıya bildirilmesi gerekirken bu bildirimde bulunulmadığı, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Farklı şirketler olan davacıların açtığı davaların birleştirilerek görülmesinin usule aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkını ortadan kaldırdığını, b. Hukuki dinlenilme hakkının korunmadığını, ispat ve delil sunma haklarının kullandırılmadığını, birleşen davalar yönünden talep ettikleri müzekkerelerin yazılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, c. Davalı şirket yetkilililerine verilen vekaletname, mail yazışmaları, “master planlama” başlıklı belge gibi delillerle “geciktirici koşulun” söz konusu olmayacağı işin sözleşmeden önce başladığı ve bu nedenle en azından sözleşme tarihinin işe başlama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 5. maddesindeki 120 günlük sürenin başladığını ve iş sürede bitirilmediğinden cezai şart ödenmesinin gerekeceğini, d. Sözleşmeye uygun teslim olmadığını, itirazı kayıt gerekmeyeceğini, ortada kesin kabul işlemi bulunmadığından ve geçici kabul tutanağını imzalayanların aynı zamanda iki tarafın vekili olmaları gibi sebeplerle bu geçici kabul tutanaklarının işin bitirildiği konusunda tek başına yeterli bir delil olmadığını, e. Taahhüt edilen sürede iş bitirilemediğinden üretim kaybı talep edilebileceğini, f. Bakım hizmet bedeli yönünden davalının sözleşmenin 13. maddesinde belirtilen yükümlülüğünü her durumda yerine getirmek zorunda olduğunu, buna ilişkin şartname veya diğer talimatları ENERPARC’dan doğrudan alması gerektiğini, davalının bir taraftan şartnamenin verilmediğini ileri sürmesi, diğer taraftan da bakım yükümlülüğünü yerine getirmek için talepte bulunduğunu iddia etmesinin çelişkili olduğunu, davalının muhatap almadan müvekkilden şartname talep etmesinin samimi olmadığını, mahkeme kararında bu yöne ilişkin gerekçede isabet bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesine göre işin başlangıç tarihinin "iş emri sözleşmesi" imzalanması ile başlayacağının, iş emri sözleşmesinin bulunmadığı bu nedenle işin başlangıç tarihinin belirlenemediğinin, geç teslimden kaynaklı gecikme cezası ve buna bağlı olarak üretim kaybına ilişkin tazminat talebinin yerinde olmadığının, yine sözleşmenin 13.3.2. maddesine göre de davalının bakım ve onarım hizmetini dava dışı tarafından hazırlanacak bakım ve onarım şartnamesinin hazırlanıp davalıya bildirilmesiyle doğacağı ancak şartnamenin bulunmadığı bu durumda davalının bakım ve onarım hizmet borcunun bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl ve birleşen davalarda davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b37f76e4ee672eb7 b6be1b505609fa6e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/104 E. , 2025/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/616 E., 2023/1148 K. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/697 E., 2021/402 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 22.05.2017 tarihinde güneş enerjisi santralleri mühendislik, tedarik ve yapım yüklenici sözleşmesi imzalandığını,davalı şirketin Ges tesislerini geç teslim ettiğini sözleşmenin 9. maddesine göre hesaplanan 66.800,00$ gecikme cezası olduğunu, müvekkili şirketin bu sürede üretim kaybına uğradığını, davalı şirketin sözleşmenin açık hükmüne göre vermesi gereken bakım ve onarım hizmetini de vermediğinden başka firmalara yaptırmak zorunda kaldığını, ilgili mevzuat gereği GES'lerin ve invertör güçlerinin en fazla 1 megavat güce göre sınırlandırılması gerekmekte olup davalı şirketçe bu sınırlandırma yapılmadığından müvekkili şirketin güç aşımından dolayı üretim bedelini tahsil edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 $ gecikme cezası, 5.000,00 $ üretim kaybı, 50,00 $ bakım hizmet bedeli, 5.000,00 $ üretim bedeli talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçelerinde; eserin teslimi için iş emri sözleşmesinin akdi olarak tayin edilen geciktirici koşulunun gerçekleşmediğini, eseri teslim borcunun doğduğunun kabul edilemeyeceğini, ifanın cezai şart alacağı saklı tutulmaksızın kabul edildiğini, üretim kaybı olarak tanımlanan zarar kalemine ilişkin de eseri teslim borcu doğmadığından ve ifa da iş sahibi tarafından muacceliyet bildirimi ile talep edilmediğini, eserin dava dilekçesindeki tarihten önce teslim edildiğini, güç aşımı olarak tanımlanan zarar kalemi yönünden ise gücü sınırlamak için gerekli sayıda eviricinin santrale takıldığını, çıkış gücünün sınırlandığını, kabul tutanaklarına göre santralin ürettiği gücün muayenesinin hem davacı hem de DEDAŞ ve TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiğini, ifanın edime uygun olduğunun kabulüne ilişkin tutanaklar altında davacı imzası bulunduğunu, bakım onarımın üçüncü kişi Enerparc tarafından hazırlanmış şartnameye göre yapılacak olup şartnamenin verilmediğini, yüklenicinin santrale alınmadığını, bakım onarım yaptığı diğer tesisler için ise onarım bedeli faturalarının “bu yönde talepleri olmadığından bahisle”iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geç teslimden dolayı gecikme cezasına yönelik taleple ilgili taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde "İşin bitiş tarihinin belirtilen iş süresini aşması durumunda yüklenici her gün için MWP başına yüz (100) USD gecikme cezası ödeyecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde ifaya ekli cezai şart kapsamında olduğu, davacının söz konusu cezai şartı talep etmesi için ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olmasının gerektiği, mevcut olayda davacı tarafından da belirtildiği ve kabul edildiği üzere davalı....A.Ş'nin aralarındaki anlaşma şartlarına uygun bir şekilde işi tamamladığı, geçici kabulün yapıldığı, geçici kabul tutanağında cezai şart hakkının açıkça saklı tutulduğuna yönelik herhangi bir kaydın bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından söz konusu eser, davalıca tamamlandıktan sonra santralin davacı tarafından dava dışı ...Elektrik Dağıtım A.Ş. ile sözleşme imzalanarak elektrik üretim sistemine dahil edildiği, bu husus dikkate alındığında davacının eseri teslim aldığının anlaşıldığı, davacı tarafından çekincesiz olarak eseri teslim almadığına dair dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, davacının ifaya ekli cezai şart talebinin TBK'nın 179/2. maddesi gereğince reddinin gerektiği; üretim kaybına yönelik talep değerlendirildiğinde ise taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1. maddesinde tarafların yükümlülüklerinin iş emri sözleşmesinin imzalanması ile başlayacağı, iş emri sözleşmesi imzalandıktan sonra iş programının düzenleneceğinin belirtildiği, 5.2. maddesinde ise işin süresinin, iş emri sözleşmesi imzalandıktan sonra madde 15'te belirtilen mücbir sebepler hariç olmak üzere 120 gün olarak belirlendiğinin görüldüğü, 28.01.2021 tarihli celsede iş emri sözleşmesinin dosyaya sunulması için davacı vekiline süre verildiği, söz konusu vekil tarafından süresinde iş emri sözleşmesinin sunulmadığı, bu nedenle iş emri sözleşmesinin imzalanmadığının kabul edildiği, iş emri sözleşmesinin imzalanmaması nedeniyle tarafların arasındaki sözleşmenin 5.2. maddesinde belirtilen 120 günlük iş süresinin de başlamayacağı, iş süresinin başlamaması nedeniyle herhangi bir geç teslimden söz edilemeyeceği, davacının herhangi bir üretim kaybının bulunmayacağı; bakım hizmet bedeline yönelik talep değerlendirildiğinde; sözleşmenin 13.3. maddesinde "GES'in bakım ve onarım hizmeti TEDAŞ kabulünden sonraki ilk 2 (iki) yıl süre ile yüklenici tarafından verilecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı gibi yüklenicinin bakım ve onarım hizmetini ücretsiz vereceğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, tacirler arasındaki mal ve hizmet alımında asıl olanın ücret karşılığında yapılması olduğu, mevcut olayımızda da yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bakım ve onarım hizmetini 2 yıl süre ile ücret karşılığında vermesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede bakım ve onarım hizmetinin ücretine yönelik herhangi bir belirlemenin yapılmadığı, ücrete yönelik belirleme yapılmaması nedeni ile verilecek bakım ve onarım hizmeti bedelinin verildiği yıl piyasa rayiç fiyatı olması gerektiği, davacı tarafından söz konusu hizmetin dava dışı firmalardan alındığı belirtilse de alınan bakım ve onarım hizmetinin piyasa koşullarından daha yüksek bir bedelle alındığı yönünde bir iddiası olmadığı gibi şayet böyle bir durum olsa dahi davacının kendisinin basiretli bir tacir gibi davranarak piyasa koşulları fiyatında bakım ve onarım hizmeti alması gerektiği, piyasa koşullarında alınan bakım ve onarım hizmetinden dolayı ödemiş olduğu ücret nedeniyle de herhangi bir zararının ortaya çıkmayacağı çünkü aynı ücreti yüklenici konumundaki davalıya da ödeyeceği, bundan dolayı davacı tarafın, davalıca verilmeyen bakım ve onarım hizmetinden dolayı herhangi bir zararının bulunmadığı; davacının GES' lerin ve inventör güçlerinin en fazla 1 megavat güce göre sınırlandırılmaması kapsamında tahsil edilemeyen üretim bedeli kaybı, mahiyeti gereği ayıp iddiasına dayanmakta olup, davacı tarafından TTK'nın 23/c maddesi hükmü yollaması ile Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. maddesi uyarınca, ortaya çıkan ayıbın davalıya bildirilmesi gerekirken bu bildirimde bulunulmadığı, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Farklı şirketler olan davacıların açtığı davaların birleştirilerek görülmesinin usule aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkını ortadan kaldırdığını, b. Hukuki dinlenilme hakkının korunmadığını, ispat ve delil sunma haklarının kullandırılmadığını, birleşen davalar yönünden talep ettikleri müzekkerelerin yazılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, c. Davalı şirket yetkilililerine verilen vekaletname, mail yazışmaları, “master planlama” başlıklı belge gibi delillerle “geciktirici koşulun” söz konusu olmayacağı işin sözleşmeden önce başladığı ve bu nedenle en azından sözleşme tarihinin işe başlama tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 5. maddesindeki 120 günlük sürenin başladığını ve iş sürede bitirilmediğinden cezai şart ödenmesinin gerekeceğini, d. Sözleşmeye uygun teslim olmadığını, itirazı kayıt gerekmeyeceğini, ortada kesin kabul işlemi bulunmadığından ve geçici kabul tutanağını imzalayanların aynı zamanda iki tarafın vekili olmaları gibi sebeplerle bu geçici kabul tutanaklarının işin bitirildiği konusunda tek başına yeterli bir delil olmadığını, e. Taahhüt edilen sürede iş bitirilemediğinden üretim kaybı talep edilebileceğini, f. Bakım hizmet bedeli yönünden davalının sözleşmenin 13. maddesinde belirtilen yükümlülüğünü her durumda yerine getirmek zorunda olduğunu, buna ilişkin şartname veya diğer talimatları ENERPARC’dan doğrudan alması gerektiğini, davalının bir taraftan şartnamenin verilmediğini ileri sürmesi, diğer taraftan da bakım yükümlülüğünü yerine getirmek için talepte bulunduğunu iddia etmesinin çelişkili olduğunu, davalının muhatap almadan müvekkilden şartname talep etmesinin samimi olmadığını, mahkeme kararında bu yöne ilişkin gerekçede isabet bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesine göre işin başlangıç tarihinin "iş emri sözleşmesi" imzalanması ile başlayacağının, iş emri sözleşmesinin bulunmadığı bu nedenle işin başlangıç tarihinin belirlenemediğinin, geç teslimden kaynaklı gecikme cezası ve buna bağlı olarak üretim kaybına ilişkin tazminat talebinin yerinde olmadığının, yine sözleşmenin 13.3.2. maddesine göre de davalının bakım ve onarım hizmetini dava dışı tarafından hazırlanacak bakım ve onarım şartnamesinin hazırlanıp davalıya bildirilmesiyle doğacağı ancak şartnamenin bulunmadığı bu durumda davalının bakım ve onarım hizmet borcunun bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl ve birleşen davalarda davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b37f76e4ee672eb7 b6be1b505609fa6e ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı